Artık yavaş yavaş bunu düşünmeye başladım; talip çıkar mı bilmiyorum ama bunlar yakında "Bizim nüfusumuz zaten fazla, size birkaç milyon vatandaş satalım" diye milleti de satılığa çıkarırlar.
'Bir dirhem korku' başlıklı yazımda birkaç gün önce 'niteliksiz ormanların satışından elde ettikleri kaynak hoşlarına giderse nitelikli ormanları da niteliksiz hale getirmelerinden korkarım' demiştim. "Gelecek" değil "şu an" ve şu anki siyasi durumları ve paçayı kurtarmak onları ilgilendirdiği için bunu çekinmeden, tereddüt etmeden yapma ihtimalleri var. Nitekim Başbakan'ın "ormanları üzerinde oturanlara satacağız" sözüne karşılık tipik bir AKP olayı sergilenmiş ve Orman Bakanı "O zaman fazla para kazanamayız. Oysa paraya ihtiyacımız var, onun için ormanları ihaleye çıkarıp satacağız" demiş.
"İhaleye çıkarıp..." İşte bunu söyledikleri an ormanlar gitti demektir. Çünkü o ihaleler uslu uslu "en iyi teklifi veren"e değil, yandaşlara, eş, dost, arkadaşa dağıtılıyor. Sonra bir bakıyorsunuz ki belediye başkanı beylerin de bir (ya da birkaç veya on, onbeş) orman evi oluvermiş. Nedense, her nedense başkanlık yaptıkları dönemde ev sayıları, mal varlıkları katlara katlanıveriyor. Bir de bakıyorsunuz bizim omuzlarımıza yeni vergiler, zamlar bindirilirken pıtırcık gibi çoğalan yeni zenginlerin, yerden bitiveren holdinglerin vergi borçları affedilivermiş.
Yeşiller beyaz oldu
Kaz Dağları'nın o yemyeşil tepeleri bembeyaz oldu. Taş yığınları yan yana. Yıllar önce yazıp uyarmıştık, kimse dinlemedi. Şimdi gidip baksınlar.
Bir de sorsunlar bakalım o sitelerde belediye ile ilişiği olanlara ait kaç villa var... Site müteahhitleri başkanların odalarından çıkmadığına göre bir sırrı olmalı.
Etiler'de süperlüks bir sitenin kaldırımı kendi alanı içine aldığını yazdık. O zaman inşaat halindeydi. Şimdi bitti. Ortada kaldırım kalmadığı için caddeyi kaldırım yapıyorlar. Belediye buna nasıl izin verdi acaba?
Moda ve Kalamış... Batı ülkelerinde "country side" denilen yeşil ve şehir merkezinden uzakta, huzur bulunacak sayfiye semtleri ikisi de.
"Geçit yapacağım, yol yapacağım, tramvay yapacağım" diye İstanbul'un en güzel iki semti hallaç pamuğu gibi atılıyor.
Kadıköy Belediye Başkanı'ndan tık yok. Neden acaba?
Ali Müfit Gürtuna'ya soruyorum, daha fazla susamaz;
Neden basın toplantısı yapıp billboard panolarının, yeni projeleri için gereken milyar dolarların nereden geldiğini açıklamıyor?
Moda ve Kalamış'la ilgili plânları neden halka göstermiyor?
Burası bir diktatörlük mü, yoksa demokratik bir ülke mi?
Cevap bekliyoruz beyler!
Şimdi neye üzülelim?
Bulmak için papatya falı açacak değiliz, nedenlerimiz ortada. Bunları açıkladığımızda beddua eden sersemler bile çıkmıştı.
Biz 'Amerika zaten niyetli, bu savaş olacak bari şunlara sınırımızı, hava sahamızı açalım da sonunda kabak bizim başımıza patlamasın. Güneydoğu'da onlarca yıl çektiğimizi unutmayın' dedikçe onlar savaşı durdurabileceklerini sandılar.
Bunun "savaş karşıtı" olmakla ilgisi yoktu oysa, aslında İngiltere halkı da savaşa karşıydı. Ama parlamentosu "zorunlu olanın yapılması gerektiğini" biliyordu. İstemese de... İçi parçalansa da.
İşte adamlar Bağdat'ı da ele geçirdiler. İçimiz şimdi rahat mı? Hayır.
Biz izin vermesek de olan oldu. Bir de üstüne Kuzey Irak, Kerkük vb. endişeler çıktı karşımıza. Şimdi gece gündüz düşünüp duracağız;
Ya olursa... Ya korktuklarımız gerçekleşir ve bir savaş sorunu da bizim başımıza açılırsa?
Umalım da olmasın. Ve umalım da ders alalım; "iyi düşünmeden kalkan, zararla oturur"u öğrenelim artık!
Ne olur bir de her gördüğümüz sakallının ülke yönetebileceğine inanmaktan vazgeçmeyi öğrenelim. Kolay iş olmadığını kendileri de üç dört ayda anlamadılar mı sanıyorsunuz?
(Not: Şu anda başta Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin nasıl yan çizip ABD'nin yanına geçeceklerini ve Irak'ın geleceği üzerinde söz sahibi olabileceklerini düşündüklerinden de şüpheniz olmasın...)
Vatandaşa sıra ne zaman gelecek?
Artık yavaş yavaş bunu düşünmeye başladım; talip çıkar mı bilmiyorum ama bunlar yakında "Bizim nüfusumuz zaten fazla, size birkaç milyon vatandaş satalım" diye milleti de satılığa çıkarırlar
Haberin Devamı

