Genelkurmay’ın 27 Nisan muhtırası sonrasında üç paralel gelişme yaşanıyor:
1) Laikliğe duyarlı kesimlerle AKP arasındaki makas açılıyor. Siyasi iktidarın AKP’de yoğunlaşmasından tedirgin olanlar bunu engelleyebilmenin yollarını arıyorlar;
2) Milliyetçi-muhafazakar çizgide olup daha önce diğer sağ partileri tercih etmiş olanların bir bölümü, dayanışma refleksiyle AKP’ye yöneliyor;
3) Yaşam tarzı olarak AKP kadrolarıyla hiçbir benzerlikleri olmayan bazı kişiler askeri darbe ihtimaline karşı AKP’ye destek veriyorlar.
Milletvekili aday listeleri açıklandığında AKP’nin bu trendlere karşı nasıl bir strateji izleyeceğini anlayacağız. Şu ana kadar ortalarda dolaşan isimlere itibar edecek olursak şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:
AKP kurmayları, bir yandan sağdan yönelişi kanalize edebilmek için ANAP, DYP, hatta Saadet Partisi saflarında siyaset yapmış bazı önemli isimlere yöneliyor veya onlara kapılarını açıyorlar. Öte yandan liberal ve sol kesimlerde ortaya çıkan ilgiyi kalıcılaştırmak için bazı sembol isimleri kazanmaya çalışıyorlar.
Üç ilginç isim
AKP bir “vitrin düzenlemesi”nin mi peşinde? Yoksa sahiden merkezde, gerçek anlamda bir “kitle partisi” olmak mı istiyor? 2002 Kasım seçimlerinden önce transfer edilen kadroların hemen hiçbiri partide siyasi bir ağırlık sahibi olmadı; kendi köşelerinde vekillik, komisyon başkanlığı veya bakanlık yaptılar. İçlerinden belki de sadece Erkan Mumcu’nun böyle bir iddiası vardı, o da fazla kalmadı, çekip gitti.
Bu sefer siyasi geçmişleri olup da siyasi iddialarını tüketmiş hayli ismin transferi konuşuluyor. Bunların çoğu, AKP listelerinden seçilseler bile bu partiye pek bir katma değer katabilecek durumda değiller. Fakat şu ana kadar adları dolaşanlardan üçü için aynı şey söylenemez: Numan Kurtulmuş, Ertuğrul Günay ve Reha Çamuroğlu.
Çamuroğlu radikal soldan gelmiş sonradan Alevi kimliğini keşfetmiş biridir. Aslen tarihçidir. Herkes onu Mehmet Ağar’ın DYP’sine genel başkan yardımcısı olmasıyla tanır. Ancak Çamuroğlu’nun AKP macerası DYP’den önceye dayanır. Şimdi MHP’de olan Meral Akşener onu AKP kurucusu yapmak için ikna etmişti, ama Tayyip Erdoğan son anda görüşmeyi iptal edince Çamuroğlu AKP’li olamamıştı. Şimdi aynı Erdoğan’ın bizzat teklif götürmesi sonucu Çamuroğlu’nun AKP’den İstanbul 3. Bölge adayı olması kesinleşti gibi.
Ertuğrul Günay da Türk solunun en saygın isimlerinden biri olmasının yanında, son yıllardaki dik duruşu sayesinde muhafazakar kesimlerin de sempatisini toplamayı bildi. Eski FP Milletvekil Mehmet Bekaroğlu ile birlikte “Müslüman sol” diye tanımlanan yeni bir inisayatif başlatmış olan Günay’ın AKP’nin teklifine ne cevap vereceği belli değil, ama muhtemelen kabul edecektir.
Son olarak Necmettin Erbakan’ın siyasete kazandırdığı Doç. Numan Kurtulmuş’un SP’de mi kalacağı, yoksa AKP’ye mi yöneleceği merakla bekleniyor. Kurtulmuş da SP’yi terk ederse Milli Görüş hareketinin yeniden bir çekim alanı haline getirilebilmesinin imkanı artık iyice kalmayacaktır.
AKP bu üçlüyü ve onlar gibi özgün ağırlıkları olan, siyasi olarak önleri açık başka isimleri saflarına çekebilirse çok şeyler değişebilir.
Aksi takdirde yapılacak transferlerin büyük kısmı göz boyamadan öteye geçemeyecektir.
AKP dışa mı açılıyor, yoksa göz mü boyuyor?
Haberin Devamı

