Ahtapot operasyonu neden önemli?

Her ne kadar VATAN dışında medya pek fazla önemsemese de Avrupa’daki PKK operasyonlarını ciddiye almak gerekiyor

Haberin Devamı

Her ne kadar VATAN dışında medya pek fazla önemsemese de Avrupa’daki PKK operasyonlarını ciddiye almak gerekiyor. Salı akşamı Washington’daki basın toplantısında da Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bu konudaki sorumu şöyle cevapladı: “Bunlar tesadüfi değildir. Ciddi operasyonlardır. Terör örgütünün bankası olarak bilinen isimler var içlerinde. Uzun süredir bunları almak için uğraşıyoruz. Washington’un da bu işte başından beri etkin bir rolü vardır. Yakalananlarla ilgili dokümanları Adalet Bakanlığı en kısa sürede iletecek. Ardından bu kişilerin bize iadesi gerekiyor.”

“Ahtapot operasyonu” üç açıdan çok önemli:

1) Bugüne kadar Avrupa ülkelerinde PKK’ya karşı, gözdağı amaçlı, yasal faaliyet gösterilen kuruluşlara ve alt düzey elemanlara yönelik, kısmi ve geçici operasyonlar düzenlenirdi. Gelen ilk bilgilerden, bu sefer örgütün ana damarlarını kesmeye yönelik, etkileri uzun sürecek bir operasyonun söz konusu olduğu anlaşılıyor.

2) ABD Dışişleri Bakanlığı aylardır PKK’nın mali kaynaklarını kurutmaları için Avrupa ülkelerine baskı yapıyordu. Dolayısıyla bu operasyonda, Gül’ün de doğruladığı gibi, Washington’un hissesi epey yüksek. Joseph Ralston-Edip Başer ikilisi herhalde bunu, ortak çalışmalarının ilk verimi olarak sahipleneceklerdir.

3) Bu operasyon öncelikle para musluklarını kesmeyi hedeflemekle birlikte PKK’ya yeni militan akışını da ciddi bir şekilde zorlaştırabilir. Çünkü son yıllarda örgüte en çok Avrupa ülkelerinden katılım oluyordu.

Altun PKK içinde bir nevi ‘dükadır’
Operasyonda çok sayıda isim gözaltına alındı. Bunların en önemlisi hiç kuşkusuz Ali Rıza Altun. 1956’da Kayseri Sarız’da doğan Altun köken olarak Kürt Alevisi. PKK’ya kuruluş aşamasında katıldı. 1980 Şubat ayında yakalanıp ömür boyu hapse mahkum edildi. 1992’de tahliye olduktan sonra Ortadoğu’da PKK faaliyetlerine katıldı. 2000 yılında Fransa’da siyasi iltica başvurusu yaptı ve PKK’nın Avrupa sorumluluğunu üstlendi. 2002 yılından beri İnterpol’ün kırmızı bülteniyle aranıyor.

Altun PKK içinde başlıbaşına bir örgüt, bir nevi “dükalık”tır. Örneğin son yerel seçimlerde aday belirlemede epey etkili oldu.

Cemil Bayık’a yakın Karayılan’la kavgalıdır
Altun paranın büyük kısmını kontrol ettiği için Kuzey Irak’taki örgüt üst düzey yöneticilerini pek dinlemez. Bunlardan Cemil Bayık’a yakın, Murat Karayılan’la kavgalıdır. Hatta Öcalan’a bile körü körüne bağlı olmadığı söylenir.

Altun defalarca çağrılmış olmasına rağmen Kandil Dağı’na gitmedi. Hakkında örgütün paralarıyla İsviçre’ye kaçtığı rivayetleri çıktı. Onun da Avrupa’dan yolladığı paraların bazıları tarafından çarçur edilmesinden şikayetçi olduğu söylendi. Altun’un bir başka ilginç yönü, PKK’dan bağımsız olarak, Paris’teki Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan aracılığıyla Irak’taki Kürt gruplarla, hep iyi ilişkiler içinde olmasıdır.

Seven, Ankara’ya rağmen serbest bırakılmıştı
Brüksel’de yakalanan Canan Kurtyılmaz (Asya) da önemli bir isim. 1991’de üniversite okurken PKK’ya katılan Kurtyılmaz, Eskişehir doğumlu, Kürt değil Tatar asıllı. Kurtyılmaz Karayılan tarafından Altun’un yerine “Avrupa sorumlusu” olarak atanmıştı. Onun yardımcılarından olan Hakkari Çukurcalı Nedim Seven de Fransa’nın Vennes kentinde yakalandı. Seven geçen yıl Eylül ayında Hollanda’da yakalanmış, Ankara’nın iade ısrarlarına rağmen serbest bırakılmıştı.

Washington’un çok bel bağladığı bu operasyon Türk kamuoyunu fazla heyecanlandırmadı. Bu, Kuzey Irak’tan birkaç PKK yöneticisinin (bu arada çoktan örgütten ayrılmış bazı isimlerin) yakalanıp getirilmesinin de kimseyi tatmin etmeyeceği anlamına geliyor.

DİĞER YENİ YAZILAR