Org. Büyükanıt yeni bir Org. Özkök mü?

Org. Yaşar Büyükanıt, hiç tartışmasız, son dönemin en dışa açık, lafını esirgemeyen Genelkurmay Başkanı. Daha göreve gelmeden “şahin” olduğu söyleniyordu

Haberin Devamı

Org. Yaşar Büyükanıt, hiç tartışmasız, son dönemin en dışa açık, lafını esirgemeyen Genelkurmay Başkanı. Daha göreve gelmeden “şahin” olduğu söyleniyordu. Şahin olsun olmasın, insanlarla çok kolay ilişki kurması ve samimi üslubu onu popüler kılıyor.

İşte bazıları artan karizmasına bakıp onu “sivil komutan” olarak tarif etmeye çalışıyorlar. Dayanakları da 13 Şubat günü Washington Büyükelçiliği’nde yaptığı konuşma ve orada “artık korkularımızı bir kenara bırakalım” demiş olması.

Bu konuşmayı Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına yeşil ışık ya da AKP’nin Irak Kürtlerine açılım arayışlarına destek olarak yorumlamaya çalışanlar üç gün sonraki basın toplantısıyla geri adım atmak zorunda kaldılar. Org. Büyükanıt PKK ve Irak Kürtleri hakkındaki son derece açık, net ve sert sözleriyle, kendisinden yeni bir Org. Hilmi Özkök çıkarmak isteyenleri (ki Org. Özkök’ün de ne kadar sivil olduğu ayrı bir tartışma konusudur) hayal kırıklığına uğrattı.

Sonuçta o bir asker. Öyle kalmasında da bir mahsur yok. Esas sorun şu: Sistemi sivilleştirmeyen ya da sivilleştiremeyenler, tek çözüm olarak askerin sivilleşmesini dayatıyorlar. Bir de muhalefet Erdoğan’ın karşısına karizmatik bir lider çıkaramayınca AKP’den şu ya da bu nedenle memnun olmayanların önemli bir bölümü Org. Büyükanıt’ı (dolayısıyla TSK’yı) siyasi bir alternatif olarak görebiliyor.

Akredite gazeteci
Org. Büyükanıt’la birlikte, Genelkurmay’ın muhafazakar basının mensuplarına uyguladığı akreditasyon uygulamasıyla da tanıştım. Bazı meslektaşlarınızın içeri alınmadığı bir basın toplantısına katılmak hiç hoş değil. Duyduğum rahatsızlığı Org. Büyükanıt’a da ifade ettim. Bu uygulamanın basın mensupları arasında haksız rekabet yarattığını ve artık kaldırılması gerektiğini söyledim. “Bu konuyu görüşeceğiz” diye karşılık verdi.

Umarım basın özgürlüğünün önündeki bu engel bir an önce kalkar. Kaldı ki Org. Büyükanıt Büyükelçilikteki resepsiyonda en renkli sohbetleri Yeni Şafak’tan Fehmi Koru ve Zaman’dan Ali Arslan’la yaptı. Bu iki meslektaşımızın yazılarını okuyan askerler de, buralardaki aşırı övgüyü gördükten sonra uygulamalarının ne kadar gereksiz olduğunu herhalde anlamışlardır. Yalnız bu konuda üç noktanın altını çizmekte yarar var:

1) Beğenmediği yayın organı veya gazeteciye yasak koyan tek kurum TSK değil. Başbakan başta olmak üzere hükümetin de sık sık “havuç-sopa” stratejisi izlediğini biliyoruz.

2) Bazılarının sandığı gibi Amerikalı yöneticiler özellikle kendilerini eleştiren gazetecilere kapılarını açıyor değiller. Hele Bush döneminde ipin ucu iyice kaçmış durumda. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı Washington’daki Türk gazeteciler arasında alenen ayrımcılık yapıyor. Şahsen onların tercih ettiği gazetecilerden biri olmamaktan memnunum. Amerikalılarca gözetilen meslektaşlarımın bu durumdan şikayetçi olmamalarına da şaşırmıyorum.

3) Fethullah Gülen cemaatine yakın yayın organları Genelkurmay’ın akreditasyon uygulamasından haklı olarak şikayetçiler. Fakat 21 yıldır Gülen’le röportaj yapabilmek için boşuna bekleyen biri olarak çifte standart yaptıklarını söyleme hakkım olduğunu düşünüyorum.

***

Köşelerin kurbanı akil adamlar
Cumartesi günü Vatan’da Can Ataklı, Erdoğan’ın Çankaya adayının Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu olduğunu yazdı. Olabilir, ama “son bir aydır çeşitli televizyon kanallarına çıkarak ‘çağdaş bir din adamı’ portresi çiziyor” cümlesiyle Prof. Bardakoğlu’nu hiç tanımadığını da itiraf etmiş oluyor. Hürriyet’te Ahmet Hakan da Devlet Bakanı Prof. Mehmet Aydın’ı, benzer bir şekilde, cumhurbaşkanı olabilmek için olduğundan farklı görünüp davranmakla suçlayabilmişti. Söz konusu iki şahsiyeti yıllardır tanıyan biri olarak bu değerlendirmeleri abartılı ve haksız buluyorum. Zaten Türkiye’de farklı kesimler tarafından benimsenebilen çok az şahsiyet var. Üstüne bu iki “akil adam” küstürmek veya pasifleştirmek Türkiye’nin hayrına olmayacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR