Günlerdir Barzani konuşuyoruz. Bazıları ona çağın gerisinde bir aşiret şefi muamelesi yapıyor ya da Amerikan yönetiminin kucağındaymış gibi resmediyor, kimisi de siyasi becerisiyle dalga geçiyor. Amaçları tüm Türkiye’yi, özellikle de orduyu kışkırtıp bu bahaneyle Kuzey Irak’a girilmesi, hatta Kerkük’e uzanılması.
Karşı taraftaysa Barzani’nin güç, yetenek ve zekasını abartıp tam bir kötümserlik yayanlar var. Bunlara kalsa bağımsız Kürt devleti an meselesi, dolayısıyla Türkiye’nin toprak bütünlüğü de ciddi olarak tehlikede.
Bu arada, fırsattan istifade Türk kamuoyuna Talabani’nin en azından “kötünün iyisi” olduğuna ikna etmeye çalışanlar var.
Barzani Türkiye’de güçlü mü?
Serinkanlı bir değerlendirme için ilk olarak şu soruyu cevaplamak şart: Barzani hakikaten Türkiye’deki Kürtleri istediği gibi yönlendirebilir mi? Her ne kadar son dönemde PKK’nın zayıfladığı, buna karşılık Barzani çizgisinin güçlendiği yolunda yorumlar yapılsa da bu sorunun cevabı “kesinlikle hayır”dır. Sınır bölgelerinde aşiret bağları nedeniyle kısmi bir desteğe sahip olan IKDP Türkiye’de bir türlü kitleselleşemiyor. Bunun esas nedeni PKK ise, bir diğer nedeni, Kürt aydınlarının Barzani’den ziyade Talabani’yi tercih etmeleridir.
İkinci önemli soru da şu: Irak Kürtlerinin Türkiye’de AKP’yi tercih ettiği biliniyor. O halde tam da kritik Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde Barzani neden Başbakan Erdoğan’ı zor durumda bırakan çıkışlar yapıyor?
Türkmenler sahnede
Kimileri bunu Irak Kürtleri arasındaki rekabete bağlıyor. Barzani’nin Türkiye’yi “Kuzey Irak bataklığına” çekmek istediğini ileri sürenler de var. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Mustafa Aydın ise, bu yıl yapılması öngörülen Kerkük referandumunun ertelenme ihtimalinin her geçen gün arttığını, Barzani’nin de bundan rahatsız olduğu için bu çıkışları yapmış olabileceğini söylüyor.
Prof. Aydın ile Alman Marshall Fonu Türkiye Temsilcisi Suat Kınıklıoğlu, kurumları adına, Salı ve Çarşamba günleri Washington’da “Irak’ın Geleceği 2007” başlıklı uluslararası bir toplantı düzenlediler. Süryaniler dahil Irak’taki tüm etnik ve mezhep grupların temsilcileriyle, Türkiye, ABD ve Avrupa’dan uzman ve yetkilileri bir araya getiren toplantıya başından sonuna kadar Kerkük sorunu damga vurdu. Belki de ilk kez Türkmen aydınları, ABD başkentinde görüşlerini geniş biçimde ifade etme imkanı buldular.
Toplantının danışmanlarından Kerküklü bir Türkmen olan Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Mahir Nakip de “Kağıt üzerinde her şey yolunda gözüküyor, ama referandumun sorunları çözmek bir yana daha fazla huzursuzluk çıkaracağı anlaşılıyor. Örneğin Amerikalılar da birkaç ay öncesine kıyasla referandum konusunda daha az kararlılar” diyor. (ABD’de, Irak Çalışma Grubu’nun da erteleme önermiş olduğunu unutmayalım.)
Dışişleri Bakanlı eski Müsteşarı Özdem Sanberk ise “Keşke bu toplantı Türkiye’de de yapılabilse. Ama maalesef bizler aşırı düşünceleri dinlemeye alışık değiliz. Mesela burdaki konuşmacılardan bazıları Türkiye’de olsa yumurta yerlerdi” diye konuşuyor.
Irak Kürtlerinin her söz ve adımının ardından gazeteci ve siyasetçilerimizin onları aşağılama yarışına girmesi, Türk milliyetçiliğini ne kadar keskinleştiriyorsa, Kürtleri de bir o kadar Kuzey Irak’a yakınlaştırıyor.
Evet Türkiye her şeyi konuşabilmeli, konuşabilir. Kürt sorununu aşırıların tekelinden ancak böyle kurtarabiliriz.
Herkes Kerkük referandumunu tartışıyor
Günlerdir Barzani konuşuyoruz. Bazıları ona çağın gerisinde bir aşiret şefi muamelesi yapıyor ya da Amerikan yönetiminin kucağındaymış gibi resmediyor, kimisi de siyasi becerisiyle dalga geçiyor
Haberin Devamı

