Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Essahaf, dün dünya televizyonlarının canlı yayınladığı basın toplantısında birdenbire ingilizce'den arapça'ya geçti. Iraklı bakan Amerikan savaş uçaklarının Necef'teki Hz. Ali ve Kerbela'daki Hz. Hüseyin türbelerine zarar verdiğini ileri sürdü. Ardından "Bunları Arapça söyledim çünkü dünya Müslümanlarının, özellikle de Şiilerin bu gerçekleri benim ağzımdan öğrenmelerini ve gerekeni yapmalarını istedim" diye ekledi. Irak'ın islam dünyasında gerilimi tırmandıran bu açıklamalarına karşın Amerika kendini "Irak birlikleri camileri siper ediyor, ama biz karşılık vermiyoruz" sözleriyle savunuyordu.
Baas partisinin bu kutsal toprakları propaganda malzemesi olarak kullanacağı belliydi. Bu propaganda savaşı çok önemli, çünkü Necef ve Kerbela, sadece ülkenin yüzde 60 ila 65'ini oluşturan Iraklı Şiilerin değil, tüm dünya Şiiliğinin merkezi durumunda. Batılı haber ajansları, İran, Lübnan, Pakistan gibi ülkelerde yaşayan Şiilerin, Necef'teki Hz. Ali Camii ve Vadi es Selam Mezarlığı, Kerbela'daki Hz. Hüseyin türbesi gibi dini yerlerin zarar görme ihtimalinden tedirginlik duyduklarını yazıyor. Konu Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor, çünkü Şiiler gibi Hz. Muhammed'in ailesine (Ehli Beyt) bağlılığı esas alan Anadolu Alevileri de Necef ve Kerbela'yı "dünyanın merkezi" olarak görüyorlar. Alevi araştırmacı Reha Çamuroğlu, Türk Alevileri'nin gelişmeleri çok yakından ve kaygıyla izlediklerini doğrulayıp şöyle konuşuyor: "Buralara zarar gelmesi ihtimali bizleri çok ürkütüyor. Bu, bir cemevinin yıkılmasından daha hassas ve kabul edilemez bir durum olur."
Irak Savaşı'nın kaderini zaten Şiilerin belirleyeceği anlaşılmıştı. Washington hesaplarını, Şiilerin, operasyon başlar başlamaz Basra, Umm Kasr, Nasıriye, Necef, Kerbela gibi kentlerde ayaklanacağı üzerine yapmıştı. Bağdat'taki şehir savaşında da Saddam milislerinin yerini belirlemede Şiilerin yardım edeceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Çünkü Şiiler çoğunlukta olmalarına rağmen Baas rejiminden yeterince pay alamıyordu. Ama ayaklanmak bir yana, Güney'deki Şiiler kentlerini işgale karşı savundular, hatta intihar eylemleri bile düzenlediler. Bunun üzerine ABD ve Britanya "nerede yanlış yaptık?" diye sormaya başladı. Ve üst düzey subay ve yetkililer "Körfez Savaşı'yla birlikte Mart 1991'de ayaklanan Şiiler'i yüzüstü bıraktık ve yaklaşık 30 bininin Saddam rejimi tarafından katledilmesine neden olduk" şeklinde günah çıkartmaya başladı.
Amerikan yönetimin ilk planı da bu doğrultuda Necef ve Kerbela kentlerinin çevresinden dolaşmak ve islam dünyasının tepkisini çekmemekti. Ancak bu iki kentte Iraklı milislerin gerilla saldırılarıyla Amerikan birliklerine ağır kayıplar verdirmeleri planı değiştirdi. Saddam da Amerika'nın zarar vermeyeceğini düşünerek Cumhuriyet Muhafızları'nı bu iki kente yığmıştı. Amerika bu önemli yığınağı es geçmemek için önceki sabah Hazreti Ali'nin türbesinin yakınlarında karargah kuran Cumhuriyet Muhafızları'na iki bomba attı. Dün de Amerikan 101. Hava indirme Tugayı'na bağlı askerler Necef'te Hazreti Ali'nin türbesinin yakınlarına indirildi. Bir süre sonra ise Amerikan konvoyu güneyden kente girmeye başladı.
Washington'un, "Irak'ın Hamid Karzaisi" olarak gördüğü Irak Ulusal Cephesi lideri Ahmed Çelebi'nin Şii kökenli olmakla birlikte halkla hiçbir bağı olmadığı anlaşıldı. Belli bir halk desteği olan Irak islam devrimi Yüksek Konseyi'ne ise İran'la bağlantısı nedeniyle bir türlü güvenilmedi. Irak'ın yeniden inşasında Şiilerin merkezi bir rol oynayacağı kesin. Örneğin Fransız araştırmacı Pierre-Jean Luizard şöyle konuşuyor: "Şiiler, Irak'ta, kapitalist bir burjuvaziye, köylü sınıfına, işçi sınıfına ve din adamları sınıfına sahip olan tek grup. Şiilerde söz konusu olan sivil topluma Irak Sünnilerinde rastlamıyoruz."
Kutsal topraklarda savaş oyunu
Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Essahaf, dün dünya televizyonlarının canlı yayınladığı basın toplantısında birdenbire ingilizce'den arapça'ya geçti. Iraklı bakan Amerikan savaş uçaklarının Necef'teki Hz. Ali ve Kerbela'daki Hz. Hüseyin türbelerine zarar verdiğini ileri sürdü
Haberin Devamı

