Dünya her ne kadar Ortadoğu'ya yoğunlaşmış olsa da Asya fena halde rol çalıyor. Örneğin ABD tarafından bir "başarı örneği" olarak gösterilmek istenen Afganistan'da, Kuran-ı Kerim'e yapılan saygısızlığı protesto iddiasındaki gösteriler, hem ülkedeki İslamcı hareketin gücünü, hem de Hamid Karzai rejiminin zayıflığını gözler önüne seriyor. Radikal İslamcıların en etkili olduğu yerse kuşkusuz Pakistan. El Kaide'nin bu ülkeye özel önem verdiği ve Devlet Başkanı Perviz Müşerref'i öldürmeye kafayı taktığı anlaşılıyor. El Kaide Uzak Doğu Asya'da belirgin bir kitle desteğine de sahip. Örneğin birçok terör eylemine sahne olan Endonezya her an her şeyin olabileceği bir ülke durumunda.
Önce Kırgızlar çıktı sokağa
Ve sıra Orta Asya'ya gelmişe benziyor. İslamcıların da iktidardan pay aldığı çok partili bir sisteme sahip olan Tacikistan hariç, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Kırgızistan halkları, komünist dönemin bittikten sonra hep aynı otoriter ve hatta totaliter liderlerin sultası altında yaşıyorlar. Burada zincir, en zayıf ve diğerlerine göre en "özgür" halka olan Kırgızistan'da kırıldı. Ama kimse buradan hareketle diğer rejimlerin de sarsılmasını beklemiyordu; en azından bu kadar kısa süre içinde. Yani Özbekistan'da yaşananlar kesinlikle sürpriz oldu. Bu ülkede daha önce birtakım terör eylemleri, silahlı çatışmalar yaşanmış olsa da halkın bu kadar ön planda olduğu ve bu derece etkili bir kalkışma beklenmiyordu.
Çünkü İslam Kerimov yönetimi hem Rusya, hem ABD, Çin ve hatta Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleriyle çok iyi ilişkilere sahip. Bunların herbirine farklı şeyler sunuyor olabilir ama hemen tümünden aynı şeyleri alıyor: muhalif hareketleri doğmadan veya doğar doğmaz boğma yöntemleri ve bunları hayata geçirmek için gerekli araç-gereç.
Özbekistan İslamcılığı
Her türden liberal, demokratik veya milliyetçi muhalefet girişimini acımasızca bastıran Kerimov İslamcılara karşısında başarısız kaldı. Diğer siyasi akımların sinmesi nedeniyle İslamcılar çok daha hızlı bir şekilde serpildiler. Birçok Özbek, sırf başka muhalif olmadığı için İslamcı saflara katıldı. Burada iki ana akım var: Kentli orta sınıflar arasında Hizbüttahrir (HT), başta Fergana Vadisi olmak üzere köylü kesimlerinde Özbekistan İslami Hareketi (ÖİH) etkili. Kerimov rejiminin aşırı çabalarına rağmen ABD, HT'yi terör örgütleri listesine almadı, çünkü 1953 yılında kurulmuş olan bu çokuluslu örgütün belirgin bir terörist faaliyeti saptanmış değil. ÖİH ise, El Kaide ile irtibatlı olan ve terör yöntemlerine başvuran bir örgüt. Ama Kerimov nedense HT'ye daha fazla vurgu yapıyor, bu da örgütü hak etmediği kadar meşhurlaştırıyor.
Roller aniden değişti
Moskova'nın açık bir biçimde Kerimov'a destek vermesi şaşırtıcı değil, ama ya Ukrayna, Gürcistan, Lübnan gibi ülkelerde yaşanan halk hareketlerine gösterdiği ilgiyi Özbeklerden esirgeyen Amerikalılara ne demeli? Veya şimdilik İngiltere hariç, Avrupa'nın sessizliğine? İşin içinde İslami hassasiyetler olunca Batı'nın hassasiyetleri de kolaylıkla değişebiliyor; bunu bir kez daha gördük.
Bizdeyse Lübnan halkını desteklemediği için eleştirilen AKP hükümeti, bu sefer gecikmeksizin Andicanlılardan yana tavır aldı. İşin ilginci AKP, önceki hükümetler gibi Özbek anti-terör timlerinin, özellikle istihbarat alanında- eğitimi ve donanımı için elinden gelen yardımı yapmıştı. Kerimov rejiminin yıkılması zor olabilir, ama cin bir kere şişeden çıktı.
Özbek rejimi yıkılacak olursa "demokrasi virüsü"nün komşu ülkelere sızması kolay kolay engellenemez. Ama Özbek deneyiminin etkisi Orta Asya ile sınırlı kalmayacağa benziyor. Başka ülkelerde de İslami hareketler "özgürlük" talepli halk hareketleri örgütlemeye girişebilirler. ABD başta olmak üzere Batı böyle bir gelişme konusunda hiç de hazırlıklı gözükmüyor.
"Demokrasi virüsü" Orta Asya'ya da sızdı
Dünya her ne kadar Ortadoğu'ya yoğunlaşmış olsa da Asya fena halde rol çalıyor. Örneğin ABD tarafından bir "başarı örneği" olarak gösterilmek istenen Afganistan'da, Kuran-ı Kerim'e yapılan saygısızlığı protesto iddiasındaki gösteriler, hem ülkedeki İslamcı hareketin gücünü, hem de Hamid Karzai rejiminin zayıflığını gözler önüne seriyor
Haberin Devamı

