Biz Yunanlılar'a nezaketin alâsını gösterir, gelen gemilerini çiçeklerle karşılar, yazarlarını, sanatçılarını baştacı ederken onlar Yunanistan'a giden basın grubuna;
"Ne kültürünüz, ne diliniz, dininiz bize benzemiyor. Sizi Avrupa'da istemiyoruz" konuşması yaparlar.
Biz centilmenlik şartlarına uyarız, onlar kabalıktan çekinmezler.
Şimdi de Yunanlı Yazar Mara Meimaridi İzmir Büyücüleri isimli kitabında Türkler'e ve özellikle Türk kadınlarına verip veriştirmiş. (İzmir konusunda Başbakan'a destek) Türkler'in pis olduğunu, kadınlarının "yemekleri çiğnemeden yuttukları için" dişlerinin kapkara ve çürük olduğunu ve de Türk kadınlarının Rum kadınları gibi cezbedici olmadıklarını yazmış. Türkler'e "yılan" benzetmesi yapmayı da unutmamış.
Yurtdışında lisan okullarında ve üniversitede çok sayıda Yunanlı arkadaşım oldu. Evleri, odaları, kendileri onlardan daha bakımsız ve pasaklı millet tanımadım. Vücutlarındaki, ayıptır söylemesi kollarının altındaki kılları örmek müm kündü, öylesine umursamaz ve özensizdiler.
Cazibe "önüne gelen erkeğe asılmak" anlamına geliyorsa evet bu onlarda fazlasıyla mevcuttu. Sakız gibi yapışmakta, tanıştıkları anda nişanlı havasına girmekte hiçbir sakınca görmüyorlardı.
Bunun milli duygularla filân alâkası yok, zira Türk erkekleri de hem bu serbestlik karşısında onlarla "kolay flörtü" tercih ediyor, hem de pislikleriyle alay ediyordu. Onun için, bu temizlik iddiası kafasını mutfak lavabosunda çizmeleriyle birlikte yıkayıp aynı küvete, aynı suya arka arkaya girebilen, ağzını köpeklere yalatan İngilizler'in bize temizlik öğretmeye kalkmasına benziyor.
"Türk kadınının Rum kadınları gibi cezbedici olmadığı"na gelince... Onlara hodri meydan diyebiliriz; her ne kadar Türk kadınları "cazibe"yi kendilerinden farklı algılıyorsa da, her ne kadar Türk kadın yazarlar beyinleriyle, ilkeleriyle, doğru haber ve yazılarıyla gündemde olmayı tercih etse de yazarlar bazında bile yapabiliriz bunu...
Mara hanım çıkar mı ortaya?
Buyursun!
(Not: Böyle bir kitabı bir Türk yazar yazsa önce Türk "aydın"lar hakaret ederdi ona, orada da yapıyorlar mı acaba?)
Trafik eğitimi için iyi bir buluş
Milli Eğitim Bakanlığı, Trafik Müdürlüğü, Sütaş, Doğuş Otomotiv'in ortaklaşa hazırladığı 2006 ilköğretim okulları arası trafik konulu rap yarışması çalışmaları başlıyor.
Geçen yıl jürisinde olduğum yarışmanın öğrencilere müzik ve dans zevkiyle çalışma ve öğrenme fırsatı sunduğunu, sanat yoluyla trafik bilincinin gelişmesine önemli bir katkıda bulunduğunu yakından izleyerek gördüm.
Aynı yarışmada ne kadar yetenekli çocuklarımızın olduğunu da gördüm, bu tür faaliyetlerin yeteneklerin erken yaşta ortaya çıkmasını sağladığına inanıyorum.
Eski İstanbul İl Trafik Müdürü (yeni trafikten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı) Ali Kemal Hanlı'nın gönüllü çabalarıyla başlatılan "Trafik Rap Festivali" ne katılmak isteyen öğrenciler detaylı bilgiyi www.doguscocuk.com.tr veya www.sutas.com.tr adreslerinde bulabilirler (sorular için tel: 0212 283 88 74). Kazananlar bilgisayar, müzik seti gibi değerli ödüller alacaklar.
Son başvuru tarihi: 31 Aralık 2005...
Yunanlı yazara hodri meydan!
Biz Yunanlılar'a nezaketin alâsını gösterir, gelen gemilerini çiçeklerle karşılar, yazarlarını, sanatçılarını baştacı ederken onlar Yunanistan'a giden basın grubuna; "Ne kültürünüz, ne diliniz, dininiz bize benzemiyor. Sizi Avrupa'da istemiyoruz" konuşması yaparlar
Haberin Devamı

