Erdoğan'ın Bush'u göresi geldi

Washington'daki deneyimli meslektaşlar, Türk başbakanların senede bir kez Amerikan başkanlarıyla görüşmelerinin adetten olduğunu söylemişti

Haberin Devamı

Washington'daki deneyimli meslektaşlar, Türk başbakanların senede bir kez Amerikan başkanlarıyla görüşmelerinin adetten olduğunu söylemişti. Haklıymışlar. Başbakan Erdoğan, son Beyaz Saray ziyaretinin bir yılı dolmak üzereyken, ta Endonezya'da, ABD Başkanı Bush ile görüşmek istediğini ve çalışmaların başladığını söyledi.

Bush'un geçen yılki ziyaret talebini zor kabul ettiği söylenmişti. Bu yıl da Erdoğan'ı ağırlamak için çok güçlü gerekçeleri olduğu söylenemez. Aslında Bush'un sadece Erdoğan değil hiçbir yabancı lidere vakit ayırabilecek hali yok. Çünkü hem yerlerde sürünen popülaritesini tamir etmek, hem de yıl sonundaki seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin oylarını artırabilmek için ağırlığı iyice iç siyasete vermeye çalışıyor.

Ana gündem İran
Kaldı ki ABD'nin dış politika öncelikleri de teröre karşı savaş, İran, Irak, Fılistin-İsrail sorunu olarak sıralanabilir. Türkiye ancak bunlarla ilgili olduğu oranda bir önem kazanabiliyor. Zaten Erdoğan da Bush ile tam da bu konulan görüşmek istediğini söyleyerek ziyaret talebini güçlendirmeye çalışıyor. İyi de Erdoğan Bush'la, geçenlerde Ankara'da olan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'a söylemediği ya da onunla tartışamadığı neleri konuşacak? Akla ilk olarak, Rice'dan sonra İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'la peşpeşe yaptığı iki görüşme geliyor. Erdoğan Ahmedinecad'la, Bush'a baş başa anlatması gereken hayati şeyler konuştu mu, yakında öğreneceğiz.

Sembolik önem
Geçen yılki görüşmenin de aslında elle tutulur bir gündemi olmadığı söylenmişti. Zaten süre de epey sınırlıydı. Ama o kadarı bile AKP hükümetine yetmişti. Bu ziyaretin ardından, iyice krizde olan Türk-Amerikan ilişkileri bir toparlanma sürecine girmiş, en azından uzun bir süre yeni bir ciddi kriz çıkmamıştı. En önemlisi Erdoğan, "Washington AKP'nin düğmesine bastı" spekülasyonlarını bir nebze olsun dizginleyebilmiş!! Bu sene de, tabii Bush kabul ederse, yeni pek bir şeyin söylenmeyeceği, AKP için sembolik önemi yüksek bir ziyarete tanık olma ihtimalimiz çok fazla.

Nefret ve aşk ilişkisi
Garip olan şu ki Türkiye'de Amerikan aleyhtarlığı çok yüksek. AKP'ye oy verenlerin, AKP'de aktif siyaset yapanların çoğunun benzer duygulara sahip olduğunu düşünebiliriz. Peki nasıl oluyor da AKP imajını parlatmak için ABD'ye ihtiyaç duyuyor?

Türkiye'de bugüne kadar iktidara gelen neredeyse herkese "Washington'dan icazet aldı" diye yafta yapıştırıldı, onlar da buna pek itiraz etmediler, hatta bu tür iddialar hoşlarına bile gitti. Çünkü insanlar ABD'yi sevmeseler bile onun gücünü biliyor ve kale alıyorlar. Dolayısıyla ABD ile arası iyi olan siyasetçiler "güçlü ve kalıcı", kötü olanlarsa "zayıf ve gidici" olarak görülüyor.

Cüneyd Zapsu ve Şaban Dişli ısrarlarımıza rağmen ABD yönetimine Başbakan Erdoğan'dan nasıl bir mesaj getirdiklerini ve ona iletecekleri cevapları söylememişlerdi. Anlaşılan Washington'da Erdoğan'ın ziyaret arzusunun kulisini de yapmış ve olumlu karşılık almışlar.

İnsanın aklına ister istemez Zapsu'nun, "Bu adamı kullanın" sözleri geliyor. Başbakan Erdoğan'ın muhtemel ziyareti, yanlış yer ve zamanda edilmiş bu yanlış sözün gölgesinde geçmeye aday.

DİĞER YENİ YAZILAR