Vatandaş Sezer'e itirazım var!

Cumhurbaşkanı Sezer eşi ile birlikte Bilkent Center'de alışveriş yaparak "Çeşitli gıda ve ihtiyaç maddeleri" almış. Yine "halk çocuğu sendromu"

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Sezer eşi ile birlikte Bilkent Center'de alışveriş yaparak "Çeşitli gıda ve ihtiyaç maddeleri" almış. Yine "halk çocuğu sendromu".

Bakın şimdi, çeşitli gıda ve ihtiyaç maddeleri alışverişinin spor kıyafetle yapıldığı da vurgulanmış. Bu ayn bir önem taşıyor, zira Turgut Özal'ın göğsünde "Number One" yazılı tişörtünden bu yana liderlerin, siyasilerin spor kıyafet giymesi Türk halkı için ayrı bir anlam ifade etmekte. Derviş, Baykal ve daha birçok siyasetçi spor kıyafetleriyle bizi kaç kez fena halde etkilemediler mi? Nedendir bilinmez.

Gelelim "gıda ve ihtiyaç maddeleri"ne. Cumhurbaşkanı ile eşi gıda, temizlik ve diğer tüm ihtiyaç maddelerinin alışverişi maaşlı memurlar tarafından yapılan bir köşkte yaşamaktalar. Burası ikisinin yalnız yaşadığı, ihtiyaçlarını karşılamak zorunda oldukları bir "yuva" değil. Resmi bir bina ve oradaki sistem her cumhurbaşkanı döneminde benzer şekilde, çok sayıda görevli tarafından yürütülüyor, ihtiyaçların ve görevlilerin parası da devlet tarafından ödeniyor.

Mesele nedir peki? Nedir bu zaman zaman sadece çarşı, pazar ve alışveriş merkezlerinde ortaya çıkmanın ve sıradan bir emekli çift görüntüsü vermenin nedeni? Omo'yla, Vernel'i veya bisküviyle çikolatayı görevliler alamıyor mu? Yoksa bu bir halktan ve mütevazı, görünme, "Bakın cumhurbaşkanı olmak bizi değiştirmedi" mesajı verme mi oluyor? Rahşan ve Bülent
Ecevit de yaparlardı bunu, cumhurbaşkanının yapması daha da gereksiz görünüyor göze.

Evet bizde Avrupa ülkelerindeki liderlerin bisikletle işe gitmesi de yazılmış ve örnek gösterilmiştir ama onlar "masrafların minimuma indirilmesi" açısından örnektir sadece. Yoksa siyasi sorunlan Türkiye kadar çok olan ve önemli devlet adamlarının korunmasına da gerek duyulan bir ülkede bu hem ciddi bir risktir hem de zaman sorunudur.

Türkiye çok kritik bir noktada, cumhurbaşkanlarının yerinde konuşmaları böyle anlarda çok şeyi değiştiriyor ama siyaseti ve ekonomiyi iyi izlemeleri ve hata yapmamalan şartıyla. Yoksa "Tezkere" hakkında Meclis oylamasından önce "Benim şahsi görüşüm" diyerek yapılan açıklamada olduğu gibi yanlış zamanda, yanlış etkilemelere de sebep olabilir. Bu nedenle cumhurbaşkanları için zaman çok önemlidir.

Tabiî ki onlar da dinlenecek, kendilerine vakit ayıracaklar. Ama biz Sayın Sezer'i konserlerde, tiyatroda, sinemada, kültür ve sanat festivallerinde, resim sergilerinde görmüyoruz. Keşke boş vakitlerini gıda alışverişi yerine halka örnek olacak, yönlendirecek faaliyetlerde değerlendirseler.

Çok daha iyi olmaz mıydı sizce de?


