Hükümet son dakikada diplomatik bir manevrayla ve yepyeni bir formülle, başta imam hatip liseleri olmak üzere meslek lisesi öğrencilerinin istedikleri üniversiteye girmelerini zorlaştıran katsayı uygulamasını yumuşattı. Hafta sonunu bu formülün hazırlıkları için geçiren bir bürokrat, gelinen noktayı "bilim kazandı" diye tanımlıyor. Belki buna bir cümle daha eklenebilir: Sağduyu ve uzlaşma arayışı kazandı. Böylelikle Türkiye gereksiz ve zamansız bir krizin eşiğinden döndü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Annan Planı için yaptığı benzetmeyle bir "kazan-kazan" formülü söz konusu. Yani kaybeden yok; herkes kazanıyor. Yeni formülde eğitim sistemindeki tüm liseler sözel, eşit ağırlık ve sayısal olmak üzere üç grupta; yükseköğretim programları da sözel, eşit ağırlık ve sayısal olmak üzere üç puan türünde gruplanıyor. Bir öğrencinin başarı puanı, kendi okulu ve gitmek istediği fakülteye göre 0.45, 0.60 ve 0.80'den biriyle çarpılıp belirleniyor. Eskiden iki seçenek söz konusuydu: Kendi branşları için katsayı 0.8 iken başka branşlarda bu 0.3'e düşüyordu, bu da çok büyük adaletsizliklere neden oluyordu. Şimdi bu eşitsizlik kaldırılmasa bile azaltıldı.
Hükümetin endişesi
Hükümet sadece, devletin farklı kurumları arasında gerginliklere neden olmaktan çekinmiyordu. "YÖK'e boyun eğmiş" görüntüsü vermek istenmediği açıktı ama katsayının kaldırılmasından sonra, özellikle İHL'lerine yeniden aşın bir yığılma ihtimali, doğurabileceği eğitsel ve siyasi sonuçlar nedeniyle hiç de arzulanmıyordu. Yeni yasanın meslek liselerine, dolayısıyla da İHL'lerine ilgiyi aşırı ölçüde artıracağı söylenemeyeceği için Milli Eğitim bürokrasisinin rahat bir nefes aldığı söylenebilir.
Kuşkusuz kimileri bardağın boş tarafına bakıp, gelinen noktayı "herkes kaybediyor" şeklinde de tanımlayabilir. Başbakan Erdoğan, seçim meydanlarında "Meslek liseleri ile düz liseleri aynı kategoride birleştireceğiz. Kim haklıysa o kazanacak" diyerek kendini bağlamıştı. Yeni yasayla geri adım attığı ortada.
TESEV için hazırladığımız İHL Raporu için ülke çapında altı İHL gezdik. Buralarda görüştüğümüz öğrenci, öğretmen, veli ve mezunların hemen hemen tümü en önemli (kimi durumda tek) sorun olarak katsayıyı gördüğünü söyledi ve çözüm olarak da, ara formüle filan gitmeden bunun kalkması gerektiğini savundu. Bu nedenle muhafazakâr kesimlerde belli bir hayal kırıklığı olması kaçınılmaz. Ama bu AKP'ye kızma, tavır alma noktalarına sürükleneceğe de benzemiyor. Ne de olsa belli bir iyileştirme yapıldı. Bu düzenlemeyle, "İHL'lerini kapatmak istiyorlar" şeklindeki kaygılar da sona ermek durumundadır.
Ortaöğrenimde hazırlıkları tam hız süren reform çalışmaları, dönüp dolaşıp ÎHL sorunu nedeniyle tıkanıyordu. Yeni yasayla ortaöğretimin yeniden yapılanmasına elverişli biz zemin de hazırlanmış oldu. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için hükümetin YÖK ve Üniversiteler Arası Kurul (ÜAK) ile belli bir uyum içinde olması gerekiyor.
Dün TBMM'ye iletilen YÖK Yasası değişikliği tasarısıyla hükümetin ÜAK ve YÖK'e bir dost eli uzattığı söylenebilir. Çünkü AKP artık "kesinlikle katsayı olmaz, mutlak eşitlik gerekir" pozisyonunu terk etti. Ayrıca ÎHEnin de meslek lisesi statüsünde olduğunu dolaylı olarak da olsa kabul etmiş oldu.
Bunlar kadar önemli bir başka husus, AKP'nin ısrarlı olduğu, rektörlerin dört yıllığına ve bir kez seçilebilmeleri maddesinin dünkü tasarıya eklenmemiş olması. Bilindiği gibi halen görev yapan 23 üniversite rektörünün görev süresi 6 Ağustos 2004'de sona eriyor. Haziran ayından itibaren bu üniversitelerde rektörlük için seçim süreçleri başlayacak. Bu nedenle hükümet yasa değişikliğini Haziran ayına yetiştirmek ve söz konusu 23 üniversitenin şimdiki ve geçmişteki rektörlerinin yeni dönem için aday olmalarını engellemek istiyordu.
Bağrına taş basarak da olsa bu ısrarından da vazgeçen hükümetin uzattığı elin sıkılıp sıkılmayacağı kısa sürede anlaşılacak.
Katsayıda Annan Planı gibi çözüm
Hükümet son dakikada diplomatik bir manevrayla ve yepyeni bir formülle, başta imam hatip liseleri olmak üzere meslek lisesi öğrencilerinin istedikleri üniversiteye girmelerini zorlaştıran katsayı uygulamasını yumuşattı
Haberin Devamı

