Bir süre önce yapılan Perakende Günleri 2004 etkinliklerinde "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" Vitali Hakko'ya verildi. Bu ödülü "Biz perakendeyi Vitali Bey'den öğrendik" diyen Cem Boyner'in elinden alan Hakko toplantıda "Zürih'te satıcıların bir malı alsa da almasa da mağazaya gelen herkese teşekkür ettiğini gördüğünü ve bunu döner dönmez kendi mağazalarında uyguladığını", bundan sonra gemiyi gençlerin taşıyacağını söylemiş.
Gerçekten de Vitali Hakko'nun Türkiye'de mağazacılığın gelişmesinde ve hatta mağazalarının bulunduğu semtlerin gelişmesindeki rolü büyüktür. Vakko ve Beymen mağazaları modern, çağdaş mağazayı Türkiye'ye tanıtan iki büyük firmadır. Bu arada örneğin Park Bravo, Roman, Polo Garage gibi, butik mağazalarının öncülüğünü yapan firmaları da unutmamak lâzım. Park Bravo Ankara'da 'Bravo-Dolfin' olarak gençler için ilk modern butiği açmış ve arkası çorap söküğü gibi gelmişti. Bugüne kadar kalitesinden hiçbir şey yitirmeden aynı çizgiyi sürdürdü. Hâlâ gurur duyulacak kalitede modeller üretiyor.
Son yıllarda Avrupa başkentlerine gittiğimde (birçoğunuzun aynı duyguları paylaştığına eminim) artık vitrinlere, ürünlere eskisi gibi hayranlıkla bakmıyorum.
"Neden biz de bu kadar iyisini yapamıyoruz" duygusuna kapılmıyorum, çünkü yapıyoruz. Yaptığımız gibi bunları o ülkelere ihraç ediyoruz. Oralarda beğendiğimiz ürünlerin etiketlerinde "Made in Turkey" yazdığını görüyoruz. Avrupa başkentlerine yaptığım son seyahatlerde bizim alışveriş merkezlerimizin ve mağazalarımızın neredeyse onlarınkinden daha iyi olduğunu farkettim.
En iyiyi başarabiliriz!
Şu gecekondulara, çarpık yapılaşmaya, oy uğruna tahribata bir son verebilsek, şehirlerimizde tümüyle kusursuza ulaşabiliriz. Otelcilikte, mağazacılıkta hızla ilerliyoruz. Ürün kalitemiz Avrupa markalarını sollayacak kadar güzelleşiyor.
Vitali Hakko'yu arayarak onunla bu konudaki görüşlerini paylaştım. Vitali Bey de "Diğer memleketlere gittiğimiz zaman taksiye 'bizi şık mağaza piyasasına götür' derdik. Şimdi bizde de mağazacılık çok ilerledi. Bir ülkede vitrinler medeniyeti gösterir. Birçok endüstri teşhire muhtaçtır. Teşhir ettikçe satış artar, yatırımlar artar, fabrikalar açılır, ülke gelişimine katkı sağlanır" diyor. Ve ekliyor:
"Tabiî aynı gelişmişliği her bölgemize, Doğu'ya da taşımak lâzım ama..."
Aynı fikirdeyim. Bugün şehirlerden Avrupa'ya giden Türkler'e otel ve vitrin beğendirmek zor artık. Bir de yatırım olsa, kişi başına düşen geliri arttırabilsek, işsizliğe, yoksulluğa çare bulabilsek, Doğu ve Güneydoğu'yu da geliştirebilsek...
İnanın bana kendi ülkemizden güzeli yok. Manzara desen en güzeli, yemek desen benzersizi, insan desen en keyiflisi...
Keşke kavgayı bırakıp elele vererek Türkiye'yi geliştirsek!
"Vitrin medeniyeti gösterir"
Bir süre önce yapılan Perakende Günleri 2004 etkinliklerinde "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" Vitali Hakko'ya verildi
Haberin Devamı

