Kral Fahd'ın gerçekleşmeyen hayali

Türkiye "Rabıta" gerçeğinden araştırmacı gazeteciliğin büyük ismi Uğur Mumcu sayesinde haberdar olmuştu. Avrupa'daki Türkler arasındaki İslami hareketleri inceleyen Mumcu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından buralara yollanan din görevlilerinin maaşlarının "Rabıta" tarafından ödendiğini ortaya çıkarmıştı

Haberin Devamı

Türkiye "Rabıta" gerçeğinden araştırmacı gazeteciliğin büyük ismi Uğur Mumcu sayesinde haberdar olmuştu. Avrupa'daki Türkler arasındaki İslami hareketleri inceleyen Mumcu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından buralara yollanan din görevlilerinin maaşlarının "Rabıta" tarafından ödendiğini ortaya çıkarmıştı.
İşin ilginci, Suudi Arabistan'a doğrudan bağlı "Rabıtatül Alem-i İslam" (İslam Dünyası Birliği) adlı kuruluş ödemeleri, o sırada Türkiye'yi yöneten Kenan Evren başkanlığındaki askeri rejimin bilgisi dahilinde yapıyordu. Evren ve arkadaşları "irtica"ya kapılmasınlar diye Avrupa'daki işçilere din adamlan yolluyor, ama bütçeleri elvermediği için, misyonu Sünni İslamiyetin en katı yorumlarından Vahabiliği dünyaya yaymak olan Rabıta'dan para dileniyorlardı.

Beş alanda yoğun faaliyet
Rabıta sadece Türk imamları maaşa bağlamamıştı. Örgüt, dünyanın dört bir yanında camiler açıyor, Kuran-ı Kerim'in yaraşıra Vahhabiliğin bazı temel eserlerini karşılıksız dağıtıyor. Rabıta beş alanda faaliyet gösteriyor:

1) Avrupa ve Kuzey Amerika: İlk hedef, Müslüman ülkelerden gelen göçmenler. Batık olup da İslam'a ilgi gösterenlere de hitap edilmeye çalışılıyor. ABD'deki siyah Müslümanlar'ın bir bölümü Rabıta'nın etkisine girmiş durumda.

2) Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya: Soğuk Savaş'ta ABD, sosyalist ülkelerdeki Müslümanların kafasını çelmede S. Arabistan'ın yardımını görmüştü. Komünist bloğun yıkılmasının ardından Suudi misyonerler bölgeye akın etti. Vahhabiliği yaymanın dışında İran'ın nüfuzunu genişletmesini engelleme gibi bir görevleri vardı.

3) Yoksul Müslüman topluluklar: Suudi rejimi, petro-dolarlarının bir bölümünü, Kara Afrikası ve Güneydoğu Asya'daki yoksul Müslümanların Vahhabileştirilmesi hedefine aktarıyor.

4) İslami hareketler: Arap dünyasında Müslüman Kardeşler, Asya'da Cemaat-i İslami orijinli İslamcı gruplar Suudi rejimi tarafından fonlanmaktadır.

5) Müslüman halkların özgürlük mücadeleleri: Suudi Arabistan, Sovyet işgaline karşı Afgan cihadının örgütlenmesinde kilit bir rol oynadı. Aynı şekilde Bosna ve Çeçenistan gibi bölgelere de yardım yolladı.

Mutlak başarısızlık
Ne var ki Suudi saadet zinciri Körfez Savaşı'ndan itibaren kırılmaya başlamıştı. Örneğin Rabıta paralarıyla palazlanan birçok İslamcı grup Kuveyt'i işgal eden Saddam'ın yanında yer aldı. Suudi rejiminin desteklediği yerel cihadlardan, El Kaide öncülüğünde "global bir cihad" yeşerdi. Batılı müttefikleri, El Kaide nedeniyle Fahd rejimine de şüpheyle bakmaya başladı. 11 Eylül terör saldırılarının ardından ABD'de S. Arabistan aleyhine yayınlarda tam bir patlama yaşandı.

Bu paralar Suud hanedanının öncülüğünde hilafeti yeniden kurmak, S. Arabistan'ı İslam dünyasının merkezi yapmak için akıtılmıştı. Ve Fahd dünyaya gözlerini yumduğunda bu hayalini gerçekleştirebilmekten çok ama çok uzaktaydı.

DİĞER YENİ YAZILAR