AKP’ilerden ‘Gül olsun’ diyen çok ‘kesin olur’ diyen yok

Haberin Devamı

Düne kadar hep şu senaryo konuşuluyordu: “AKP, eşi başörtülü olmayan birini TBMM Başkanı seçtirecek, böylece Abdullah Gül’ün, yani eşi başörtülü birinin Çankaya’ya çıkmasını kolaylaştıracak.”

Dün TBMM’de yaşananlar bu senaryonun tam tersi bir durumu ortaya çıkardı. Köksal Toptan’ın adaylığı etrafında öyle bir uzlaşma sağlandı ki muhalefet partilerinin her biri “AKP bu güzel tabloyu bozamaz, bozmamalı” türünden mesajlar verdi. Örneğin DSP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan “Toptan’a verilen destek onun şahsına olduğu kadar, hatta ondan çok Sayın Erdoğan’ın uzlaşma arayışına verilmiştir” dedi.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise, aday kim olursa olsun oturumlara katılacaklarını yinelemekle beraber, AKP’nin tıpkı Toptan sürecinde olduğu gibi bir aday belirleme süreci içinde olması gerektiğini vurguladı. DTP’den Sırrı Sakık bile, “Gül aday olursa oy verir misiniz?” sorusunu cevaplamak istemedi.

Dün Meclis’te CHP’lilerin, Gül’ün adaylıktan çekilmesine kesin gözüyle baktıklarını gözledim. Örneğin Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek “AKP’nin adayının netleşmemiş olması, Başbakan’ın yüksek sorumluluk duygusuyla uzlaşma arayışından kaynaklanıyor” diyebildi. Özyürek Çankaya konusunda kilitlenmenin de bizzat Gül’den kaynaklandığını ve Erdoğan’ın onu ikna ederek sorunu çözeceğini düşünüyor.

AKP’liler moralsiz

Dün TBMM kulislerinde çok sayıda AKP milletvekiliyle sohbet etme imkanı buldum. Kuşkusuz gündemin tek maddesi Çankaya’ydı. Şakayla karışık çoğu bana kimin cumhurbaşkanı olacağını sordu. Genellikle moralsizdiler. Köşk konusunda çıkması muhtemel gerginlikler Toptan etrafında sağlanan uzlaşmanın keyfini çıkarmalarına engel oluyordu.

İzlenimlerimi tek cümleyle özetleyebilirim: Gül’ün adaylığını destekleyen çok, ama onun kesin aday olacağını söyleyebilen hiç yok. Hatta tek tük “galiba çekilecek” diyenlere de rasladım.

AKP’liler, son dönemde Gül’e çekilmesi yolunda yapılan baskılardan, sadece “partilerini karıştırmak isteyen dış güçler” in sorumlu olmadığını, parti içinde de, hatta yüksek yerlerde de “Gül seçilirse kriz çıkar” diye düşünenlerin bulunduğunu biliyorlar. Bir diğer bildikleri nokta bu kararın Erdoğan ve Gül, hatta belki Arınç tarafından birlikte alınacağı.

Görüştüğüm AKP’lilerin hemen hepsi, bu kez aday bildiriminin son güne kalmayacağını, önümüzdeki hafta başlarında Başbakan’ın açıklama yapacağını düşünüyor. Çünkü bu süreçte hem Gül, hem Erdoğan, hem de tüm partinin çok kötü yıprandığının farkındalar.

Başörtüsü tartışması

Türk demokrasisinin en kırılgan noktası galiba başörtüsü. Ama kimse bunu açık açık ifade etmeye cesaret edemiyor. Örneğin Gül’ün Çankaya’ya çıkmasının krize yol açacağını söyleyenlere, “Neden?” diye sorduğunuzda çok açık cevap vermiyorlar, ancak Hayrünisa Gül’ün başörtülü olmasını ima ettiklerini anlamak için kahin olmak gerekmiyor. Nitekim Gül’ün çekilmesi durumunda adı geçirilen “düşük profilli adaylar” ın ortak özelliği ya kadın olmaları ya da eşlerinin başının açık olması. Türkiye yıllardır üniversitelerdeki türban yasağından dolayı çok çekti. Anlaşılan aynı şey Çankaya konusunda da geçerli olacak ve Türkiye yine çok şey kaybedecek.

DİĞER YENİ YAZILAR