Yargıtay'ın örnek kararı!

Daha neler duyacağız bakalım ... Eminim sizler de her gün gazeteleri elinize alıp Türkiye'de olup bitenlere göz attığınızda aynı cümleyi kendi kendinize tekrarlayıp duruyorsunuzdur

Haberin Devamı

Daha neler duyacağız bakalım ... Eminim sizler de her gün gazeteleri elinize alıp Türkiye'de olup bitenlere göz attığınızda aynı cümleyi kendi kendinize tekrarlayıp duruyorsunuzdur.

Ben papağana döndüm, hangi habere baksam dudaklarımdan bu sözler dökülüyor ve her seferinde gazeteleri can sıkıntısıyla bırakıyorum elimden.

Dün duyduğumuz iki haber; 17 yaşında bir kızla imam nikahlı oturan ve cezaevinden afla bırakılmış bir adam (daha doğrusu bir deli) kızın sırtına jilet ve kızgın bıçakla ismini defalarca yazmış. Vahşet!

Bir kadınlar gününü basan saldırganlar "Polisiz, şikayet var" diyerek kadınlara tacizde bulunmuş. Dehşet!

Madem ki hep benzer olaylar tekrarlanıyor, biz aynı üzüntüleri tekrar tekrar yaşamak zorunda bırakılıyoruz, dünyaya "barbar toplum" olarak rezil ediliyoruz o zaman biz de tekrar tekrar soralım;

"Neden bu vahşet olayları Türkiye'de bu kadar sık görülüyor ve hatta giderek artıyor?"

Sorunun cevabını bulmak devletin işidir; psikologlarla, sosyologlarla, hukukçularla araştırmak ve çözüm yaratmak onların görevidir.

Dışardan bakarak biz bile bazı nedenleri görebiliyoruz; örneğin sırtına jilet ve kızgın bıçakla yazı yazılan kadın şikayetçi olduğunda karakolda "Kimbilir bunu haketmek için kocana ne yaptın, haydi bakalım onunla evine dön" deniyorsa bu tür suçlan önleyemezsiniz... Bu gibi ruh hastalarını tedaviye göndermez, cezaevinden de afla çıkarırsanız olayın, suçun tekrarını sağlarsınız. Ev basan zorbalara verilmesi gereken ağır cezalan bin çeşit "hafifletici neden" bularak indirmeye çalışır, sonunda da salıverirseniz ev basmak serserilerin eğlencesi haline gelir.

Tek bir iyi haber duydum son günlerde: "Yargıtay cinsel taciz iddiasında mağdurun ifadesini yeterli buldu." Çok uzun zamandır yapılması gerekenin bu olduğunu, taciz veya tecavüz olaylarında, araştırma-soruşturma yapıldıktan sonra ortada onu suçlamaya yeterli ciddi nedenler yoksa, mağdurun (ki bu genellikle kadındır) sözlerinin doğru kabul edilmesi gerektiğini yazıp durdum. Bunu anlamak için hukukçu olmaya gerek yok, hemen her olayda, toplu tecavüzlerde bile suçluların kurtulmak için "kendisi de istedi" dediğini biliyoruz. Yargıtay'ın "örnek" kararının çıktığı olayda ise görülen o ki yalancı şahitler bile bulunmuş. Ama mağdur sekreterin "bir başka işçiyle ilişkisinin olduğunu ve bu yüzden müdüre komplo kurduğunu" söyleyen diğer işçi tanıkların ifadesi kabul edilmemiş. Yargıtay'ın karan şöyle: "Bir kadın işçinin nedensiz yere kendisinin cinsel tacize uğradığı yönünde bu kadar ayrıntılı olarak açıklamada bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır." Yargıtay 9. Hukuk Dairesi aynı zamanda tacizde bulunanın yönetici olmasını ve kadını işten çıkarmakla tehdit etmesini de değerlendirmiş ve cezayı ona göre vermiş.

Sonuç muhteşem! Umalım da bundan sonra tacize, tecavüze niyetlenenlere ders olsun.

Medyada taciz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, "kendisinin de adının geçtiği bir yazıma sinirlenerek" ertesi gün köşesinde çağdışı bir cinsel ayrımcılık örneği sergileyen yazarın meslek ilkelerini ihlal ettiği kararını vermiş.

Aslına bakarsanız yazısının bir ülkenin en saygın, en üst düzey basın kuruluşu tarafından "Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi"ndeki kurallara, meslek ilkelerine aykırı bulunması, bunun açıklanması her ülkede "onurlu bir gazeteci" için yeterli cezadır.

Kendi meslektaşına karşı "Gazeteci; iftira, hakaret, lekeleme, söylenti, dedikodu ve dayanaksız suçlamalardan uzak durur" ilkesine ve gazetecinin temel görevleri ve ilkelerinin 3. maddesindeki cinsiyet ayrımcılığı yapmama kuralına sadık kalmayan ve kalmadığı "meslek cemiyeti" tarafından açıklanan birinin artık toplumda varolan (veya varsayılan) güvenilirliği büyük ölçüde zedelenmiştir.

Bundan sonra saygı, insan hakları, şiddet, ayrımcılık gibi konulardaki yazıları güven vermeyecek, iftira ve suçlamalan daha dikkatle değerlendirilecektir.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti" ne meslekte saygının devamına katkı sağlayacak bu çağdaş kararından dolayı teşekkür ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR