15 Kasım 2003’te İstanbul’daki sinagog saldırılarının Hizbullah kaynaklı olduğu sanılmış, ama kısa sürede bunların El Kaide işi olduğu ortaya çıkmıştı. Danıştay baskını, Rahip Andrea Santoro cinayeti ve Hrant Dink suikastının ardında da Hizbullah izleri aranmıştı, şu ana kadar bir şey bulunamadı.
El Kaide’den etkilenmişler
Hizbullah’ın Malatya’daki katliamla da doğrudan bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. Çünkü Hizbullah uzun süredir yasal faaliyetlere ağırlık vererek yeniden yapılanılıyor. Silahlı eylemlere başlamak üzere olduğuna dair elimizde herhangi bir ipucu yok.
Hizbullah olsa muhtemelen misyonerler kaçırılır, günlerce sorgulanır ve bunların görüntüleri kaydedilirdi. İlk günkü haberler, katillerin Hizbullah’tan ziyade, internet ortamında bolca dolaşan, El Kaide’nin Irak ve Pakistan’daki “kafa kesme” görüntülerinden etkilenmiş olduklarını düşündürtüyor.
‘Ulusalcı söylem’ dikkat çekiyor
Ceplerinden gerçekten “Vatan için yapıyoruz. Ülke elden gidiyor. Şimdi de topraklarımıza göz diktiler” gibi notlar çıkmışsa herhangi bir radikal İslamcı grupla bağları olması çok zor. Çünkü bu tür cümleler daha çok milliyetçi/ulusalcı söylemde karşımıza çıkar. Zaten misyonerlik karşıtı cephede İslamcıların epey azınlıkta kaldıklarını da gözlüyoruz.
Beş zanlının herhangi bir örgütle doğrudan ilişki içindeki profesyonel militanlar olduklarını sanmıyorum. Tıpkı Trabzon’da rahip Andrea Santoro’yu öldüren 16 yaşındaki O.A. ve Danıştay’ı basıp hakim Mustafa Yücel Özbilgin’i katleden avukat Alparslan Aslan, Hrant Dink’i kurşunlayan O.S. gibi kendi başlarına veya çok dar bir çevreyle birlikte hareket ediyor olma ihtimalleri hayli yüksek.
Bu beş genç pekala özel bazı nedenlerle bu katliamı yapmış da olabilirler. Ayrıca ülkenin içerde ve dışarda düşmanlar tarafından kuşatıldığına, bölünüp parçalanmak üzere olduğuna, dinin de elden gittiğine, bu arada yöneticilerin uyuduğuna inanıyor ve durumdan vazife çıkarıyor olmalılar. Hizbullah’tan da, El Kaide’den de etkilenmiş olabilirler ama esas olarak popüler kültürün ürünü oldukları açık. Yani beş küçük “Polat Alemdar”la karşı karşıyayız.
Galiba onlar da birer “yalnız kurt” . Sürü halinde dolaşmaları olayı daha da tehlikeli kılıyor.
5 “yalnız kurt” daha
Hizbullah’ın Malatya’daki katliamla da doğrudan bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. Çünkü Hizbullah uzun süredir yasal faaliyetlere ağırlık vererek yeniden yapılanılıyor
Haberin Devamı

