VAN ne zaman WAN oldu?

Haberin Devamı

Bir süre önce gelmişti dikkatimi çeken mektup... Güneydoğu’da kurduğu işin “sırf Kürt olmadığı için” engellendiğini, kendisinin de türlü çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya bırakılarak oradan kaçmak zorunda bırakıldığını anlatıyor.

“Artık buralarda Türklere hayat yok, hem ‘maddi sıkıntıdan, işsizlikten’ şikayet edip devletten yardım, bedava elektrik alıyorlar, hem de iş kuranları Kürt değilse kaçırtıyorlar” diyordu.

Daha önce de iş yerlerine alınacak kişiler için “Kürt işçi aranıyor” şeklinde ilanlar verildiğini, minibüslerde, dolmuşlarda kesinlikle Türkçe müzik çalınmadığını, herkesten Kürtçe konuşmasının istendiğini anlatan mektuplar da almış ama bu kadar yaygın bir baskı halinde olduğunu bilmediğim için okuyunca tabloya farklı bir gözle bakmaya başladım. Acaba eski DTP’lilerin ve Öcalan’ın söz ettiği “özerk bölge”nin çalışmaları artık açıkça yürütülüyor da biz mi farkında değiliz.

“Şubat’ın ilk haftasında İstanbul’da TÜYAP adlı fuar organizasyonunda Türkiye’nin belediyeleri sergi çalışmaları yaptılar... Van Belediyesi, işte bu sergide Van’ı WAN’laştırdığını ilan etti... Bu meydan okuma, devletin görevlilerinin gözü önünde gelişti, kimsenin de itirazı olmadı. Van ili, fuara katılıyor diye İstanbul’da yaşayan Vanlı kardeşlerimiz de bu fuara gittiler. Orada gördükleri manzara ile sıkıntıya düştüler. Van ili adeta PKK militanları ile temsil ediliyordu. İlin fuar alanındaki mekânına, tedirgin olmadan yanaşmak mümkün değildi... Militanlar adeta, kimlik yoklaması, etnik ayırım yapıyorlar, kendi kafalarından olmayanları rahatsız ediyorlardı. İstanbul’da böyle de, durum Van’da daha vahim, anlatılanlara göre...

Türk kökenliler kenti terke zorlanıyor, zaten şu anda çoğu da göç etmiş durumda... Türk kökenli, hele hele Kürtçe bilmeyen esnaftan artık alış veriş ettirilmiyor.

PKK’ya karşı duranlara hayat hakkı tanınmıyor, mülklerine inşaat izni alamıyor, kiraya veremiyorlar. PKK’nın isteği dışında mülkünde hareket sağlayan, kiraya veren vs. insanlar saldırıya uğruyorlar.

Evlere, iş yerlerine Türk bayrağı asamıyorlar. Bayrak asan tehdit ediliyor, polise şikayetin karşılığında ‘Sen de asma kardeşim, tatsızlık çıkmasın’ cevabı alınıyor.

Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Apo’nun eski avukatlarından... Adaylığının ‘Kandil’den bastırıldığı’ söyleniyor. Daha da ilginci, bu Bekir Kaya’nın babasının, yani ailesinin korucu oldukları, devletin PKK’ya karşı silahlandırdığı ve maaş ödediği ‘seçilmişlerden’ olduğu belirtiliyor.

Bekir Kaya, Van’ı ‘Wan’ yaptığını ilan ettiği kitabı İstanbul’da ‘Gün Matbaacılık’ diye bir matbaaya bastırmış. Basılı eserler ‘devlet-savcı denetimine’ tabidir. Bu kitap kimseyi rahatsız etmemiş anlaşılan!

Vanlı kardeşlerimin aktardıklarından birkaç satır vereyim:

‘Bu sonucu biz hazırladık. 80’li yılların başından beri Vanlılar Van’ı terk etti. Herkes malını mülkünü satıp bir yerlere göçtü. Hali vakti yerinde olmayan bir avuç insan kaldı. Her göçenin yerine Hakkari, Batman, Siirt’ten geldiler...

Ve şimdi Van’da yaşanan, dağdan gelenin bağdakini kovması meselesi. Böyle devam ederse Van’da 5-10 yıla kadar Türk kalmaz Ankara’nın değerli büyükleri.’

Bu gidişle ‘kavga edeceğiniz ülke’ bile kalmayacak haber ola!

Behiç Kılıç”

Altına da 29 Ocak 2009’da çekilmiş, üzerinde “DTP-Wan” yazan bir otobüs fotoğrafı ile şu notu iliştirmiş:

“DTP’nin Van Belediye Başkan adayı Bekir Kaya, Van’da teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine atılan sloganlarla karşılaşırken, üzerinde ‘W’ ile yazılan ‘DTP WAN’ pankartı asılmış seçim otobüsüyle kent turu attı...”

Ne dersiniz, devlet Van’ın “Wan” olduğunun farkında mı acaba?

(NOT: Dün Van Belediye Başkan Yardımcısı İdris Canbay’dan aldığım mektupta söz konusu fuarın uluslararası bir fuar olan EMITT olduğu bilgisi veriliyordu. Bu fuarda tanıtım kitapçığında ve belki afişlerde Van ismi Wan olarak yazılmış. Aynı konunun TÜYAP’ta da söz konusu olabileceği düşünülebilir.)

DİĞER YENİ YAZILAR