Mudo Bahçe
Ne yaptım ettim, akşamın geç bir saatinde kapanırken yakaladım ama yine de gittim ve gezdim Maslak'taki MUDO BAHÇEyi. Onun hemen yakınındaki 4000 m2'lik akıllara seza MUDO mağazasını daha önce görmüştüm, şimdi o da baştan aşağı tamamıyle değişmiş. Önce hangisini anlatayım size? Haydi "Bahçe" den başlayalım; bahçesi olmayanlarında evlerinde, balkonlarında kullanabilecekleri her tür eşya ve aksesuarın bulunduğu bir mağaza burası. Onun da büyüklüğünü söylemeden geçemeyeceğim, iki kata yayılmış 2000 m2'lik bir bahçe.

Hiç abartmıyorum, bu mağazaların ikisini de dolaşırken, ekonomik krizin en yoğun olduğu günlerde dahî moralini bozmadan "İş adamları yatırıma devam etmeli, üretim ve tüketim yavaşlarsa kriz ağırlaşır" diyerek yatırımlarını sürdüren, her türlü zorluğu göğüslemeye çalışarak bu muhteşem mağazaları ortaya çıkaran Mustafa Taviloğlu'nun kulaklarını en az on kere çınlattım.

Bahçeler için Türkiye'de ilk kez gördüğüm, ağaçtan yapılma doğal çardaklar, sarmaşıklar ve mumlar sarkan bu çardakların altinda tik masa takımları, sepetler, mumlar, modern ve klâsik şezlongların, saksıların bin çeşidi, hasır, bambu koltuk takımları,.. Kısacası bahçe, havuz kenarı, yazlık, kışlık evler için cıvıl cıvıl her türlü malzeme ve mobilya.

MUDO BAHÇE mağazasının biraz ilerisindeki diğer MUDO'da ise yerli ve yabancı ev eşyaları, yatak odasından oturma odası takımlarına kadar yine olağanüstü güzellikte mobilyalar, çerçeveden yapay çiçeklere, her türlü aksesuar ve tabii ki MUDO'nun giyim eşyaları...

Fiyatlar da MUDO'da her zaman olduğu gibi gayet mâkul.

Eğer İstanbul'da oturuyorsanız ve eğer Maslak'taki MUDO mağazalarını hâlâ görmediyseniz bugünden tezi yok görün. Bana teşekkür edeceksiniz!

(Adres: Eski Büyükdere Cad. No:25 Ayazağa)


Sars korkusu!
Asya ülkerinde başlayarak Kanada ya sıçrayan, Çin ile birlikte Avrupa ülkelerinin birçoğunun da panik içersinde önlem almaya çalıştığı SARS hastalığından ölenlerin sayısı 333'ü buldu. Türkiye'de gelişmeleri basından izleyenlerin korkusu da doğal olarak artıyor. SARS konusunda Türkiye'de en fazla bilgiye sahip doktorlardan biriyle yaptığım konuşma ile ilgili olarak bana da daha detaylı soru soran okurlarım var. Örneğin; "Madem ki havada 5-6 saat kalıyor ve hastanın dokunduğu eşyalardan da geçiyor, nasıl korunabiliriz?" sorusunun cevabını öğrenmek isteyen genç okurlar.

Bu sorunun cevabı o yazıda verilmişti, doktorun söylediklerini tekrarlıyorum;

"Hijyene çok dikkat edilecek. Eller sık sık yıkanacak. Karşılaştığınız arkadaşlarla öpüşmekten mümkün olduğunca kaçınılacak. Ve uçaklarda mümkün olduğunca maske ile korunulacak."

Birçok Avrupa "havayolu"nda uçuşlarda klima sistemi çalıştırılmamaya başlandı çünkü biliyorsunuz klima ile sürekli sirkülasyon yapan havadaki virüs ve bakteriler kolayca bulaşabiliyor. Onun için "Bir şey olmaz" rahatlığına girmemek lâzım.

Tabiî devletin de en kısa zamanda Türkiye'ye gelen yolculan, binlerce turist dahil, büyük bir dikkatle kontrol etmesi. Şüphelileri almaması.

Turizm önemli ama bu kadar hızlı yayılan bir virüsten toplumu korumak daha önemli.

Sağlık Bakanlığı bu konudaki önlemleri de açıklamalı!

DİĞER YENİ YAZILAR