AKP'nin tabularla imtihanı

AKP Kıbrıs konusunda, tabulara boyun eğmeyip tarihi adımlar artı ama Rum tarafının uzlaşmaz turumu nedeniyle arzuladığı sonuçları elde edemedi

Haberin Devamı

AKP Kıbrıs konusunda, tabulara boyun eğmeyip tarihi adımlar artı ama Rum tarafının uzlaşmaz turumu nedeniyle arzuladığı sonuçları elde edemedi. AB üyeliği için de yine tabulara rağmen başarılı bir performans gösterdi, ama yine karşı tarafın çekinceleri nedeniyle hayal kırıklığı yaşayabilir. Nihayet Kürt sorununda da hükümeti benzer bir akıbet bekliyor olabilir.

AKP dahil sistem partilerinin tümü Kürtlere ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Buna karşılık DEHAP/DTH gibi partiler Abdullah Öcalan'ı "kurtarma" dışında bir misyona sahip değiller, içlerinde "İmralı ne der?" demeyen kimse yok gibi. PKK ise "koşulsuz silah bırakma"dan vazgeçtik, artık hiçbir inandırıcılığı kalmamış o meşhur "ateşkes"lerine bile tenezzül etmiyor.

Ama Öcalan ve PKK'nın ipiyle kuyuya inilmeyeceğini biliyorsanız telaşa gerek yok. Çünkü geç kalmış, henüz yeterince içi doldurulmamış, bölge halkından hakettiği ilgi ve desteği görememiş olsa da Başbakan ve kurmaylarının yeni açılımı Türkiye'nin önünü açmaya aday.

Çillerleşen Mumcu
Kuşkusuz birileri açmak isterken başkaları da kapıların sonuna kadar kapalı kalması için uğraşacaktır. Hatırlayalım: 1991 Genel Seçimleri öncesi "Kürt realitesi"ni tanıyan DYP lideri Süleyman Demirel, koalisyon ortağı SHP lideri Erdal İnönü ile Diyarbakır'a çıkarma yapmış ve hemen ardından "Kanlı Nevruz" ile iş çığırından çıkmıştı. PKK'nın 17 Mart 1993 günü ilan ettiği ateşkesten bir ay sonra Cumhurbaşkanı Turgut Özal ölmüş, 24 Mayıs 1993'te PKK'lıların Bingöl-Elazığ karayolunu keserek silahsız 33 askeri katletmesiyle sona ermişti.

Provokasyon ihtimalleri bir yana, 1980 sonrası Türkiye'nin gündemine Kürt sorununu taşımış olan sosyal demokratların bugün gelmiş olduğu aşın statükocu pozisyon çok şaşırtıcı. Daha garip olan, Tansu Çiller'in bile sessizliğini bozup Erdoğan'a destek çıktığı bir anda "liberal lider adayı" Erkan Mumcu'nun "yeni Çiller adaylığı"na terfi etmiş olması.

Sırada ne var?
Başbakan Erdoğan'ın yerel seçimlerde en fazla önem verdiği illerin başında Diyarbakır geliyordu. 14 Mart 2004 günü burada büyük bir kalabalığa seslenmiş, sağlık, eğitim gibi konularda yoğunlaşmış, ama açık ve yeni siyasi mesajlar vermemişti. Hatta ağzından Kürt sözcüğü bile çıkmamıştı.

Biz de "Daha RP İstanbul İl Başkanı iken özel olarak 'Kürt raporu' hazırlatan, belediye başkanlığında Güneydoğu'ya elinden gelen yardımı yaptığını bildiğimiz Erdoğan'ın herkesin Kürt sorununu tartıştığı dönemde sadece su, elektrik ve sağlıktan konuşması; hükümetinin yaptığı ve Güneydoğu halkını birinci derecede ilgilendiren reformlara layıkıyla sahip çıkmaması önemli" diye yazmıştık. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra, Başbakan'ın son çıkışının "çok önemli" olduğunu yazmak da boynumuzun borcu.

O gün miting alanında konuştuğumuz AKP'liler "aynı anda çok alanda savaşamazsınız. Şimdi Kıbrıs'la uğraşıyoruz, sırası gelecek" diyerek liderlerini savunmuşlardı. Ne var ki AKP yakında başka tabu konulara da aynı cesaretle el atacağa benziyor.

Örnek mi? Yoğun tepki ve baskılar nedeniyle ertelenen "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları Konferansı" 23-25 Eylül tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenleniyor. Konferansa hükümet üst düzeyde sahip çıkarsa, Adalet Bakanı Çiçek dahil, kimse şaşırmasın.

DİĞER YENİ YAZILAR