Yaygın bir andropoz sendromu!

Evdeki Bulgar hizmetçi için eşini ve çocuklarını terkederek otele yerleşen (sevgilisiyle birlikte) Eşref Cerrahoğlu basının ve toplumun tepkisi karşısında bir basın toplantısı yapmak zorunda kalmış

Haberin Devamı

Evdeki Bulgar hizmetçi için eşini ve çocuklarını terkederek otele yerleşen (sevgilisiyle birlikte) Eşref Cerrahoğlu basının ve toplumun tepkisi karşısında bir basın toplantısı yapmak zorunda kalmış.

Boyunca çocukları yetişmiş olan Cerrahoğlu toplantıda “evlilikten sıkıldım, eşime allahaısmarladık deyip çıktım” gibi ancak 25’lik gençlerden beklenebilecek lâflar yanında asıl şoku “Tıpta buna andropoz deniyorsa, evet öyleyim” sözüyle yaşatmış muhabirlere.

Herhalde genç muhabirler ülkedeki birçok genç erkek gibi “Demek sıra andropoza gelince biz de böyle olacağız, karılarımızı atıp genç kadınların peşine düşeceğiz, daha da kolayı hizmetçileri elde ederek cariye sistemi getireceğiz” diye düşünmüşlerdir.

Yine de... Hiç değilse Eşref Cerrahoğlu, kendisiyle aynı gün dereyi geçirmek üzere sevgilisini kucağına alan (!) BELBİM eski genel müdürü gibi eşini ikinci kadınla beraber basının karşısına çıkarmayı denemedi.

Zira maşallah bir takım örnekler, öncüler sayesinde öyle bir cinsel özgürlük zırvası yaratıldı ki, kafalar ve kavramlar öyle karıştırıldı, öyle olaylar görüp duyduk ki artık her şey beklenebilir.

KADININ ZAVALLILIĞI!
Ve “bireysel özgürlük” kavramını bizden çok daha önce tanıyan, uygulayan Amerika’da, Avrupa’da nadiren rastlayacağınız durumların eleştirileri bile, sırf aykırı olmak adına “Ne varmış yani, evli erkekler de canının istediğini yapsın” gibi veciz karşı çıkmalarla karşılaşabilir.

Ertuğrul Özkök dünkü yazısında “sevgilisine dere geçirten” eski Genel Müdür’ün eşini sevgilisiyle birlikte basın karşısına çıkmaya nasıl razı ettiği konusunu irdelemekteydi. Şaşırmakta çok da haklıydı, normalde onurlu bir kadına bunu kabul ettirmek çok zordur, ama...

Ama... Bu normalde, bizde ise şartlar anormal! Uzun yıllar süren bir evlilikte, çoluğu çocuğu yetişmiş, çoğu çalıştırılmayarak eve kapatılmış kadınlar, hele de maddi gücü yoksa ve erkeğe bağımlıysa bu tür bir başkaldırıyı kolay kolay yapamıyor.

Öncelikle düzenleri bozulmasın, çocukları yıkılmış bir yuvada mutsuz olmasın, kendileri toplum içinde ve özel yaşamlarında yapayalnız bir kenarda kalmasın diye yapamıyorlar.

AKP MEDENİ KANUN’U NEDEN DEĞİŞTİRMİYOR?
Maddi açıdan ise Medeni Kanun’un Mal Rejimi maddesini bu tür durumlar için güdük bırakan Ecevit (Koalisyon) Hükümeti’nin yüzünden ortada bırakılacakları için yapamıyorlar. Bu belki Fulya Cerrahoğlu için geçerli değildir ama 2002’den önce evlenmiş kadınların çoğu için geçerli...

Ayrıca bütün bunlar bir yana, özellikle karısının tesettüre ve dört duvar arasına girmesinden memnun, böylece otorite kurarak sınırsız özgürlüğe kavuşmuş erkekler için kadına her istediğini yaptırmak diğerlerinden daha da kolaydır. (Devam edecek.)

*****

Kolay Şöhret!
Orhan Pamuk bilmediği, araştırmadığı ama Türkiye için hayati önem taşıyan konuda yaptığı uluslararası açıklama ve bu nedenle açılan davayla Avrupa’da taraftar toplamış, adını daha kolay duyurmuştu.

Elif Şafak ise “ABD’ye gelince Zoryan Enstitüsü beni eğitti, soykırım olayını çözüverdim” dedikten sonra yazdığı ve “Türklerin Ermenileri koyun gibi kestiğinin” anlatıldığı kitabına açılan davayla şöhret oldu.

“Aman AB bu davaları izliyor” diye TÜSİAD bile bu hanım için araya girdi.

Ne kolay değil mi ün kazanmak?

Serdar Ortaç’ın şarkısındaki gibi “dansöz” olabiliyor ve iyi kıvırtabiliyorsanız, omurganız kendi ülkeniz aleyhine tarihi bile saptıracak kadar esnekse, tarihi bir yana bırakıp kendilerine göre tarih yazan Ermeni diasporasınınkilerden farksız görüşleri savunabiliyor ve bu olaylardan yıllarca sonra Türk diplomatlarının Ermeni örgütleri tarafından katledildiğini bile unutabiliyorsanız ne kolay!

DİĞER YENİ YAZILAR