Ya sizin ahlâkınız?

Haberin Devamı

Çok enteresan bir memlekette yaşadığımıza şüphe yok, her şey ortada... Aklına geleni dök, yap gitsin. Aslında uygun bir isim bulmak lazım buna: “Düşünmeden konuşanlar ve yaşayanlar ülkesi” olur mu mesela...

Bakın şimdi; Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış, yaşlı başlı biri köşesinde (üstelik bir profesörün kitabından alıntı yaparak) “Bir kadının adeti 8-9 gün sürer. Yani kadın bu süre içinde ilişkide bulunamaz. Ayrıca rahatsızlığı da birkaç gün sürer. Halbuki erkek günde 2 kez arzular. Çünkü sperma kesesi 12 saatte dolar. Diğer kadının da adeti 8-9 gün sürüyor. Bir ayda kaç hafta var? 4 hafta. Onun için erkek 4 dişli anahtara benzer” gibi bir paragraf yazabiliyor. Altına bir de “çok eşli erkek” fıkrası anlattığına, bir gün önceki yazısına ise yine aynı profesörün (haydi ismini vermeyeyim);

“Erkek poligam (çok eşli), kadın monogamdır (tek eşli). Yaşlı bir adam sedyeyle ameliyathaneye götürülürken yanında giden hemşireye ‘Ameliyattan sonra serbest misiniz’ diye sormuş” şeklindeki cümleleriyle bitirdiğine göre bu “8-9 gün süren adet” hikâyesindeki 4 dişli anahtarı, yani erkeğe 2 kadının bile yetmeyeceğini pek beğenmiş olmalı.

Zira bu satırların yazıldığı kitabı överek göklere çıkarmış. Eh tabii, bu konumda ve yaşta insanların böyle örnekler sunduğu toplumda da ne kadın ve çocuk tecavüzü biter, ne de çocuk yaşta kızların para veya güç karşılığı satın alınması... Hele devlet gereken cezaları veremiyor, kadın kuruluşları da dilini yutmuş gibi susup oturuyorsa o zavallı kızlar ve kadınlar yapayalnız çaresizliğe terk edilir.

Halis Toprak’a bakalım; kendisinden 54 yaş küçük, torunundan bile küçük bir kızla evlendi ki kız da, sızlanıp duran babası da “güce teslim” vaziyette... Devlet “17 yaşındaki çocuğu” korumayı başaramadığı gibi “aileden özel izin” gibi bir saçmalıkla destek veriyor. (Bu ülkede 17 yaş yasalara göre çocuk mu değil mi, Kadın Bakanı açıklasın.)

İKİSİ DE ÇOCUK TECAVÜZÜ

Toprak, bir hafta kadar önce bir muhabirin kendisine 33 yıllık ilk eşi ile ilgili sorduğu “Ya Ayşe Hanım da genç biriyle evlenmek isterse” sorusuna da şu cevabı vermişti: “Evlenmez, yaşı geçti. Hem onun ahlâkı çoktur.”

Demek ki eski eşinin ahlâkı “çocuk yaşta biriyle” evlenmeyecek kadar çok, ya kendisinin ki? Bu sözden ne anlıyorsunuz Allah aşkına?

Halis Toprak çok haklı, bu yaptığının adını kendisi koymuş, en azından “ahlâklı birinin yapmayacağının” farkında. Her ne kadar “Benim durumumun Üzmez’le ilgisi yok” diyorsa da para veya mevki, herhangi bir güç kullanarak çocukları nikah altına almakla, onları benzer şekilde aldatarak veya saldırarak tecavüz etmek aynı kapıya çıkar.

Aynı şekilde yargıya hesap vermeyi ve ağır cezayı gerektirir. Eğer bu olaylar Türkiye yerine girmeye çalıştığımız AB’nin bir ülkesinde olsaydı; 14 yaşında çocuğa bir yetişkinin (hele de yaşlının) tecavüzü de, 17 yaşında çocuğa (yasal sayılmayacak bir evlilikle) bir yetişkinin, yaşlının tecavüzü de ağır cezalar alırdı.

POLİGAM, MONOGAM KOMEDİSİ

Ayrıca... Bu kafadaki yaşlı adamlara biraz çağın değiştiğini de, örneğin artık eskisi gibi “erkek poligam, kadın monogam” masallarını kimsenin yutmadığını da birilerinin anlatması gerekiyor.

“Erkek günde 2 kez arzular çünkü...” diye başlayan masalların yutulmadığını, kadınların böyle sınıflandırmalarla aldatılamayacağını da... Arzuysa herkes arzular ama hayvanlarla insanlar arasındaki fark, Allah’ın insana “gerektiğinde duygularını kontrol etme” imkânını, aklını vermesidir.

“Ben farksızım” diyene söyleyecek yok tabii. Ona adil bir yargının anlatması gerekir. İşte biz de millet olarak o adil yargıyı istiyoruz!

(Not: Yazının girişindeki “4 dişli anahtar” hikâyesi ise komedi ötesi... Bu profesör herhalde “ilişki istemeyen kadınlarla yaşamış” olmalı ki adet gününü “9 gün + birkaç gün de rahatsızlık” olarak anlatmışlar kendisine. O da bunu mazeret sanarak kendini “anahtar” zannetmiş.

Başkalarına akıl vereceğine önce “bir bilen”e soruverseydi bari.

DAVA AÇILMALI!

Ne Halis Toprak’ın “yaşlı ama hâlâ güçlüyüm”ü ispatlamak üzere yaptığı çirkin ve komik açıklamalar, ne de çocuk karısının ona yardım sözleri bu davayı durdurmamalı. Yapılanın halk dilindeki adı “sübyancılık”tır, arada yarım yüzyıldan fazla yaş farkı olan, torunundan küçük, 17 yaşında bir ‘çocuk’la evlilik hukukta suçtur. Kendisinin eski eşlerinden veya çocuklarından intikam amacı gibi algılanan sözleri de bu çocuk tecavüzü suçunu açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye bir hukuk devletiyse Halis Toprak da aynen Hüseyin Üzmez gibi yargıya yaptığının hesabını vermelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR