Yunanlılar'ın da kafası karışık!

Kafam öyle karışık ki, hani işimle birlikte yürütebileceğime inansam gidip Hukuk Fakültesi'ni bitireceğim.

Haberin Devamı

Kafam öyle karışık ki, hani işimle birlikte yürütebileceğime inansam gidip Hukuk Fakültesi'ni bitireceğim. Ama Türkiye'de hukukçuların da şaşınp kaldığına eminim, faydası olmayabilir.
Mamafih Yunanlıların kafası da karışık galiba, yalnız değiliz. Şöyle bir haber vardı dün:
Yunanistan'da kalbinden hasta bebeğine ameliyat parası bulmak için banka soyan bir adamı tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakmışlar.
ilk duyduğunuzda kulağa hoş geliyor. Aferin insanlık da bunu gerektirir, adamın banka soymak için kabul edilebilir bir nedeni var. Şimdi biraz daha dikkatli düşünelim; önce şunu söyleyebiliriz, banka soymak için herkesin kendine göre "kabul edilebilir", kendine göre "meşru sayılabilecek" bir nedeni olabilir. Canından çok sevdiği anası, babası, kardeşi veya kendisi hastadır ve ameliyat parası yoktur. Dul bir kadın (ki bunlardan ne çok var) çocuklarıyla sokağa atılmış bir ağaç kovuğuna sığınmıştır. Çocukları aç, sefil sokaktadır. Ya da hasta ve işsiz baba çocuklarını doyuramıyor, okutamıyordur.
Yunanlılar, böyle bir örneği sunduklarına göre onlara da aynı hakkı tanıyacaklar mı?
Yunanistan'da aynı durumda, bebeği hasta (dayanılmaz bir durum, sağlanan kolaylığa bütün kalbimle seviniyorum aslında... da) binlerce kişi olabilir, onlara da tanıyacaklar mı?
Tanımaları gerekmez mi? Buradan şu noktaya geliyoruz; "Yasalar ve uygulamalar bir kişi için değiştirilebiliyorsa, bundan sonra aynı konumdaki başka şahıslar ve benzer durumlar için
değiştirilemez mi?"
Yanlış anlaşılmasın, ben de Tayyip Erdoğan'daki olumlu değişiklikleri diğer demokrat arkadaşlar kadar takdir ediyorum, madem ki partisi seçildi başbakan olmasını da isterim. Ama bunun, şartlar ne olursa olsun "en doğal hak", "en doğru davranış şekli" olarak empoze edilmesini de saçmalamak olarak tanımlıyorum üzerinize afiyet... Kimse kusura bakmasın.

BASKI İÇEREN SÖZLER
Eğer Anayasa'nın, sadece partisi iktidara geldiği için, o genel başkana göre değiştirilmesi "en doğal seçenek" ise, her seçilmiş vatandaşın benzer bir değişikliği talep etmeye hakkı vardır.
"Anayasa bir kere değiştirilse ne olur?" Anayasa bir kere delindiğinde ne olmuşsa o olur. Arada herhalde hukuk açısından bir fark yoktur. Yani "Evet, ideolojik suçların, düşünce ve ifade suçlarının bu maddeden çıkarılması gerekir" derseniz,
doğrudur. Ama onun doğru olması, tam şu anda, bir kişi için, siyaseten gerektiği için değiştirilmek istenmesini de "doğru" yapmaz.
Tayyip Erdoğan'ın tüm ılımlı ve olumlu tavırlarına, konuşmalarına rağmen "Eğer AB, seçimi kazanmış bir partinin genel başkanının önünü açmıyorsunuz derse bunun sorumluluğunu kim alacak?" şeklindeki baskıcı sözlerini haklı yapmaz. Çünkü Anayasa'nın 10. maddesi de "Yasalar hiçbir ayırım yapmaksızın herkese uygulanır" diyor. "Cumhurbaşkanı da olsa uygulanır" demek değil midir bu?

SİSTEMİN GEREĞİ?
Değil diyorsanız, o zaman aynı durumda, halkın oylarıyla seçilmiş bir başkası, seçildikten sonra "Ben dolandırıcılıktan yargılanıyorum, onu da bu maddeden çıkarın" dediğinde ne yapacaksınız? O da halkın oyuyla iktidara geldi diye Anayasa'yı bir kez daha mı deleceksiniz, pardon değiştireceksiniz?
"Parlamenter sistemin gereği" diyenler acaba Jet Fadıl için de her türlü hakkın aynı sistemin gereği olduğunu düşünüyorlar mı? (Merak ettiğim bir şey daha var; Jet Fadıl bağımsız olmasaydı da AKP'li olsaydı, yemin ederken AKP'liler onu alkışlamayacak mıydı?)
Dediğim gibi ben de Tayyip Erdoğan'ı AKP içinde, onun yerine başbakanlık yapabilecek diğer isimlere tercih ederim. Yine de bu tercih bana "En çok onun hakkı, üstelik bu parlamenter sistemin gereği, yasalar da gerekiyorsa onun için değişmeli" dedirtmiyor.
Daha fazla vakit kaybetmemek, istikran bozmamak gibi nedenlerle değişiklik yapılacak belki ama hukuki açıdan oldukça tartışmalı bir konu.
Şimdi aklıma geldi, ya Yunanistan'da çocuğu hasta bütün babalar bankalara hücum ederlerse ne olacak?

DİĞER YENİ YAZILAR