Pazartesi öğleden sonra Türkiye’ye geldim. PKK ile mücadele konusunda deneyimli iki ayrı üst düzey güvenlik yetkilisiyle telefonda sohbet etme imkanı buldum. Her ikisi de PKK’nın yeniden terör eylemlerine başlayabileceğini söylediler. Salı günü bir başka uzmanla yüz yüze sohbet etme imkanı buldum. O da PKK’nın elindeki A-4 patlayıcılardan, bunların az bir kısmının ele geçirilmiş olduğundan; Kürdistan Özgürlük Şahinleri adlı PKK’nın taşeron yapılanmasının hala etkili olduğundan söz etti ve her an büyük şehirlerde yeni eylemler olabileceğini vurguladı. Birkaç saat sonra da Ankara’daki katliamın haberi geldi.
Yine çok kişi provokasyon deyip sorumluluğu belirsiz bazı güçlere yıkmak isteyecektir. İster birileri tarafından kullanılmış olsun, ister kendince belli bir strateji kapsamında hareket etmiş olsun, bu terör eyleminin ardında PKK’nın olduğuna ve göstere göstere geldiğine inanıyorum.
Daha önceki birçok olayda olduğu gibi, güvenlik güçleri, sorumluları muhtemelen çok kısa süre içinde yakalayacaklardır. Ama bu olayın böylece kapanması mümkün değil. Bir yandan PKK bu tür kör terör eylemlerini başka büyükşehirlere de taşıyabilir. Öte yandan dünkü eylemin cezalandırılması ve yeni eylemlerin ertelenmesi gerekçesiyle Kuzey Irak’ta askeri bir harekat ihtimali de iyice tırmanmış durumda.
Bu eylem, düne kadar çekişme, hatta çatışma içindeymiş gibi gözüken TSK ile hükümeti ve toplumu büyük ölçüde birleştirdi. Her ne kadar Türkiye son aylarda laiklik eksenli bir tartışma içinde görünse de gündemin esas maddesinin PKK terörü olduğu dün bir kez daha ortaya çıktı.
Şimdiki soru, Ankara saldırısıyla başlayan sürecin seçimleri nasıl etkileyeceği ve Ankara’nın atacağı adımların Irak, Iraklı Kürtler ve Batı merkezleri tarafından nasıl değerlendirileceğidir.
Göstere göstere
Haberin Devamı

