Vur gözüne gözüne, göremesin Davos’u!

Haberin Devamı

Hale bakar mısınız; zaten şiddetle özdeşleşmiş, tecavüzden cinayete, soyguna en ağır suçları, insanları kıtır kıtır kesmeyi suç saymaz noktaya gelmiş bir ülkenin Başbakanı çıkıp “Şiddetle bir yere varılmaz. Şiddetin azı çoğu da olmaz. En ağır cezalarla bu sorunu halledeceğiz” diyeceğine, kabadayı edebiyatının prim yaptığını ve hatta en hassas ve ülkenin geleceğini ilgilendiren “dış politika” konusunda bile halka yutturulabileceğini fark ettiği için “Davos’ta moderatöre vurmak geçti içimden” diyebiliyor. Demek ki bir gün onu da yapabilir... Koskoca Türkiye’nin Başbakanı olarak ülkesini öyle bir skandalın içine de atabilir. Bu sözüyle bile “her kafası kızdığında şiddete başvuran, en hafifinden yumruğunu konuşturan” öfke kontrolsüz insanlara nasıl zararlı bir mesaj verdiğinin farkında değil.

Hem “yüksek sesle konuşmak suçluluk psikolojisini gösterir” diyeceksiniz, hem de moderatöre vuracaksınız. Karşınızdaki size ne diyecek o zaman? Bunu düşünmüyor. Hatırlatan da “yalancı, iftiracı medya” oluyor.

Akıllı insanlar eleştirileri dikkatle dinlerler efendim, eleştiriye de yumrukla karşılık vermezler.

Türkiye’de çok önemli gelişmeler oluyor... Herkesin dikkatle izlemesi gereken gelişmeler... Başbakan’ın önce iktidarla ilgili yolsuzlukları dile getirdiği için hakaretlerle ve “bu medyayı izlemeyin” çağrılarıyla başlayıp sonra zamanında ödenmiş bir vergiyi “1 yıl gecikmeli ödenmiş gibi” göstererek kendilerine bağımlı olmayan o medyayı benzeri görülmemiş bir vergi cezasıyla susturmaya çalışmaları bunların başında geliyor.

“Bu cezayı umursamadan yola devam etmek gerekir” diyenler yanılıyor. Çünkü söz konusu olayı sadece “bir medya grubuna ceza” olarak basitleştirmek mümkün değil. Bekir Coşkun’un bu olaya “ekonomik

Ergenekon” demesi çok yerindedir.

Erdoğan sorulara “Maliye Bakanlığı’nın periyodik bir işlemi”, Yardımcısı Cemil Çiçek ise “Hata varsa yasa da var, yargıda hakkını ararsın” gibi cevaplar veriyorlar ama mesele bu değil. Mesele; önemli iş adamlarının “benzer bir suçlama nasılsa bulunur” korkusuyla susturulmasından (çünkü konuştuklarının ertesi günü maliye müfettişleri kapıya dayanıyor), üniversitenin yargının kuşatılmasından sonra sıranın bağımsız ve eleştirebilen medyaya gelmiş olmasıdır.

Ülkenin “denetim yapabilecek, uyarabilecek” tüm kurumlarının susturulmasıdır.

Türkiye susturulamaz!

Başbakan Erdoğan Ergenekon’la ilgili sorulara “Olay nereye varırsa varsın devam edeceğiz” cevabını vermiş. Kimsenin “gerçek çetelerin araştırılmasına” itirazı yok. İtirazlar “yasa dışı eylemlere kalkışanların soruşturulmasına değil, bu sorgulama-gözaltı-dinleme-tutuklama” operasyonlarının (aynen medyaya vergi cezasında olduğu gibi) “AKP yanlısı olmayan, biat etmeyen, eleştiren” insanlara ve kurumlara, üstelik elde delil, iddianame filan olmadan abuk subuk nedenlerle yapılmasınadır.

Yani “kuşatılamıyorsa lekelensin, içerde de aklı başına gelsin” operasyonuna dönüşmesinedir.

Belediye seçimlerinde de aynı kuşatmanın yapıldığını Adalet Bakanı Şahin ağzıyla söyledi. “Hükümetimizle kavga eden, zıtlaşan yönetimler projelerini Ankara’dan geçiremiyor. Maalesef bu Türkiye’nin gerçeği” ne demek?

“Bizden başkasını seçerseniz hava alırsınız” demek, özeti bu... Ama memleket “adalet hak getire” bir kan gölüne dönmüşken “sandalye üstü seçim propagandası” gayretinde olan Adalet Bakanı yanılıyor, bu

Türkiye’nin gerçeği değil, “AKP’nin gerçeği”!

Halkın da bunları görmesi, anlaması lazım, yoksa “gerçek” dedikleri bu saçmalıklarla

kayıyor Türkiye, ona göre!

*****

Başmüzakereci neyin başı?

Dün Başmüzakereci Egemen Bağış’ın “yolsuzluk iddiası olan siyasetçiler linç edilmesin” sözünü yazmıştım ki arkadan yeni incisi geldi. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den “Adamın biri anayasa kitapçığı atmıştı” şeklinde söz ederken bir balıkçıdan almış cevabını: “O adamın biri değil, cumhurbaşkanıydı”...

Sizce Vatko bayii ve Başmüzakereci bu konuşmalarla neyin başı olabilir? Bildiniz; saygısızların! Ama neyseki saygılı insanlar ona doğruyu öğretiyorlar.

Şimdi bilin bakalım; aynı lafı Vatko bayii Egemen Bağış yerine başka bir iş adamı Cumhurbaşkanı Gül için söyleseydi ne olurdu??

Aferin size... Ertesi sabah kapısında maliyecileri bulurdu!

DİĞER YENİ YAZILAR