Yok mu bir Angelina Jolie yürekli?

Dünya onu sıradışı güzelliği, seksapeli, çılgın fikirleriyle tanıyor. Birkaç yıl içinde bu özellikleri ile zirvedeki sanatçılar arasına giren Angelina Jolie'nin sanatçı kimliği dışında bir farklı özelliği daha var

Haberin Devamı

Dünya onu sıradışı güzelliği, seksapeli, çılgın fikirleriyle tanıyor. Birkaç yıl içinde bu özellikleri ile zirvedeki sanatçılar arasına giren Angelina Jolie'nin sanatçı kimliği dışında bir farklı özelliği daha var; tüm çılgınlıklarına rağmen Asya ülkelerinden iki kimsesiz çocuğu evlât edinecek ve Birleşmiş Milletler'de iyi niyet elçisi olarak çalışıp fakir ülkelere milyonlarca dolar yardımda bulunacak yüreğe sahip olması...Angelina Jolie bugüne kadar yaptığı yardımlar nedeniyle geçenlerde Birleşmiş Milletler'den "Evrensel Yardımsever" ödülü almış.

Bizde de okulsuz köylere okul yaptıran, depremlerde büyük paralar bağışlayan sanatçılar oldu. Ama sevilen sanatçı kimliğini toplumsal kazançlar yönünde seferber eden, gönüllü olarak ortaya çıkıp bir misyon için çalışan pek az sanatçı gördük ki Sezen Aksu bunlardan biridir.

Televizyonlardaki programlara bir göz attığınızda sanatçı konuşmalarının koca bulma ve çocuk doğurma çerçevesi içinde dönüp durduğunu görüyorsunuz. Aa, bir de güzellik, estetik, yemek vs. Gazetelere bakın ünlü sanatçılar ne söylüyorlarsa kişisel reklâmlarını yapmak üzere söylüyorlar. Başka bir amaç yok... Sonuçta incir çekirdeğini dolduracak bir yararlı faaliyet yok... Oysa memleketimizde ucundan tutulacak, omuz verilecek ne çok sorun mevcut. Meselâ PKK terörü... "Sanatçılar ne yapsın" demeyin, çok şey yapılabilir; Nasıl mı?

Sanatçılar ve PKK terörü
Gencecik askerlerimiz, 18, 19 yaşındaki erlerimiz birbiri ardına şehit düşüyor. Terhisine bir ay kalmış Mehmetçiğin şehit olduğu haberini içimiz titreyerek, yanarak okuyup unutuveriyoruz. Neden? Neden sadece onlar üstleniyor bu ülkeyi savunma görevini ve onlar ölürken Doğu'da pek sevilen bir erkek sanatçı trilyonlarına trilyon katarak TV'lerden küfür, hakaret yağdırıyor?

Ona düşen başka hiçbir vatandaşlık görevi yok mudur? Giyinip kuşanıp TV'lerde, küplerde, dizilerde boy gösteren, gerekli gördüğünde selülitlerini bile reklâm amaçlı olarak gösteren kadın sanatçılara düşen toplumsal görevler yok mudur? (Devam Edecek)

Bakan Koç yine güldürdü!
Yaptıklarının her biri ağlanacak şeyler aslında ama ne diyoruz Türkiye'de; "güleriz biz ağlanacak halimize"... Onun için yine gülmeye çalışalım...

Önce "Ben Müslüman değil miyim, neden görmek istemeyeyim", sonra "Ben yerinde görecektim, bürokratlar yanlış anlamış", bunları yutruramayınca da isim verip müfettişler tarafından sorguya çekilmesini sağladığı, kurban olarak seçtiği 11 Kültür ve Turizm Müdürü Doç. Dr. Ahmet Bilgili'nin üstüne suçu atma.

Hem de ne komik, ne kara mizah bir iddia ile: "Yeni ve gümüş bir kutu yaptıracaktık, kutuyu görmek istedim, o havaalanına getirmiş"... Burada Sakal-ı Şerife ne kadar önem(!) verdiklerini gösteren "gümüş kutu" vurgulaması ayrı bir aldatmacadır.

Ama bu kadar komedi yeter artık. Daha fazla gülmek istemiyoruz Bakan Koç! Fehmi Koru yabancı bir devlet başkanının Sakal-ı Şerifi ödünç istemesinin doğal olduğunu, olayda saygısızlık olmadığını, medyanın çarpıttığını
iddia etmiş.

Hayır Sayın Koru, gücenmeyin ama asıl bu sözlerde kesinlikle hata var. Bugüne kadar yabancı devletler elimizdeki tarih, kültür varlıklarının yansından çoğunu çalıp kendi müzelerine koydular. Bugün Anadolu medeniyetlerine ait en güzel eserleri onların müzelerinde görebiliyorsunuz. Sakal-ı Şerif gibi hem tarihi, hem kutsal, tüm topluma ve tüm kuşaklara ait bir emanet, sorgusuz sualsiz, sadece Başbakan'ın kararıyla yabancı bir devlet başkanına verilemez. Verilirse bu koca bir saygısızlıktır ve medya olayı doğru şekilde yorumlamıştır.

Şimdi topluma bir açıklama borçlular gerçekten. Kesinlikle! Ama bu, artık hiçbir sözüne güven duyulmayan, Attilâ İhan'ın cenaze töreninde halkın "istemiyoruz" diye topluca yuhaladığı Bakan'dan değil, Başbakan'dan bekleniyor.
Tayyip Erdoğan doğrunun ne olduğunu -unutturmaya çalışmadan- açıklamalıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR