Yüksek Seçim Kurulu “şeffaflığı” reddetti!

Haberin Devamı

Yüksek Seçim Kurulu bir devlet kurumudur, bu nedenle devletin erklerinden biri olan ‘yasama’yı (Meclis) oluşturan siyasi partileri, hele de Meclis’in 2’nci büyük partisini yok sayma gibi bir lükse, bir hakka sahip değildir.

Oysa görüldü ki böyle bir hakkı olduğunu sanıyor. Ya da kasıtlı olarak süreyi geciktirip bildiğini okuyor, açıkça taraf tutuyor. Medyaya referandum yasağı koyuyor ama kendisi taraf olmaktan vazgeçmiyor.

Ana muhalefet partisi CHP, YSK’dan son derece haklı bir istekte bulundu. ABD’de hile yapıldığı ortaya çıktığı, dışarıdan müdahalenin kolay olduğu anlaşıldığı için bazı ülkelerin kullanmayı reddettiği bilgisayarlı toplama sistemi Türkiye’de de endişe yaratıyor. Bu bilinmekte, tartışılmakta...

CHP; “Bilgisayara gelen rakam yazılırken biz de görelim, sandık bazında hata var mı? Varsa hemen anında itiraz etmek mümkün” diyerek oyların toplanma sürecini izlemek istedi.

DSP aynı talepte bulundu.

Günler geçti YSK’dan olumlu ya da olumsuz ses yok. Medyadan da gelen uyarılara, hatırlatmalara rağmen ve AKP’nin “her çeşit kimlikle oy kullanılması talebine” derhal olumlu yanıt vermişken bu talepleri, uyarıları duymuyormuş gibi, hiç olmamış gibi kapı duvar sessizliğinde kaldı.

Oysa YSK taraf tutamaz.

YSK keyfi hareket edemez, şeffaflık talebini reddedemez.

Kararları değiştirilemeyen bir kurum olması ona “milli iradenin seçtiği partileri yok sayma” hakkını vermez.

İSTEDİĞİ TV’LERİ KAPATTI

YSK, bir yanda devlet televizyonu TRT’den Ülke TV’ye, Kanal 24’ten Samanyolu’na ve siyasi gücün güdümünde olan birçok kanala kadar ekranlarda yapılan taraflı yayınları görmezken Kanal B ve Halk TV’ye ‘taraflı yayın yaptığı’ iddiası ile kapatma kararı veremez (vermemelidir).

Verdiğinde, aynen bugün olduğu gibi asıl kendisinin taraflı olduğu imajını yaratır. Eğer “Hayır oylarının üzerine de Evet damgası vurulacak” diye ısrar ederse (ki etti) yine taraflı olduğu düşünülür.

Sandıklarda isteyen parti görevlilerine tutanak vermeyeceğini, sadece “sandık başkanı ile iki partiye” vereceğini söylerse yine aynı şey düşünülür. Yüksek Seçim Kurulu, muhalefet partilerinin talebine neden cevap vermediğini açıklamak zorundadır ama referandumdan sonra hiçbir anlamı olmayacağını, bu itirazların cevapsız kalacağını biliyor. Onun için mi bu oyalama yapıldı?

EMNİYET YİNE KULLANILACAK MI?

29 Mart yerel seçimlerinde bazı ilçelerde Emniyet Müdürlüğü’nün işe karıştığı, polislerin “oyların ilçe seçim müdürlüklerine teslimi” sırasında parti görevlilerine müdahale ederek içeri almadığı, “YASAK” dediği duyumları birçok ilçeden gelmişti.

Bunun seçimde yapılması suçtur ama bu referandum üstelik seçimden de daha önemli... Umarız partiler bu kez benzer bir durum olduğu takdirde ne yapılacağı ile ilgili önlem almışlardır.

***


Öğretmenlere negatif ayrımcılık!

Geçen Çarşamba akşamı Siyaset Meydanı’nda gecenin 3.30’una kadar izlediğim Süheyl Batum-Burhan Kuzu karşılaşmasını yazmıştım bugün için. İki anayasa hukukçusunun, yapılan değişiklikleri tartıştığı bu karşılaşma gerçekleri olanca açıklığıyla, “en hayırlı” şekilde öyle güzel anlatıyordu, kendi sözlerinden bile emin olmayan tarafı mimikleriyle, bakışlarıyla öyle net ortaya koyuyordu ki gerçekten izlemeniz ya da okumanız gerekirdi. Ama “yasaklar” başladığı için maalesef yayımlayamadım.

Onun için çok önemli başka bir noktaya dikkat çekeceğim. “Öğretmenlerin sandık başlarında bulunması” her nedense önlenmeye çalışılmış. Ankara’da öğretmenler yerine başka kamu kurumlarından memurların görevlendirilmesi istenmiş. Adana’da ise Seyhan Kaymakamlığı referandum sandıklarında görev yapacak öğretmenlerin sendika bilgilerini istemiş.

Yıllardır böyle bir talebe hiç rastlanmadığı için doğal olarak hemen akla fişleme olayı ve “fişleme utancı son bulsun” afişleri gelmiş. Bazı milletvekilleri tarafından İçişleri Bakanlığı’na bu talebin etik olmadığı bildirilerek ‘nedeni’ sorulmuş.

Cevap için artık çok geç ama öğretmenler gibi toplumun eğiten, dürüstlüğü öğreten, aydın bir kesimine yapılan bu negatif ayrımcılık dikkat çekici ve geçte olsa cevabının mutlaka verilmesi gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR