Yalancı hayırsever ve gerçeği!

Birileri "hayırsever" olduğunu iddia ederek AKP'li belediye başkan eşlerini en lüks otellerde ağırlayıp İstanbul'u gezdirmeyi de "hayır" zannederken başka birileri gerçek hayır peşinde...

Haberin Devamı

Birileri "hayırsever" olduğunu iddia ederek AKP'li belediye başkan eşlerini en lüks otellerde ağırlayıp İstanbul'u gezdirmeyi de "hayır" zannederken başka birileri gerçek hayır peşinde...

Dar gelirli öğrencileri barındıracak, 100 öğrenci kapasiteli bir kız yurdunu eşi adına yaptırarak Batman a hediye etmek üzere işe koyulan Ahmed Pekin'e "masrafları vergiden düşebileceği" söylendiğinde "Ben avukatım, neyi vergiden düşeceğimi iyi bilirim ama yaptığını hayrı kimseyle paylaşmam. Hepsini kendim ödeyeceğim" demiş. Bunları duyunca "devletten kıl koparsak kârdır" anlayışıyla hareket eden, milletin hakkına el uzatan ve yaptıkları ortaya çıkınca da kılıf üstüne kılıf uyduran sorumsuzları düşündüm.

Süleyman Demirel Batman'ın yeni kız yurdunun temelini atmak üzere mikrofona geldiğinde önce öğrencileri tam bir baba edasıyla yanına çağırdı... Pırıl pırıl, şık, bakımlı genç kız öğrenciler vardı aralarında. Bazı kızların okul etekleri, 35 derece sıcaklıkta giydikleri kalın siyah uzun çorapların üstünden ayak bileklerine kadar inmekteydi... Cıvıl cıvıl, neşeli, mutlu görünüyorlardı hepsi de...

"Her şeyi sizin adınıza yaptık. Ovalarımızı sulamak için barajlar, okullar yaptık. Kolay olmadı. Ne görüyorsanız hepsi Cumhuriyet'in eseridir. Büyük Atatürk'ün gösterdiği hedefe, Cumhuriyet'e iyi sarılmalıyız. Gelin Türkiye'ye hep birlikte sahip çıkalım. Şimdi sizin adınıza bu hayırseverleri kutlayacağım" dedikten sonra "gerçek hayırseverlere" şöyle seslendi:

"Ülkenin hayırseverleri, dünyadan giderken 'iyi bir iş yaptım' demek istiyorsanız, eğitim alanı boş. Hepinizin gayretine ihtiyaç var. Buralara yatırım yapın!"

"Bölge baskı altında"
Babası Mimar Muhittin Fahir Perçin'in eğitime yatırım yapması için yıllardır kendisini teşvik ettiğini söyleyen Düriye Neşe Pekin in kız yurdunun temel atma töreninden sonra Süleyman Demirel kendisiyle birlikte Batman'a gelen biz 8 gazeteciyle bir toplantı yaptı. Bu toplantıda ona Batman'da karşılaştığımız, sokaklarda, evlerinin balkonunda gördüğümüz tüm insanların çok mutlu göründüğünü ama Belediye Başkanı'nın "kimlik sorunu"ndan söz ettiğini söyleyerek bütün samimiyetimle "Sizce nedir bu kimlik sorunu?" diye sordum.

Demirel "Bölge halkı ile önünde bulunanların farklı olduğunu ve farklı söylemlere sahip olduğunu, bölgedeki insanların bu baskıdan kurtulması gerektiğini" söyledikten sonra:

"Bu halkın Türkiye'den kopması mümkün değildir, ayırımcı sloganlar, hareketler onlara zarar verdiği gibi diğer bölgelerde de reaksiyon meydana getiriyor. Halkın yanılmaması için neyin doğru, neyin yanlış olduğunun anlatılması, DTP dışındaki partilerin bölgede faaliyet göstermesi için Ankara'dan grupların gelip halkın arasına girmesi, buradaki siyaseti canlandırması lâzım. 40 bin kişilik zayiat tablosunun tekrarlanmasına izin verilmemeli" cevabını verdi.

Batman Vali'sine sorduğum "intiharlarla ilgili" soruyu da yarın yazacağım.

Silahlar işportada!
Başıboş, yöneticileri, "büyükelçi azarlama" veya halkı bölme peşinde olan ve bir yandan da medyasıyla gençlere her an şiddet pompalayan, mafya kahramanı örnekleri sunan bir ülkede şiddetin okullara inmesi, 17 yaşındaki öğrencilerin cinayet işlemesi doğaldır. Ama bir de üstüne silahlar pazarda satılır hale gelmişse bundan daha doğal bir şey olamaz.

"Bizden başka hangi ülkenin pazarlarında silah satılıyor "u cevaplasınlar bize!

DİĞER YENİ YAZILAR