Üniversiteye türbanla gitmek isteyenler liseye nasıl gidiyor?

Haberin Devamı

Üniversitede türban konusu bazı gazete ve köşe yazarları, bazı akademisyenlerle siyasetçiler tarafından “özgürlük, korku, demokrasi” gibi kavramlar kullanılarak tamamen farklı noktalara çekiliyor.

Durum böyle olunca elbette halkın kafası karışıyor ve laiklik konusunda hassasiyet gösterenleri de bu açıklamalar doğrultusunda “dine karşı, dindarlara baskı yapan” olarak yorumlayabiliyor. Bu tür “kasten hatalı” açıklamaların, yorumların Hükümet tarafından yapılması ise çok daha tehlikeli şekilde toplumu -artık kutuplaşma dönemi tamamlanarak- bir iç kavgaya doğru sürüklüyor.

Bu örneklerden biri olayı “türbanlı kadınların başı açık olanları örtünmeye zorlama korkusu” olarak basite indirgeyen tariftir. Olay artık bundan çok daha ciddidir. Türkiye’de halk laik rejimin baskıcı, hükmedici kısacası yanlış olduğuna inandırılarak, “demokrasi daha önemlidir” denerek yavaş yavaş yönetim yoluyla başka bir rejime doğru gidilmektedir.

AKP Hükümeti’nin üniversitede türbana izin verecek girişiminden hemen sonra Türkiye’nin birçok kentinde İran modelini de geçerek ağzını, burnunu kapatan karaçarşaflıların katıldığı türban gösterileri yapıldı...

Anayasa değişikliği tasarısını hazırlayan hukukçulardan ve AKP Milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül “İlköğretim ve liselerde türban olmaz” açıklaması yaparken aynı sırada yine AKP Milletvekili Hüsnü Tuna “Sadece üniversite yetmez, tüm alanlarda serbest bırakılmalı”, AKP’li Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman ise “Türbanlı belediye başkanı da olur” diyor, AKP’ye yakın birçok yazar Tuna’nın ve Balaman’ın görüşünü tekrarlıyordu.

Yine aynı gün açık lise sınavlarında kız öğrenciler sınava türbanla girmek için tepkiler, gösteriler sergiledi. Bu öğrenciler arasında peçesiyle sınava girmek isteyenler olduğu da haberlerde yer aldı.

Konunun Prof. Zafer Üskül’ün çizdiği sınırda kalmayacağı, kısacası başlangıç yapıldıktan sonra işin kontrolden çıkacağı, bugüne kadar yaratılan düşmanca ayrışmanın bambaşka tablolar ortaya çıkaracağı açıkça görülüyor.

Başbakan hâlâ, bu durumu ve oluşan kaos ortamını görmesine rağmen inanç ve duygu sömürüsünü, kışkırtmayı “siyaset uğruna, din/inanç üzerinden aldatılmış kalabalıklardan alacağı oy uğruna” sürdürüyor. Sanki laik rejimi koruyucu yasalardan değil de bir kitleden söz ediliyormuş gibi:

“Gayrimenkulunuzun işgal altına alınmasına ‘evet’ der misiniz? Demezsiniz. Kimsenin vatandaşlarımın özgürlük alanlarını işgale hakkı yok.. ‘Ne diyorlar, bu ülkede sadece başı açık kardeşlerimiz laik olur, başı örtülü olamaz. Niye laik olmasın?.. Başı açık olanı da, örtülü olanı da demokratik, sosyal bir hukuk devletini savunan bir toplum kuralım.”

CİDDİ BİR YANLIŞ, ALDATMACA!

Bir başbakan olarak, halkı birbirine düşürecek böyle bir konuşmayı yaparken son cümlede birden bire “laik-demokratik, sosyal hukuk devleti” tanımında “laik” kısmını da unutuvermiş.

Bu çıkışlar kendisine mi aittir, uyanık bir siyaset bilimciler grubu tarafından mı hazırlanmaktadır bilmiyoruz. Ama bu sonuncuyu kim yapmışsa yine kasıtlı bir ciddi hata da yapmış. Konu; türbanlı vatandaşın laik olması/olmaması değil “laik, yani tarafsız, her dinden, inançtan vatandaşa eşit hak tanıyan devlete ait alanlarda dinî kıyafetlerin bulunup bulunmayacağı”, yani “laik devletin türbanlı olup olamayacağı”dır. Ve ikisinin arasında dağlar kadar fark vardır.

Şimdi tabii, bu acımasız provokasyonlardan ve din istismarıyla taraftar yaratmalardan sonra Cumhurbaşkanı Gül referanduma gitmek ister. Kazanmak uğruna her şeyi göze alan, siyasi gerçekleri, yasaları bile çarpıtabilen bir iktidar, hele de “din, inanç” da kullanılıyorsa kaybetmez.

Bunu iyi biliyorlar artık...

Ama ben onlara 20 Ocak’taki Her Açıdan’da “Kızlarımın biri türbanlı, üniversiteye türbanla gidemediği için çok üzülüp ağlıyor” diyen Mehmet Metiner’e sorduğum soruyu sormak istiyorum. Metiner bu soruya uzun süre sustuktan sonra benim ‘İmam Hatip’e mi gitti’ sorum üzerine “Evet” cevabını vermişti (İmam Hatip’ler de Milli Eğitim’e bağlı değil mi?)... Soru şuydu:

Kızınız liseye nasıl gitti?

Üniversitede türbanla okumak isteyen kızlar liseye nasıl gidiyor?

Bu sorunun cevabını belki Sayın Üskül de düşünecektir. “Eğitim için lisede çıkabiliyorsa üniversitede neden bu kadar sorun oluyor” sorusu cevaplanmalı çünkü!

DİĞER YENİ YAZILAR