22 Temmuz seçimlerinde üç parti barajı aştı ama daha ilk günden TBMM’de temsil edilen parti sayısı yediye çıktı. DTP’liler yuvaya dönüp gruplarını kurdular. Önceki gün Meclis kulislerinde, 13 milletvekiliyle yola koyulan DSP’nin de grup yeter sayısı olan 20’ye ulaşma ihtimali üzerine epey spekülasyon yapıldı. Tekrar partilerine dönen BBP eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile ÖDP eski Genel Başkanı Ufuk Uras da Meclis’te aşırı ilgi gördüler.
Meclis’in ilk gününde yedi partiden de çok sayıda deneyimli ve çiçeği burnunda milletvekiliyle ayaküstü de olsa sohbet etme imkanı buldum. İlk izlenimlerimden hareketle şu tespitleri kayda geçmek istiyorum:
1 TBMM’de yıllar sonra ilk kez toplumun farklı kesimleri bu kadar geniş bir şekilde temsil ediliyor;
2 Yeni dönemde partilerin ötesinde tek tek bazı milletvekilleri sıklıkla rol çalabilir. Mesut Yılmaz, Kamer Genç gibi bağımsızlara ek olarak AKP’nin Zafer Üskül, Ertuğrul Günay, Mehmet Tomaç gibi soldan transferleri, yine AKP’den Alevi kökenli Reha Çamuroğlu; MHP’den Gündüz Aktan, Deniz Bölükbaşı, Tuğrul Türkeş ve tabii ki BBP’li Yazıcıoğlu ile ÖDP’li Uras ilk akla gelen isimler.
3 Önceki gün AKP kulislerinde en yoğun ilgiyi yeni transferlerin görmüş olması, iktidar partisinin “toplumsal merkezin temsilcisi” olma iddiasının ciddiye alındığının ve önümüzdeki dönemde hükümetin atacağı her adımın bu iddia ekseninde değerlendirileceğinin kanıtıydı. İçlerinden çoğuyla. Hepsi ayrı heyecanlıydı. Çoğu, gördükleri kuşkuyla karışık ilgi ve desteğin üzerlerindeki yükü daha da artırdığının bilincindeydi. Ama AKP’nin ana gövdesine yabancı olmalarından kaynaklanan bazı tedirginlikler taşıdıklarını söylemek de mümkündü.
4 Kuşkusuz ilk gün medya, iktidardan ziyade muhalefet kulisine odaklanmıştı ki bu hiç de şaşırtıcı değildi. Çünkü AKP’li olmayan milletvekilleri, 341’e karşı topu topu 208 kişiye ulaşabilmelerine rağmen yeni döneme damga vurmaya adaylar. Burada kuşkusuz en çok merak edilen husus MHP ile DTP’lilerin arasında neler yaşanacağı. İlk günkü olumlu görüntüler herkesi çok memnun etti. Fakat baştan esen bu iyimser hava, beklentileri abartılı bir şekilde yükseltmiş olabilir ve ilk kriz anında hak edilenden fazla bir kötümserliğe kapılabiliriz.
5 Bu 208 milletvekilinin tümüne “muhalefet” demek kolay değil, çünkü yemin töreni sırasında olduğu gibi, hükümete karşı tutumlarından çok birbirleriyle ilişkileri de sık sık gündemin birinci maddesi olmaya aday. Kaldı ki ilerki günlerde hükümetin birçok uygulaması MHP ve CHP’den çok sert eleştiri alıp DTP’liler tarafından desteklenebilir. Öte yandan olağanüstü bazı durumlarda hükümetin öncülüğünde, DTP dışlanarak bazı ortak inisiyatifler geliştirilebilir.
6 Bu dönemin dört ana kavramı “diyalog”, “uzlaşma”, “gerilim” ve “çatışma” olacağa benziyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu kavramların ilk sınanmasını yaşayacağız, ama PKK, AB süreci, Kerkük, Kıbrıs gibi hayati konularda nelerin olabileceğini kestirmek imkansız. Ama şunu söyleyebiliriz: Çok sert bir dönem bizi bekliyor.
Çok sert bir dönem bizi bekliyor
Haberin Devamı

