Estima Araştırma ve Danışmanlık A.Ş’nin VATAN için yaptığı anket ne kadar ilgi çekici sonuçlar çıkarmış, gördünüz mü?
Sadece “Bilimde Japonya ve ABD’yi geçmiş olmamız” bile yeterince ilginç aslında... Şaka bir tarafa soruların çoğuna verilen cevaplar hoş aslında; vatanını seven, birçok sıkıntılara rağmen bu ülkede yaşamaktan mutlu bir toplum imajı çıkmış ortaya.
Ben en çok “Türkiye’deki bazı şeyler Türk vatandaşı olarak beni utandırıyor”a katılanların yüzde 32.9’da kalmasına şaşırdım. Doğrusu bunu minumum yüzde 60 filân beklerdim. Soruyu bana sorsalardı cevabı da “Evet, çok fazla şey beni utandırıyor” olurdu.
Sadece birkaç örnek vereceğim ki bunlardan ilkini Mustafa Mutlu dün benden önce yazmış. 18 Ağustos Cuma günü Milliyet’te haberi görür görmez bu olayın çok ciddiye alınması ve medya gündeminde uzun süre kalması gerektiğini düşünmüştüm.
Gazeteci Gülden Aydın’la üniversite öğrencisi kızı Ceren’in İzmir-Karaburun’da yaşadığı olay dehşet verici ve Türkiye’nin “bu noktaya gelebildiği için” toptan utanması gereken bir durumdur.
Tesettür mayolu bir kadın (bu nasıl oluyorsa, tesettür mayosu diye giydikleri şey ıslanınca vücuda yapışan ve hatları daha da çok gösteren, daha da çok dikkat çeken kumaş kıyafetler) çocuğuna orta yere kaka yaptırıyor. Ceren itiraz edince kadının yanındaki haşemalı erkekler geliyor, bunlardan biri genç kızın göğsünden avuçlayarak (küstahlığa bakar mısınız); “Bikini giyen pislikleri istemiyoruz, gideceksiniz buralardan” diyor.
Utanmaksa konu, daha çok ne utandırabilir insanı sorarım size... Benzer olayların üniversitelerde, sokaklarda da yaşanacağı, işin türbansızlara, tesettürsüzlere baskıya varacağı ihtimalini yazanları “yeterince demokrat” bulmayan ve köktendinci Arap ülkelerine benzemeyi, Cumhuriyet öncesine dönmeyi demokrasi sananlar hiç değilse, biraz utanıyor ve uyanıyorlar mı acaba?
Hâlâ uyanmıyorlarsa modern üniversitelerimizdeki, liselerimizdeki tabloyu yakından incelemeleri gerekiyor.
KEDİ GİBİ!
- Utanmak? Seks kölesi olarak bir daireye kapatılan Moldovyalı kızlardan birinin kurtulmak için kedi gibi su borusuna tırmanması, beşinci kata geldiğinde karanlık bastırdığı için geceyi orada geçirmesi de mi utandırmıyor bizi?
- Her gördüğü kıza, kadına, çocuğa saldıran, tecavüz eden, bir İngiliz kadın için birbirini öldüren vahşi vatandaşların bu kadar çok oluşu da mı utandırmıyor bizi?
- Töre veya namus cinayeti dedikleri, ailelerinden kız ve kadınları koyun gibi kesenlerin ve bunu Almanya’da da aynı hızla yapanların (21. yüzyılda ve AB’ye girmek isteyen bir ülkede) çokluğu da mı?
- Diyanet İşleri’ne ait Aile İçi Danışmanlık Büroları’nda, şiddet gören kadınlara “dua okunmuş suyla çare öneren” danışmanlar da mı?
- En güzel ve tarihi yerlerimizi, bile bile katleden bakanlıklarımız olması da mı?
- Bilim adamlarının Gökova’da denizin dibini incelediklerinde ve atık, sintine ve balık çiftliklerinden çöplüğe döndüğünü gördüklerinde uğradıkları şok da mı utandırmıyor?
Ne denebilir ki hâlâ utanmıyorsak?.. Utanma duygumuzu, yitirmişiz demek ki!
Utanmıyor musunuz hayret doğrusu!
Estima Araştırma ve Danışmanlık A.Ş’nin VATAN için yaptığı anket ne kadar ilgi çekici sonuçlar çıkarmış, gördünüz mü?
Haberin Devamı

