"Yaşamak istiyorum!"

Onbeş yaşında bir gencin birçok organına sıçramış olan kanserden nasıl kurtulduğunun hikâyesini size "Melekler Şehri" başlıklı yazılarımda anlatmıştım

Haberin Devamı

Onbeş yaşında bir gencin birçok organına sıçramış olan kanserden nasıl kurtulduğunun hikâyesini size "Melekler Şehri" başlıklı yazılarımda anlatmıştım.

Ayrıca vücudunda, alınması güç ve çok büyük bir kitle oluşmuştu. Doktorlar, ameliyat olsa bile kurtulmasını mucize olarak görüyor, hiç ameliyat yapmamanın daha iyi olacağını bile dile getiriyorlardı.

Önce İstanbul Cerrahi Hastanesi'nin sahibi, ünlü göz doktoru Sinan Göker'le konuştum. O "her türlü yardıma hazır olduğunu" bildirdikten sonra operasyonu yapacak olan (ve büyük bir şans eseri Türkiye'nin en iyi operatör doktorlarından) Mehmet Ali Yerdel hastayı gördü. Çok zor olan bu ameliyatı yapabileceğini ama "her ihtimalin söz konusu olduğunu" söyledi. Arkadan devreye EMAR'ın sahibi Dr. Alptekin Peker, MEDICA'nın sahibi Dr. Murat Dinçer, Onkolog Dr. Bülent Zülfikar girdiler. Hastanenin olağanüstü bakımı, altın kalpli doktorların gönüllü çabası ile Okan'ın hayatı kurtuldu.

Onun en büyük isteği okumaktı ve çok başarılı bir öğrenciydi de ama bu hastalık onu uzun süre okulundan ayırmıştı. İstanbul Milli Eğitim 11 Müdürü Ömer Balıbey ve Şehremini Lisesi Müdürü Ata Özer'in "hayati tehlike" olduğu için raporları kabul etmesiyle Okan kaybettiği zamanı telafi ederek sınıfını geçti.

Bugün, çalışarak üç çocuğunu tek başına ve zorluklar içinde okutan annesiyle birlikte, sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürüyor. O hastane, doktor ve klinikler de hâlâ gönüllü olarak kontrollerini yapıyorlar.

Yazarken beni ağlatan olaylardan biridir bu... Pırıl pırıl bir gencin hayatının bir mucizeyle kurtulmuş olması...

Son şansı!
Şimdi benzer durumda 25 yaşında bir başka genç var. Çocukken, oyun sırasında bir duvardan düşerek felç olmuş. Bugüne kadar bütün hayatını yatarak ve tekerlekli iskemlede geçirmiş, bu nedenle şimdi kuyruk sokumunda tehlikeli, büyük bir kitle var alınması gereken.

Şu anda Çapa'da yatıyor ve ameliyat gününü bekliyor. Ameliyatı yapacak olan doktor yine "durumun tehlikeli, ameliyatın 15-16 saat süreceğini ve çok zor" olacağını söylüyor.

Ama Bayram ümidini yitirmiyor. Gönderdiği mektuplarda "Yaşamak istiyorum", "Son şans" gibi başlıklar var. İyileşirse beni gazetede görmeye geleceğini söyleyerek "hakkınızı helal edin" sözleriyle bitiriyor bu mektupları.

Keşke Çapa da bu gibi ameliyatları (az gelirli insanlar için) ücretsiz yapsaydı. Ama öyle değil ne yazık ki... (Borç alarak 10 milyar TL'yi bulmuşlar, daha 20 milyar TL lazımmış.) Onun için şimdi Bayram'ın hesap numarasını vereceğim, "depremzede dede"yi yazdığımda altın kalpli okurlarım ona yardım yağdırmışlardı, (o da hâlâ her alışında, gönderenlere dualarını yazıyor) umuyorum yine yardım etmek isteyenler olacaktır.

Unutmayın, küçük bir miktar da olsa "damlaya damlaya göl olabilir"... Ve onun "son şansı" ümide dönüşebilir.

Şimdiden hepinize teşekkür ediyor, Bayram'a da bol şans diliyorum.

Onun için hep dua edeceğim.

(Akbank Yeniköy Şubesi - No: 31 662, Ağabeyi Hasan Yalçın)

(Not: Onlara yardım konusunda ben de elimdeki tüm imkânları kullanıyorum, aklınıza "sen ne yapıyorsun" sorusunun gelmemesi için bilmenizi isterim.)

DİĞER YENİ YAZILAR