Üçbin beşyüz kişilik koro!

Şeytan tüyü" denen şey gerçekten var ise, ondan nasibini fazlasıyla almış.. Yeteneğinin, Tanrı vergisi sesinin, müzik bilgisi ve doğal sempatisinin üstüne bir de bunu eklemiş

Haberin Devamı

Şeytan tüyü" denen şey gerçekten var ise, ondan nasibini fazlasıyla almış.. Yeteneğinin, Tanrı vergisi sesinin, müzik bilgisi ve doğal sempatisinin üstüne bir de bunu eklemiş.

"Olmaz böyle şey" dedirtiyor izleyene, dinleyene. Parmak ısırtıyor.

Ne giyimiyle kuşamıyla, ne karizma yapacağım diye kasılmasıyla, ne de başka bir "ekstra" çaba ile etkilemeye çalışıyor sizi. Tam aksine alabildiğine içten, sanki sokakta rastlayıvermişsiniz gibi doğal ve tam gerçek bir sanatçıdan beklenen şekilde işini yapıyor. Olağanüstü güzellikteki şarkılarını hiç ara vermeden ve çoğunda gitar çalarak söylüyor, söyletiyor, dans ediyor, ettiriyor, izleyeni saatler boyu büyülüyor..

Kenan Doğulu'nun Bodrum'un Antik Tiyatrosundaki konserini izleyen 3 bin-3 bin 500 kişinin bu düşünceleri aynen paylaştığına inanıyorum. Onu herhangi bir şekilde sahnede izleyen herkesin de..

Çok sanatçı izledim, çok konsere gittim ama bizim sanatçılarımız arasında bu coşkuyu ve takdiri yaratabileni az gördüm.

Küplerde çıkan harika görüntü ve sesler konser sahnesine çıkınca çoğunlukla siliniverirler. Bakmayın bizim izleyicimiz allanıp pullanarak kendini yutturanlara kolay kapılır, kolay beğenir ama müzik arayanlar, müzikten anlayanlar çoğu kez "Aa, sesi yokmuş aslında" deyiverirler gerçeği görünce.

Elbette bunun dışında kalan sanatçılarımız var ama parmakla sayılacak kadar az. Bazılarında ses var sahne hakimiyeti yok, bazdan tam tersi. Bir kısmı ismini duyurur duyurmaz özel yaşantısına dikkat etmediği için ilgiyi bitiriyor. Bazıları mikrofonu eline alır almaz adını duyurduğu, en beğenilen parçasında bile anında detone oluyor. Çoğu şarkı söylüyor ama eğlendirmeyi başaramıyor, sahnede baston yutmuş gibi kalıveriyor.

İşte Kenan Doğulu'nun üstün tarafı beklenen özelliklerin neredeyse tamamını kendinde bir şekilde toplamış olması.

Binlerce kişiye yayılan pozitif bir elektrik var onda. Ve en önemlisi "bizden biri"..

"Ben starım" diye halktan kopmamış, dokunulmaz, ulaşılmaz olmamış, oracıkta.. 3500 kişilik bir koronun arasında söylüyor, isteyen sarılıp öpüyor.

Bir yandan kendimi kaptırmış izlerken bir yandan bunlar geçiyor aklımdan. Düşündüklerimi o anda yazma isteği duyuyorum. Kalem-kâğıt yok yanımda.

Ara verir vermez büfeye koşuyor ve adının Bayram Yılmaz olduğunu söyleyen ve "Beni de yazın lütfen" diyen gençten kalemle kâğıdı alıp dönüyorum. Kenan da dönüyor. Siyah kıyafetinden sonra bu kez çok şık beyaz, kapüşonlu bir tunik, kırmızı tişört ve bej pantolon giymiş. Güçlü sesiyle esir alıyor anında:

"Cennetten çiçek topladım sana

Herkes aşk diye kıvranıp duruyorken

Ben en saf halimi sakladım sana

Sen deneyip deneyip yanılıyorken.."

Daha önce bir başka yazıma konu olan en sevdiğim şarkılarından biri bu... Ben de koroya katılıyorum;

"Aşkım aşkım diye ağlayacaksın

Başını yastıklara boş koyacaksın

Sesini duyan yok ki anlayacaksın

Ben bittim şimdi sıra sende.."

Arada babası rahmetli Kenan Doğulu'dan söz ediyor. Bu çok değerli müzik adamının kaybolan gitarından... O şarkıyı babası için söylediğini hissediyoruz.

Keşke yaşasaydı, kimbilir nasıl gurur duyardı oğlunun başarısıyla. Onun yerine biz duyuyoruz.

Kenan Doğulu, geldiği noktada Türk Pop müziğinin en parlak yıldızlarından biridir bence!

(Not: Bazı sanatçılar saç ve kıyafetlerini taklit ettikleri için tipini değiştireceğini söylüyordu bir haberde. Yanlış! Kim taklit ederse etsin bu tip ona çok yakışıyor.)

DİĞER YENİ YAZILAR