ABD Başkanı Bush, Iraklılar'ın Amerikan ordusunu çiçeklerle karşılayacağına inanıyordu. Bu öngörüyü Amerikalılar'a pazarlayanlardan birisi Iraklı öğretim üyesi Kenan Makiya idi. 1989'da "Korku Cumhuriyeti" kitabıyla Saddam Hüseyin'in gerçek yüzünü Batılılar'a gösteren Makiya, sürgündeki Iraklılar'ın önde gelenlerinden biri oldu ve savaşın arefesinde kritik rol oynadı. İki hafta önce Makiya, Amerikan Girişim Enstitüsü'ndeki Irak Sempozyumu'nda bir konuşma yaptı ve yapılan beş hatayı sıraladı.
1) Federalizmi beceremedik;
2) Orduyu hemen dağıtmak hataydı;
3) Baas Partisi üyelerinin bir kısmını cezalandırıp bazılarını da affetmeliydik;
4) Baas Partisi'nin sosyal tabanını önemsemedik;
5) Yeni liderlik inşa etmedik.
Bu hataların büyük bölümü Makiya gibilerin sunduğu bilgi ve verdikleri akıllar yüzünden yaşandı. Ama onun atladığı başka hatalar da var.
* Saddam'ın gücü ve sınırları anlaşılamadı: Koalisyon güçleri, Saddam rejiminin tek dayanağının baskı ve terör olduğunu düşündü. Bombardımanlarla rejimi parçalayamadılar. Saddam yakalanınca direnişin biteceği sanıldı ama olmadı.
* Milliyetçiliğin önemi kavranamadı: New York Times yazan Thomas L. Friedman, savaşın ilk günlerinde "Yoksa Saddam'dan nefret eden Iraklılar bile vatanlarını seviyor ve ABD işgali fikrinden tiksiniyor olmasın? Ve Iraklılar, yabancı işgalciye direnmeye hazır olmasın?" diye sormuştu. Galiba haklı çıktı.
* İslam en temel siyasi referans oldu: Düne kadar Şii islam anlayışı "radikal/devrimci/terörist İslamcılığı" besliyordu. Irak'la beraber Şiiler dost, Sünniler düşman oldu. Mezhep olgusuyla oynamanın nelere mal olduğunu ve olacağını ya anlamıyorlar, ya da islam dünyasının içine nifak sokmak için bilerek böyle yapıyorlar.
* El Kaide'nin önü açıldı: Saddam'ın El Kaide ile ilişkisi olduğu yalandı ama El Kaide'nin Afganistan'da kaybettiğinin fazlasını Irak'ta bulduğu bir gerçek. Düne kadar "laik" bilinen Sünni Araplar'ın birden "cihada" kesilmesi çok anlamlı. Felluce ile ilgili kitap yazan Amerikalı emekli subay Bing West, Zarkavi'nin, Saddam'ın yerini aldığını söyledi.
El Kaide Irak'la birlikte medyayı iyi kullanmaya başladı. Bir de çok iyi propagandacı buldular: Her vesileyle Zarkavi, Usame Bin Ladin ve Eymen el Zevahiri gibi kendileriyle aşık atan Başkan Bush. Hatta Bush'un cevap yetiştirdiği bazı metinlerin El Kaideciler tarafından değil de Amerikalılar tarafından yazıldığı ileri sürülüyor.
ABD'liler ve Iraklı işbirlikçileri hatalarla yüzleşmek yerine psikolojik savaş yöntemleriyle Iraklıları ve dünyayı aldatmaya çalışıyorlar. Irak'ta sorunlar gösterilmek istendiği gibi Sünni Araplar'dan değil de elde ettikleri imtiyazları kaybetmek istemeyen Şii Araplar ve Kürtler'den kaynaklanıyor. Onların Sünniler'e taviz vermeye yanaşmamaları nedeniyle yapılan ve yapılacak olan referandumlar/seçimler bile iç savaşa gidişi engelleyemiyor.
İkna edilmesi gereken Sünniler değil Şiiler ve Kürtler
ABD Başkanı Bush, Iraklılar'ın Amerikan ordusunu çiçeklerle karşılayacağına inanıyordu. Bu öngörüyü Amerikalılar'a pazarlayanlardan birisi Iraklı öğretim üyesi Kenan Makiya idi
Haberin Devamı

