Musul'daki olayı, daha Bağdat Büyükelçiliği'ne yönelik bombalı saldırı girişiminden başlayıp kamyon şoförlerinin katledilmeleriyle birlikte ele almak ve kimin yaptığından çok neden yaptığı sorusuyla başlamak gerekiyor. Kimileri bu saldırıları, Irak'ta "sıradan birer olay" olarak görebilir. Ama devlet içinde farklı değerlendirmeler olduğu, Türk kamuoyunun da "Türkiye'ye yönelik bir komplo" fikrine yaklaştığı ortada.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e 3 Eylül 2004'te VATAN'da yayınlanan söyleşimizde kamyon şoförlerine yönelik saldırıların nedenini sormuş "Bu saldırıların arkasında çeşitli sebepler arıyoruz. Kışkırtmalar olabilir, Türkiye'yi Irak'tan uzak tutmak isteyen çevreler olabilir" cevabını almıştık.
Ankara'da, saldırıların amacının Türkiye'yi diplomatik, siyasi, askeri ve ekonomik açılardan Irak'tan uzaklaştırmak olduğu fikri ağır basarken buna karşı şu önermeyle çıkılıyor: Saldırıların amacı Türkiye'yi, işgalci ABD ve başta Irak Kürtleri olmak üzere, onun işbirlikçileriyle karşı karşıya getirerek iyice Irak batağına çekmek.
Kim bu teröristler?
Amerikalı yetkililere göre Musul Irak'taki ne ilk saldırıydı, ne de sonuncusu olacak. Washington'a göre Irak'ta Amerikalılara kim saldırıyorsa Türklere de onlar saldırıyor. ABD'ye göre "teröristler"in bir tek amacı var Irak'ı daha da karıştırmak ve kısa vadede seçimlerin yapılmasını engellemek. Peki kim bu teröristler? 19 Aralık Pazar günkü New York Times'ta, Richard A. Oppel Jr. İmzalı, "Kuzey Irak'ta isyanın iki yüzü var: Laik ve İslamcı, ama hedefleri aynı" başlıklı bir yazı yayınlandı. Oppel Jr., Amerikan işgal kuvvetlerine dayanarak, kimi El Kaide ile doğrudan ilişkili islamcı grupların da Musul'da Baasçılarla eşgüdüm içinde faaliyet gösterdiklerini söylüyor ve Felluce'den kaçan yaklaşık 700 kişinin Musul'a gelmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguluyor.
Laik ya da islamcı, bu grupların Türkiye ve Türklerle ne alıp veremediği var? Elimizdekilere bakalım:
El Kaide'nin amacı
1- El Kaide, 15-20 Kasım 2003'de İstanbul'da, tamamen Türkleri kullanarak saldırdı;
2- Teröristlerden Azad Ekinci ve Habib Akdaş'ın Irak'ta öldükleri söylendi;
3- Nizam Balıkçı adlı bir başka Türk gönüllünün Felluce'de "şehit" olduğu ailesi tarafından açıklandı;
4- Murat Yüce adlı kamyon şoförünün infazının kaydedildiği video kasette Türkçe konuşanlar olduğu saptandı...
Dolayısıyla Irak'ta ABD'ye karşı savaşan taraflardan en azından İslamcıların içinde Türkler, gündemlerinde ve hedeflerinde Türkiye ve Türkler olduğu açık. Bütün bu verilere rağmen Ankara "teröristler" iddiasına hep şüpheyle yaklaştı. Musul olayından sonra, bu sessizliğin "çaresizlik" ten ziyade "oyuna gelmeme" ve istenmeyen kişilerle gerginlik yaşamama kaygısından kaynaklandığı anlaşılıyor. Orgeneral Hurşit Tolon'un, saldırıdan Iraklı Kürt grupları sorumlu tutan ve ABD'nin de şu ya da biçimde ilgisi olabileceğini ima eden sözlerinden sonra kartlar daha açık oynanacağa benziyor.
Irak'ta Türkler'e kim neden saldırıyor?
Musul'daki olayı, daha Bağdat Büyükelçiliği'ne yönelik bombalı saldırı girişiminden başlayıp kamyon şoförlerinin katledilmeleriyle birlikte ele almak ve kimin yaptığından çok neden yaptığı sorusuyla başlamak gerekiyor. Kimileri bu saldırıları, Irak'ta "sıradan birer olay" olarak görebilir
Haberin Devamı

