Unutmamak için okumak lâzım!

Atatürk'le birlikte cephelerde omuz omuza mücadele vermiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu için onunla birlikte çalışmış, 20'li yıllarda "Adalet" Bakanlığı, "İktisat" Bakanlığı yapmış değerli bir hukukçunun; Prof. Dr. Mahmut Esat Bozkurt'un sözleri bunlar. Aynı zamanda ilk Türk Medeni Kanunu'nu hazırlayan kişi Bozkurt

Haberin Devamı

Bu kitapta..

Eserini anlatmaya çalıştım.

Yapabildim mi?

Ummuyorum.

Sen ve eserin o kadar yüksek ki;

Erişilmesi çok güç!
15 Eylül 1937

*

Yukarıdaki satırları sağlığında yazmıştım.

Kitap ise ölümünden sonra çıkıyor.

Ne yazık!

Kitaptaki eksiklerin arttığına şüphe yoktur.

Fakat bu eksikler;

Eserinin değil, döktüğüm göz yaşlarının aşındırdığı, silip götürdüğü parçalardır.

Huzuruna paramparça olmuş bir gönülle, öksüz kalmış yırtık pırtık bir kitapla çıkıyorum.

Affet...

Ve hoş gör!..
Ankara, 9 Mart 1940

***

Atatürk'le birlikte cephelerde omuz omuza mücadele vermiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu için onunla birlikte çalışmış, 20'li yıllarda "Adalet" Bakanlığı, "İktisat" Bakanlığı yapmış değerli bir hukukçunun; Prof. Dr. Mahmut Esat Bozkurt'un sözleri bunlar. Aynı zamanda ilk Türk Medeni Kanunu'nu hazırlayan kişi Bozkurt.

Mustafa Kemal'i çok yakından tanıyan biri olarak, onun kaybıyla duyduğu derin üzüntüyü ne kadar güzel anlatmış satırlarında... Hepsi bu kadar değil, Atatürk'ün isteğiyle, kendisinin de katıldığı Kurtuluş Savaşı ve devrimlerin tarihini önce İstanbul Üniversitesi'nde ders olarak anlatan Mahmut Esat Bozkurt daha sonra yine onun isteğiyle inkılâp tarihini kitap haline getirmiş.

Atatürk ihtilali I. ve II.

Bu iki kitabın birleştirilmiş hali olan "Atatürk İhtilali" 2002 yılında Tüpraş tarafından yayımlandı. Şahit olduğu tarihî olayları, savaşı, Cumhuriyet'in kuruluşunu ve devrimleri olağanüstü güzellikte bir anlatımla aktaran bu kitabı da Cemal Kutay'ın kitapları gibi okumaya doyamıyorum ve sizin için kısa bir alıntı yapmak istiyorum.

Yenen ve yenilen
Bozkurt, "önsöz"de şöyle diyor:

"Gazi Mustafa Kemal, Türk milletinin önünde ilerleyen bir zafer bayrağıdır. Bu bayrak bugün de, yarın da, öbür gün de bütün güçlükler üstünde yükselecek ve hep yenecektir.

Ben, dünkü yeniş ve yenilişi yaşadım.

Ben, dünkü yeneni ve yenileni gördüm.

Yenen, hep yücelen, yücelen... Ve sonra, yayından fırlamış alevden bir ok gibi karanlıkları yakan Şef'iyle Türk milleti idi.

Yenilen, onun yürüyüşüne karşı koymak isteyen bütün bir dünya oldu!

Yaklaşmakta olan yarınlar içinde yenecekleri ve yenilecekleri bugünden görüyorum.

Yenecekler dünkü yenenler; yenilecekler gene büyük yürüyüşün önüne çıkmak isteyen bahtsızlar olacaktır.

Bu kadar inanıyorum. Siz de inanınız!"

Mahmut Esat Bozkurt'un anılarının da yer aldığı kitapta, birçok cephede gerçekten de dünyanın tüm güçlü ülkelerine karşı savaşan Türk askerine ait çok sayıda anekdot var.

Onu ve vatanının özgürlüğü için canını verenleri unutmaya ve unutturmaya, veya küçümsemeye kalkanların bu kitabı okuması lâzım...

Özellikle 19 Mayıs'ta...

Ne yaparlarsa yapsınlar Türk milletinin onu asla unutmayacağını ve nedenlerini görmek için!

Tayyip Erdoğan iyi bir hatip!
Hatip deyince, Erdoğan'ın "İmam Hatip" mezunu olduğu geliyor akla hemen... Nitekim bazı konuşmalarında radyo ve TV'lerdeki Ramazan sohbetlerinin tonlaması olduğunu yazmıştım daha önce...

Bununla birlikte Avrupa'da yaptığı son konuşmalar, özellikle Ermenistan'la ve "soykırım iddiası" ile ilgili açıklamaları gerçekten güzel... Daha önce söylediği "Tarihi tarihçilere bırakalım" sözleri, Cüneyt Zapsu'nun söylemesi gerekenleri söyleyemediği konuşmalar yerine doğru şeyler konuşulmaya başlandı.

Türkiye iyi niyetini ve bilimsel çözüm isteğini ortaya koyuyor. Koçaryan'ın Erdoğan tarafından yapılan çağrıya olumlu cevap vermesinin zor olduğunu söylemiştik, nitekim aynı tutum; çözüm arayışı yerine "soykırımı kabul eden ülkelere teşekkür" etme ve Avrupa'ya yağ çekme yaklaşımını sürdürüyor.

Buna devam ettiği takdirde Türkiye'nin tutumu da aynen Erdoğan'ın söz ettiği çizgide sürmek zorunda...

Bu bizden çok karşı tarafın tercihi. O zaman; değil Avrupa, bütün dünya baskı yapsa gerçek dışı bir olayı Türkiye kabul edemez.

Başbakan'ın konuşmalarına kim yardım ediyorsa, bu işi iyi yapıyor.

Ve Tayyip Bey'in zannettiği gibi basın "her halükârda" onun karşısında filân değil.

Görüyorsunuz, "doğru"ya doğru demekten kaçınmıyoruz!

Teşekkürler!
Çapa'da yatmakta olan, yakında çok ciddi bir ameliyat geçireceğini yazdığım 25 yaşındaki Bayram Yalçın için verdiğim Akbank hesap numarasında kısa sürede 10 milyar TL toplanmış.

Çağrıma cevap veren iyi kalpli, yardımsever okurlarıma sonsuz teşekkürlerimi bildiriyorum. Ameliyat iyi geçtiği takdirde bu başarıda onların da önemli katkısı olacak... Ne büyük bir sevap. İyilik yapanın karşısına o iyiliklerin bir gün mutlaka çıkacağına inanırım ben. Kendi hayatımda da buna defalarca şahit oldum.

Hepinize tekrar tekrar teşekkürler!

Ne demişler?
"Sevgi vermeyi başarabilmek" kendi içinde başlıbaşına bir eğitimdir.
Eleanor Roosevelt

DİĞER YENİ YAZILAR