İktidar kavgası olabilir mi?

Mahmut Hoca’yı (Ustaosmanoğlu) ilk ve tek kez, yaklaşık 20 yıl önce Çarşamba’daki İsmail Ağa Camii’nden çıkarken gördüm

Haberin Devamı

Mahmut Hoca’yı (Ustaosmanoğlu) ilk ve tek kez, yaklaşık 20 yıl önce Çarşamba’daki İsmail Ağa Camii’nden çıkarken gördüm. Fotoğraflarını görmüş, kendisi hakkında çok şey duymuştum. Küçük cüssesi ve aksakalıyla klasik tarikat şeyhlerinden olduğunu biliyordum. Ama o sahne çok etkileyiciydi. yürümekte zorlanıyordu. Koltuk altlarından kendisini kaldıran iki yardımcısı tarafından station tipi büyük bir aracın arkasına yerleştirildi.

O gün bugündür Nakşibendiliğin İsmail Ağa Cemaati hakkında, en çok Mahmut Hoca’nın vefatı durumunda yerine kimin geçeceği soruldu ve bu konuda spekülasyonlar yapıldı. Yerine adı geçirilenlerin kimisi (Hızır Ali Muratoğlu) öldü, kimisi (Cübbeli Ahmet Hoca) devre dışı kaldı, ama o hâlâ cemaatin başında. Hatta 86 yaşına ulaşan Mahmut Hoca’nın Türkiye’de İslami cemaat liderlerinin duayeni olduğunu söyleyebiliriz. Sekiz yıl önce Hızır Hoca öldürüldüğünde, bunun arkasında cemaat içi iktidar çekişmelerinin olup olmadığı da sorulmuştu. Çünkü Hızır Hoca, Mahmut Hoca’nın damadı ve en güvendiği isimlerden biriydi; ölmesi durumunda yerine geçme ihtimali yüksekti. Ama soruşturma bu noktalara varılmadan kapandı ya da kapatıldı.

Bayram Ali Öztürk cinayetiyle yine aynı soruyu soranlar var. Ama bu sefer bu soru pek yerinde değil. Çünkü bazı yayın organlarında yazıldığının aksine Öztürk, Mahmut Hoca’nın yerini alabilecek kişilerden biri olarak kabul edilmiyor.

O cemaatin çok az sayıdaki entelektüelinden biriydi, belki de birincisiydi. İslam tasavvufunun temel metinlerinden İmam-ı Rabbani’nin başyapıtı “Mektubat” a hakimiyeti nedeniyle “Mektubatçı Bayram Efendi” diye tanınıyordu. Öztürk, entelektüel birikimi kendisine saygın bir konum sağlamasına rağmen, alabildiğine büyümüş ve çok karmaşık dengeler üzerinde duran cemaatin tümünü çekip çevirme yeteneğine sahip biri değildi.

İsmail Ağa cemaatini diğerlerinden ayıran temel özellik, dış dünyaya kapalı, çok katı bir İslami hayat sürmeleri. Dolayısıyla gettonun kalbinde yaşanan ve her türden mahremiyeti ortadan kaldıran bu türden adli olaylar cemaati fazlasıyla rahatsız ediyor.

Cemaate yakın isimlere “bundan sonra ne olur?” diye sorduğumuzda, “Sekiz yıl önceki olay daha önemliydi, ama cemaat serinkanlılıkla krizlere yol açmadı” cevabını aldık. Anlaşılan cemaat, dış dünyadan daha fazla enfeksiyon kapmamak ve medyaya daha fazla malzeme olmamak için bu cinayetin de bir an önce kapanması için çalışacak.

DİĞER YENİ YAZILAR