Org. Büyükanıt’ın Washington ziyaretini sadece Amerikalılar’la değil Türk kamuoyuyla, onun üzerinden de AKP hükümetiyle ilişki kurmanın, tartışmanın bir fırsatı olarak gördüğü anlaşılıyor. Salı akşamı Büyükelçilik’te yaptığı konuşma askerin dolaylı da olsa, hâlâ siyasette etkili olduğunun, olmak istediğinin bir kanıtıydı. Cuma akşamüstü gerçekleşen “gürül gürül” basın toplantısı da Türkiye’nin en acil gündem maddesinin PKK, dolayısıyla Kuzey Irak ve Irak Kürtleri olduğunu bir kere daha gösterdi. Daha önemlisi hükümetle asker arasında bu konuda çok temel yaklaşım farklılıkları olduğunu açıkça ortaya çıkardı.
Org. Büyükanıt şöyle bir resim çizdi:
1) Türkiye-Irak sınırının Irak tarafı tamamen PKK’ya bırakılmış durumda.
2) Iraklı iki Kürt örgütü (KDP ve KYB) terörist olarak kabul etmedikleri PKK’ya tam destek veriyor.
3) Bu örgütler son dönemde Türkiye aleyhine hasmane bir kampanya yürütüyorlar.
4) PKK’yı uluslararası alanda siyasallaştırmaya yönelik yepyeni bir oyun sahnelenmek üzere.
HÜKÜMETİN ARAYIŞLARI
Hükümet de Irak Kürtleri’ne kuşkulu ve mesafeli yaklaşıyor ama ne Başbakan Erdoğan, ne de Dışişleri Bakanı Gül bugüne kadar bu kadar sert ve bağlayıcı çıkışlar yapmadılar. Tam tersine Irak Kürtleri’yle diyalog oluşturmanın imkanlarını zorladılar. Gül’ün son Washington gezisinde de bu arayışın izlerini görmek mümkündü.
Irak yönetiminin Kürt unsurlarıyla (Talabani, Zebari...) kurulan iyi ilişkilerin Kuzey’deki bölgesel Kürt yönetimine taşınması yolunda açık bir gayret vardı. Örneğin kulaklara çok yakında üst düzey bir temas gerçekleşeceği fısıldandı. Kuzey’deki bölgesel yönetimin başbakanı Neçirvan Barzani İstanbul’a geleceği ve burada Gül’le görüşeceği ileri sürülüyordu. Nitekim Erdoğan da Türkmenistan yolunda Irak Kürtlerini sevindiren ılımlı mesajlar verdi.
Ne var ki Org. Büyükanıt daha Washington yolunda, uçakta Neçirvan Barzani hakkında çok sert ifadeler kullandı. Ardından Salı günü “dinamik güçler”in Türkiye’nin bölünmesine izin vermeyeceğini söyledi. Nihayet basın toplantısıyla noktayı koydu.
NEÇİRVAN GELECEK Mİ?
Org. Büyükanıt “Ben görüşmem, isteyen görüşsün” dedi ama bu o kadar kolay mı? Washington gezisi süresince Kürt sorununda çıtayı o kadar yükseğe çekti ki son dönemde kırmızı çizgileri pembeleştirme yolunda atılan adımları büyük ölçüde etkisizleştirdi.
AKP hükümeti, tam seçim yılında bu çıtayı aşmak isteyecek, istese bile aşabilecek mi? Irak Kürtleri’ne yönelik açılım iradesi gösterebilecek mi? Bunlar hayati ve zor sorular. Öğrendiğimize göre Neçirvan Barzani ziyareti ertelenmiş. Kısa vadede benzer temasların olması imkansız değilse de epey zora benziyor.
Peki Türkiye ne yapacak? Org. Büyükanıt’a şu soruyu sordum: “Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyor ve Iraklı Kürt gruplara güvenmiyorsunuz. Ama Irak’ın bütünlüğünün sembol makamı olan Cumhurbaşkanlığında Talabani oturuyor. Bu paradoks nasıl aşılacak?” Bir müddet duraksadı ve şu cevabı verdi: “İktidar olmak muktedir olmak demek değildir.” Ardından bir soru ekledi: “Açıklayıcı oldu mu?”
Evet, hem de çok.
Org. Büyükanıt çıtayı çok yükseltti, bakalım hükümet aşabilecek mi
Org. Büyükanıt’ın Washington ziyaretini sadece Amerikalılar’la değil Türk kamuoyuyla, onun üzerinden de AKP hükümetiyle ilişki kurmanın, tartışmanın bir fırsatı olarak gördüğü anlaşılıyor
Haberin Devamı

