Universiade'da Atatürk neden yoktu?

İki okurumun mektubundan yola çıkarak İzmir'de yapılan Universiade açılışında Anadolu medeniyetlerinden söz edilirken neden sonunda Atatürk ve onun yarattığı çağdaş Türkiye'den tek cümleyle bile söz edilmediğini sormuştum

Haberin Devamı

İki okurumun mektubundan yola çıkarak İzmir'de yapılan Universiade açılışında Anadolu medeniyetlerinden söz edilirken neden sonunda Atatürk ve onun yarattığı çağdaş Türkiye'den tek cümleyle bile söz edilmediğini sormuştum.

Mektuplar ve benzer tepkiler gelmeye devam etti. Çoğunun "bunun nedeninin araştırılması" isteğini içerdiğini görünce araştırdım. Önce İzmir Valiliği'ni aradım. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ercan Doğu "Universiade'ın ev sahibinin İzmir Büyükşehir Belediyesi olduğunu, İcra Kurulu'nda Devlet Bakanı M. Ali Şahin, İzmir Valisi ve Belediye Başkanı'nın bulunduğunu, Başkanı'nın ise son seçimde AKP'nin Belediye Başkanı adayı Taha Aksoy olduğunu" söyledi.

Bu arada açılış konuşmasında "Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili bir mesajın olmamasının, izlerken kendisinin de dikkatini çektiğini, o anda bu eksikliği hissettiğini" sözlerine ekledi.

Daha sonra konuştuğum İcra Kurulu Başkanı Taha Aksoy da İzmir Universiade'da çok büyük bir başarı yaşandığını, hiç kasıtlı olmayan bir durumdan dolayı buna gölge düşürülmemesi gerektiğini, konuşma metnini senaryo yönetmeni veya TRT'nin sunucusunun hazırlamış olacağını söyledikten sonra şöyle devam etti:

"Konuşma metninde Atatürk'ün sporla ilgili sözleri vardı. Bunun dışında Universiade'm yapıldığı Çin, G. Kore, Torino, Paris gibi yerlerin hiç birinde konuşmalarda liderlerden söz edilmedi. Bizde de Anadolu uygarlıklarından bir kaç hikâye anlatıldı. Zaten bütün organizasyonun amacı Türkiye Cumhuriyeti'ni daha iyi tanıtmaktır ki bu da gayet güzel yapılıyor."

Bu açıklamadan sonra ben de Taha Aksoy'a, bütün söylediklerine rağmen madem ki Anadolu medeniyetlerinden söz edilmiş, sonunda nereye ve nasıl varıldığının da iki cümleyle bile olsa söylenmesi gerektiğini, toplumun bu konuda duyarlı olduğunu ve tepki verdiğini belirttim.

Merak eden okurlarımın bilgilerine sunuyorum.

Kadın Bakannın cevabı!
Kocasının dövüp balkondan attığı kadın ile 300 milyon lirası için öldürülen kadının haberlerini dün VATAN'da görmüşsünüzdür. Tecavüz edilen, erkek arkadaşı öldürülen turist haberlerini de duymaya devam ediyoruz.

Bir tek sevindirici haber var, o da İzmir'de evine girdiği 24 yaşındaki B.S.'ye, gencecik bir kıza tecavüz eden adama 40 yıl, yardımcı olana ise 30 yıl hapis cezası isteniyor olması. Yeni Türk Ceza Kanunu'nun getirdiği ağır cezaların verilmesi ve bunların duyurulması belki bu vahşeti bir ölçüde önleyebilir.

Zinaya ceza getirilmesi için halâ canla başla çalışan ama nedense çocuklara, kadınlara karşı şiddet, taciz, tecavüz, cinayet olaylarında sesi çıkmayan Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan Nimet Çubukçu B.S. olayından sonra yazdığım ve "Devlet bu kadınlara el uzatsın" diyen Canan Arıtman ile Sema Kendirci'ye takdirlerimi belirttiğim yazıdan sonra bana bir cevap göndermiş.

Kendilerinin de B.S. olayından sonra yardım için harekete geçtiklerini, bu konuda bir basın bildirisi de yayınladıklarını bildiriyor.

Evet, o bildiriyi gazetelerden okudum ama bildiri Arıtman ve Kendirci'nin Bakanlığa çağrısından sonra çıktı, önce değil. Yani birileri sesini yükseltmese Bakanlığın sesi hiç çıkmıyor.

Varsa yoksa "Zina suç olsun"...

Onların tek davası bu.

DİĞER YENİ YAZILAR