Irak'ta Askeriye Türbesi'ne yönelik saldırıların bir provokasyon olduğu, saldırganların bir Şii-Sünni çatışması arzuladıkları muhakkak. Ortada bir dizi tahmin ve teori dolanıyor. Kuşkusuz saldırıların, Amerikan yönetiminin, Sünnilere yargısız infazlar yaptığı ve Şiileri sert bir şekilde eleştirdiği bir döneme denk gelmesi fazlasıyla anlamlı. Ama biz bu provokasyonun ardında El Kaide ile irtibatlı odaklar bulunduğunu düşünenlerdeniz.
El Kaide'nin islam anlayışında Şiiliğin islam dışı vb. görülüyor olmasına bakarak, bu provokasyonla sadece mezhep çatışmasının hedeflendiğini söylemek eksik olacaktır. Çünkü muhtemel bir iç savaş bölgedeki birçok dengeyi altüst edecek ve bundan en büyük zararı ABD ve bölgedeki müttefikleri görecektir. Fakat ABD'nin Ortadoğu politikalarının iflası tek başına El Kaide'nin başarılı olduğu sonucunu da doğurmaz. İç savaşın bedeli o kadar ağır olur ki İslam dünyasının yaralarını sarabilmesi hayli zor olur.
Irak'taki bir iç savaştan en çok etkilenecek ülkelerin başında Türkiye geliyor. Bu nedenle Irak Başbakanı İbrahim Caferi ve Iraklı Şii lider Sadr'ın Türkiye'yi ziyaretlerinin stratejik önemleri artıyor. Ankara'nın, müttefiklerin de çıkarlarını gözeterek, ama kendi ayakları üzerinde durarak Irak'ın geleceğinde etkili olma çabaları (tıpkı Filistin konusunda olduğu gibi) ilgi ve takdiri hak ediyor.
Caferi ve Sadr'ın Şiilerin tüm kesimlerini temsil etmediklerini akılda tutarak onlardan öncelikle şu sorunun cevabını almak iyi olur: Ne oldu da Şiiler durup durup şimdi provokasyona geldiler? Askeriye Türbesi'nin Şiilik tarihindeki yeri Sünnilere yönelik onca misillemeyi meşrulaştırmaya yeter mi? Yoksa Irak siyasi sahnesindeki rol dağılımında daha üstün olmak için birileri bunu bahane mi ediyor?
Ankara'nın Iraklı bellibaşlı Sünni gruplarla da iyi ilişkileri olduğu ve nüfuzunu iç savaşın önünü almak için kullandığı biliniyor. Ama diyalog sürecine mutlaka Kürtleri de dahil etmek gerekiyor. Bu noktada Kürt olmayanlar, (tabii başta AKP hükümetinin bizzat kendisi) Kürtlerin, Sünni-Şii çatışmasından istifade edip bağımsızlık ilan edeceklerine, iç savaşı arzu ettiklerine inanmaktan vazgeçmeli; Kürtler de bir iç savaşın bedelinin kendileri için ağır olabileceğine ikna olmalılar.
Şiilerin, Sünnilerin, Kürtlerin Irak'ın birliği ve istikrarı için anlaşmamaları durumunda bugünkü olmasa da yarınki bir provokasyon Irak'ı ve dolayısıyla bölgeyi paramparça eder.
Baki'ye veda...
İki ay önce İstanbul'a geldiğimde Taksim'de dostum, meslektaşım Abdülbaki Koşar'la karşılaşmış ve yeni projelerini dinlemiştim. Yaşadığı onca olumsuzluğa rağmen neşesini kaybetmemesiyle beni hep şaşırtan Baki'nin ölüm haberini yine İstanbul'da aldım. Kendisini sevgiyle anacak çok kişinin olduğunu bilmek, üzüntümüzü biraz olsun hafifletiyor.
İç savaşa karşı Türkiye faktörü
Irak'ta Askeriye Türbesi'ne yönelik saldırıların bir provokasyon olduğu, saldırganların bir Şii-Sünni çatışması arzuladıkları muhakkak. Ortada bir dizi tahmin ve teori dolanıyor
Haberin Devamı

