Utanmak ya da utanmamak!

Daha Ordu'da kına gecesinde silah çeken ve havaya ateş eden AKP milletvekilleri Eyüp Fatsa ve Enver Yılmaz'a öfkemiz geçmeden, onları örnek alan cahillerin kurşunlarıyla kaybettiğimiz her pırıl pırıl Begüm'ümüz de hepsinin kulaklarını çınlatırken, onları Allah'a havale ederken yenileri çıkıyor ortaya...

Haberin Devamı

Daha Ordu'da kına gecesinde silah çeken ve havaya ateş eden AKP milletvekilleri Eyüp Fatsa ve Enver Yılmaz'a öfkemiz geçmeden, onları örnek alan cahillerin kurşunlarıyla kaybettiğimiz her pırıl pırıl Begüm'ümüz de hepsinin kulaklarını çınlatırken, onları Allah'a havale ederken yenileri çıkıyor ortaya...

CHP Kırıkkale Milletvekili Halil Tiryaki Bey, bir futbolcuya "Şeref Tribünü" nden pet şişe atma marifetini gösteren Denizli Milletvekili (ne yapalım ki liderleri seçmiş onlan) Haşim Oral'a "Ben olsam tabanca çekerdim" sözleriyle destek vermiş.

Oral'a "pişman mısınız" diye sorulduğunda verdiği cevap "Niye pişman olayım ki? Küfredene sorun pişman mı?"... Şu cevabın güzelliğine, olgunluğuna bakın, tam da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yakışır bir ağız... Bizi güzel temsil etmiş ona bir "Bravo" verelim önce...

Aynı soruyu Halil Tiryaki'ye sorduğumuzu düşünecek olursak bu cevabın benzerini alacağımıza hiç şüphe yoktur. Onlar pişman olmazlar, onların ayrıca dokunulmazlığı olduğu için hesap da sorulamaz. Sakal-ı Şerifi ayağına getirten Bakan'a, onu yurtdışına gönderme gayretine girenlere hesap sorulabildiyse bunlara da sorulabilir. Ve bu hesaplar sorulmadığı sürece benzer olaylar sonsuza kadar sürer gider. Küçücük çocuklar, gencecik en mükemmel şekilde yetişmiş Begümler yaşamını sersemlerin, budala, cahil sorumsuzların kursunlanyla yitirmeye, biz millet
olarak ağlamaya devam ederiz.

Ben bu davranışlarda bulunan milletvekillerinden utanan vatandaşlardanım. Utanıyorum ve bir çoğunuz gibi beni temsil etmek için o Meclis'in çatısı altına girmiş olmalarından derin bir keder duyuyorum.

Ama... Sorumsuz milletvekillerini susturamayan, cezalandıramayan sistem, cezalandırılmalarını bizzat istemeyen genel başkanları da bu sözleri aynen hak ediyor.

Hiç değilse biz susmayalım artık... Onlan, isimlerini bir daha unutmayacağımız şekilde sık sık teşhir edelim. Madem ki bu dokunulmazlıklar dokunulmaz' dır, hiç değilse biz cezalandıralım onları... Sivil Toplum kuruluşları ve basın susmasın, haykıran tepkisini...

Analar ağlamasın, evlatlarının mezarlarına kapanmasın, acılarına dayanamayarak kendi canını almaya kalkmasın artık.

Entellektüel kılığında!!!
Fransa, 2001 tarihinde Ulusal Meclisi'nde kabul edilen "Fransa Ermeni soykırımını tanır" ifadesinin yer aldığı yasanın tamamlanmamış olduğuna karar vermiş. Yapılacak ilâvede "soykırımın kimler tarafından işlendiği belirtilecek ve Ermeni soykırımının olmadığını söylemek yasaklanarak yaptırım getirilecek miş.

Bizim bildiğimize göre Fransa'da zaten bu yaptırım var, olmadığını söylemek de zaten yasak ama Nobel adayı ve (Türkiye'de başka entelektüel yok ya) dünyanın 54. entelektüeli Orhan Pamuk ile "pek haklı bulduğu" konferansçı akademisyenlerin çabalan hırslarını biraz daha depreştirmiş olmalı Fransız milletvekillerinin...

Belki daha ağır bir yaptırım istiyorlar. Her ne kadar Türkiye'nin, kendi tarihini yanlış okuyan ve bunu ilân eden vatandaşlarına soru sorması "AB'ye girememe" nedeni olarak kafalara kakılıyorsa da Fransa "soykırım yoktur" diyen yerli, yabancı herkesi cezalandıracak. Müebbet hapis isterler mi, isterler... Bu durumda AB onlara da kızar mı, kızmaz...

Bazı meslektaşlarımız Orhan Pamuk konusundan sıkılmışlar. Doğrudur, epeyce reklâmı yapıldi, istediği oldu Pamuk'un, ama o sadece bir örnek. Asıl mesele bu örnek üzerinden önce dünyaya konuşup, sonra durumu tamir etmek için içerde mazeret arayanların gerçek niyetini anlayabilmek.

CNN'deki sohbete Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ile birlikte "soru sormak üzere" katılan ve sonuçta Orhan Pamuk pek sinirlendiği için hiçbir soru soramayan Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinden biri "gördüklerim karşısında dekor olamayacağımı söyleyerek çekimi terkettim" dediği bir açıklama göndermiş. Yarına...

DİĞER YENİ YAZILAR