Yazı okuma dersleri

Arada bir bunu da yapmak gerekecek galiba... Bazen öyle okur mektupları geliyor ki anında ben de oturup "Siz bu yazıları nasıl okuyorsunuz? İlk cümle veya ilk paragraftan sonra kaleme mi sarılıyorsunuz?" diye sorma ihtiyacı hissediyorum. Ve çoğu kez yapıyorum da...

Haberin Devamı

Arada bir bunu da yapmak gerekecek galiba... Bazen öyle okur mektupları geliyor ki anında ben de oturup "Siz bu yazıları nasıl okuyorsunuz? İlk cümle veya ilk paragraftan sonra kaleme mi sarılıyorsunuz?" diye sorma ihtiyacı hissediyorum. Ve çoğu kez yapıyorum da...

Okuduğunu düşünmek, yazarın ne kastettiğini anlamaya çalışmak filân yok. O kafasından peşin peşin okuyacağı şeyin kararını vermiş, yorumlamış zaten...

Meselâ Başbakan'ın "Dindarların siyasete girmesinden rahatsız oluyorsanız bu halk sizi affetmez" sözüne karşılık 'Bunu söylemekle dindar insanlar arasında kelime oyunlarıyla yanıltılabilecek, nispeten az eğitimli veya eğitimsiz olanların gözünde bir anda puan topluyor' anlamında bir şeyler yazmışsanız cevap şöyle geliyor:

"Dindar insanlar cahil ve eğitimsiz kalabalıklar değildir. Olsaydı siz bu kadar paniklemezdiniz zaten. (...) Dindar insanlar haklarıyla, alınlarının teriyle bütün engellemelere rağmen en iyi eğitimi alıyorlar (...) Bu durum sizi bunalıma sokmuş galiba..."

İşte aslında bu her ne kadar eğitimli olduğunu iddia ediyorsa da, yazan kişinin söyleneni anlamadığını gösteren bir durum.

Yine aslında bu toplumu dindarlar/dindar olmayanlar diye nasıl böldüklerinin de açık bir örneği...

Yazan beyefendi kendini "dindar ve dindarları da korumaya yetkili şahıs" olarak görüyor, beni ise "dindarlara karşı ve onları aşağılayan kişi"...

Ben de her zaman diyorum ki, toplumunun çoğunluğu Müslüman olan ve üstelik laik-demokratik rejimle yönetilen bir ülkede kim, ne hakla başkasının inancını, dinini, dindarlık ölçüsünü sorgulayabilir? Buna Allah'tan başka kim karar verebilir? Benim veya bir başkasının senden daha iyi, daha makbul bir dindar olup olmadığının takdiri sana mı kalmış?

Ama ülkenin başbakanı ve hükümet üyeleri din üzerinden toplumu bölmekten çekinmezse vatandaşın bunu yapmasına da şaşırmamak gerekiyor.

Bakın nasıl hepimizi din, inanç açıklamak, savunmaya geçmek zorunda bırakıyorlar... Bugüne kadar böyle bir zorunluluk duyduk mu?
"İbadet Allah'la kul arasındadır" diyen biz, Türkler değil miyiz?

Biliyor musunuz ben hep okurlarımın görüşlerine (olumlu/olumsuz) kulak vermişimdir ama okuduğunu anlamadan, düşünmeden, tartmadan değerlendirmeye kalkan okura da çok kızıyorum.

Hep onlar mı bize kızacak?

Özürlü çocuklara 23 Nisan şenliği!
Bu yıl Lions Klüplerin, dünya çapında en büyük ödülünü alan iki gazeteciden biri olmanın mutluluğunu anlatacak zaman bulamadım ama yakında bulacağım inşallah. Ondan önce Lions 118-T Yönetim Çevresi'nin 23 Nisan'da düzenlediği şenliğin bilgisi geldi: "Dünya ülkelerinden ve ülkemizin çeşitli bölgelerinden gelecek özürlü çocuklarımızın da katilimi ile Omurilik Felçlileri Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 1. Uluslararası Gülen Çocuk Şenliği" hazırlamışlar.

Şenlik saat 20.00'de Feshane Kongre ve Fuar Merkezi'nde başlayacak.

Bilgi almak için 0212- 230 02 42 veya 0212- 234 93 91 numaralara başvurabilirsiniz.

DİĞER YENİ YAZILAR