Beslan'daki eylemin ilk gününden itibaren teröristler arasında Türkler'in de olduğu ileri sürüldü. Bu iddianın doğru olup olmadığını sorduğumuz üst düzey bir polis şefi bize şu cevabı verdi: "Şu ana kadar bize, resmi ya da başka yollardan eyleme Türklerin de dahil olduğu bilgisi gelmedi. Ama pekala olabilir buna şaşırmayız. Çünkü global terörizmde her an, her yerde, her şey mümkündür. Zaten Çeçenistan'a savaşmaya giden Türkler olduğunu biliyoruz. Emin olduğumuz bir şey var: Eğer Beslan'da Türkler varsa bunlar daha önce saptayamadığımız, deşifre olmamış kişilerdir. Mesela 15-20 Kasım İstanbul saldırılarına karışmış militanların Beslan'da olmadığına eminiz."
Aynı polis şefi, içinde Türkler olsa da, olmasa da Beslan eyleminin Türkiye'yi çok ama çok yakından ilgilendirdiğini kabul ediyor. Ve bu eylemin Irak'ta tırmanan terör olayları, özellikle Türkler'e yönelik saldırılarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Beslan eyleminin Türkiye'yi neden yakından ilgilendirdiğine bakacak olursak:
1) Türkiye'de çok sayıda Çeçen veya Kafkas kökenli kişilerin yaşaması nedeniyle Çeçenistan'daki gelişmelerin çok yakından ve duyarlılıkla takip edilmesi.
2) Buna bağlı olarak Türkiye'den Çeçen hareketine ciddi ölçüde yardım yollanması; hatta çok sayıda Türk vatandaşının Çeçenler'in yanında savaşmak için gönüllü olarak gitmesi.
3) Çeçenler'e destek amacıyla Türkiye'de birçok terör eylemi düzenlenmesi ve eylemcilerin ağır cezalara çarpıtılmaması.
4) Çeçen hareketinin bazı önemli isimlerinin sık sık Türkiye'ye geldikleri; ülkemizi güvenli bir liman olarak görüp bir lojistik üs gibi kullandıkları iddiaları.
Bütün bu tespitler yıllardan beri Türkiye-Rusya ilişkilerine ciddi darbeler indirdi. İşte tam da Rusya'nın şikayetlerinin azaldığı ve buna bağlı olarak Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ankara'ya geleceği bir dönemde Rusya'da üstüste eylemlerin yaşanması bir dizi iddiayı da gündeme taşıdı. Bunların tümünde özetle Türk-Rus ilişkilerinin düzelmesini istemeyen çevrelere dikkat çekildi.
Beslan eyleminin başladığı gün Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile özel bir görüşme yapmış, ağırlıkla terörizmi konuşmuştuk. Gül, "Birilerinin" Türkiye'yi Irak'tan çıkarmak istediğini ima etmiş ama bunların kim olduğu konusunda bütün ısrarlarımıza rağmen hiçbir ipucu vermemişti. Gül'le görüşmemizin hemen ardından Irak'ta 3 Türk'ün El Kaide ile irtibatlı teröristler tarafından öldürüldüğü haberi geldi.
Komplo teorilerine öteden beri uzak duran ve karşı olan birisiyim. El Kaide'nin yürüttüğü stratejilerde şu ya da bu gücün kontrolünde olduğu yolundaki spekülasyonlara da itibar etmiyorum. Aynı şekilde Çeçenistan'daki milliyetçi ya da İslamcı güçlerin de kolay kolay manipule edilebileceklerini sanmıyorum. Ama şu son günlerde peşpeşe yaşanan terör eylemleriyle, dolaylı bir şekilde de olsa Türkiye'nin bir nevi kuşatma altına alındığını da kabul etmek durumundayız. Bu panorama ister istemez akla en kötü ihtimalleri, global terörün önümüzdeki günlerde Türkiye'yi bir kez daha vurabileceğini getiriyor.
AB üyeliği sürecinde en zorlu viraja girdiğimiz şu günlerde Türkiye'de kimsenin hata yapma lüksü yok buna devlet kadar toplum da dahil.
Beslan'daki teröristler arasında Türk var mıydı?
Beslan'daki eylemin ilk gününden itibaren teröristler arasında Türkler'in de olduğu ileri sürüldü. Bu iddianın doğru olup olmadığını sorduğumuz üst düzey bir polis şefi bize şu cevabı verdi
Haberin Devamı

