Nasıl bir bilgisizlik, cehalet ve kışkırtmadır, nasıl bir “başka ülke toplumunu kasten kutuplaştırmadır” yabancı basının yaptığı belli değil.
Durun saygısızlığı unutmayalım, yazılarımızdan alıntılar yapıyorlar madem bunu da söyleyelim; son derece saygısızlar. Hem Türk toplumuna, hem de demokrasiye karşı.
Evet diğer ülkeler, özellikle de kendi çıkarları doğrultusunda iç ve dış siyasetinde oyun oynamaktan çekinmedikleri, Ortadoğu’nun kilit noktası olan ve ayrıca “ılımlı İslâm rol modeli” seçtikleri Türkiye hakkında elbette yazacaklar.
Ama ne seçim öncesi her gün yaptıkları baskıyı yapmaya, ne de seçimleri değerlendirirken Türk halkını bölmeye, rejimini ve bir kesimini aşağılamaya hakları yoktur.
Şu geri zekalılığa bakar mısınız; bir yandan 11 Eylül paranoyasıyla yaşar, İslâm ülkelerine ve hatta toptan İslâm dinine düşmanlık güderken diğer yanda Türkiye’nin sadece ve sadece laik-demokratik rejimi sayesinde diğer dinlere, ırklara saldırmayan, şeriat baskısı yaşamayan tek Müslüman ülke olduğunu unutuveriyorlar.
11 Eylül korkularıyla çizgi filmlere konu olan Amerikalıların New York Times gazetesi, en azından Türkiye’nin tüm dinlere, inançlara aynı ölçüde saygıyı sağlayan laik rejimine ve ona duyarlı insanlarına karşı “fırsattan istifade saldırma” yolunu seçmemeli iken “Laik elite tokat” başlığını atıyor.
Türkiye’de bundan önce başka partiler de yüzde 45’in üzerinde oylarla iktidara geldiler ama hiçbir dönemde yabancı basın böyle bir küstahlık içine girmemiş, bu tür manşetler atmamış, “laik elitler”, “İslâm ve laiklik arasındaki denge” gibi tanımlarla toplumu bölmemişti.
Ya Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısının “Erdoğan laik azınlığın haklarını da korumalı” cehaletine ne demeli?
Demek ki onlara göre AKP’ye oy verenler arasında hiç laik olmadığı gibi, geriye kalan yüzde 53.4’lük kesim de azınlık.
Acaba Tayyip Erdoğan’ın daha önce sanki laikler Müslüman değilmiş gibi yaptığı “zenci/beyaz” benzetmesindeki rolleri deiştirerek artık laikler azınlık; “zenci”, AKP’ye oy verenler “beyaz” denmesini mi bekliyor bu zır cahil Başkan Yardımcısı?
İngilizlerin The Times ve Independent gibi önemli gazetelerinin yorumları ise dikkatle incelenmeyi hak ediyor;
The Times “Bu seçimle İslamcı bir kişinin cumhurbaşkanı olacağı oylandı, bu seçimin sonuçları Anadolu’nun çok daha dışına taşıyor, Müslüman dünyasında politik İslâm için bir test anlamına geliyor” demiş. Independent ise “Türkiye’de İslâmcı bir hükümet seçim zaferi kazandı.”
“İslâmcı” ve “politik İslâm”la neyi kastettiklerini, Türkiye siyasetinin din tarafından yönlendirilmesi ihtimalinin onları neden bu kadar memnun ettiğini sormalı mıyız dersiniz?
Zenci laikler, beyaz AKP!
Haberin Devamı

