TÜSİAD'ın önerisine ne diyor?

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Havaalanı'nda imam hatiplerle ilgili yeni yasa hakkında konuşmuş: "Hukuka aykırı düzenleme yapsak kendi kendimizi affetmeyiz. Tasarıyı hemen geri çekeriz

Haberin Devamı

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Havaalanı'nda imam hatiplerle ilgili yeni yasa hakkında konuşmuş: "Hukuka aykırı düzenleme yapsak kendi kendimizi affetmeyiz. Tasarıyı hemen geri çekeriz. Ayrıca biz kimseyle koalisyon değiliz." Bir "rüya"dır tutturdular ya, rüyayı da unutmamış:

"Kimsenin bizim niyetimizi sorgulamaya, rüyalarımıza sansür koymaya hakkı yoktur."

Olay hukuka bal gibi aykırı, aykırı olmasına da o sözü bir yana bırakırsanız diğerlerinden sonuç çıkardığınızda elde kalan nedir?

"Kardeşim sorgu, sual, tartışmaya açmak filân yok. Biz dedik, olacakkk! Çikolata kağıdına sardıklarımız yutulacak. Afiyet olsun"

Geçenlerde yazmıştım, bir devlet adamı "Güç yozlaşmaya yatkındır, mutlak güç ise kesinlikle yozlaşır" demiş. Bu, birdenbire yüzde 25 oyla gelen yüzde 65'lik güç AKP'yi "gaza gelme yozlaşmasına yöneltmemeli.

Hele enflasyon, ekonomi düzeldi hikâyeleri hiç. İnsanoğlu gariptir zira; kendi duymak istediği lâfı atar ortaya, sonra kimin attığını unutur, inanıverir.

Ekonomistler bu aldatıcı tablonun durgunluktan, alım gücünün iyice düşmesinden ileri geldiğini söylüyorlar. "Yatınmcılar, istihdam, satışlar arttığı, ülke düze çıktığı için değil" diyorlar.

Halka sorsanız, şu sıralar ceplerinden çalınan ek vergilerden başka konusu yok.

YÖK Yasası'ndan önce, alelacele, neyin doğru olduğu anlaşılmadan imam hatiplerle ilgili katsayı yasasını çıkarmak, çıkmadan önce "Hayırlı olsun" demek ülke için hayra alamet midir orasını bilemem. Bildiğim şey: din adamlığı veya belli mesleki branşlarda eğitim almış öğrencilerin aynı zamanda, normal-standart lise müfredatı okumuşlarla aynı şartlarda ve bu kez ikinci meslek edinmek üzere sınava girmesi bu kez normal lise öğrencilerine karşı büyük bir haksızlık yaratacaktır. Milli Eğitim Bakanı şu soruyu cevaplamak; "Her şey tek bir sınavla oluyorsa, ortaokul mezunu bir öğrenci de ÖSS'yi kazanırsa üniversiteye girebilir mi?"

Bir de TÜSİAD'ın gayet iyi bir öneri olan teklifini nasıl değerlendirdiğini...

"Madem ki imam hatip mezunlarının üniversiteye girmesi bu kadar isteniyor, ihtiyaç fazlası okulları neden hemen normal liseye çevirmiyorlar?"

Lütfen Sayın Bakan, cevaplayın hem ne de olsa adımız demokrasi, değil mi?



Bırakın bu ezik psikolojiyi!
Kararlıyım, futbol işine burnumu sokacağım yine... Hâlâ sinirim geçmedi zira.

İstediğimiz sonucun alınamadığı her millî maçtan sonra kendimize bin türlü mazeret aramamız çok kötü bir huy.

Son derece profesyonel bir ekip olan, oyuncuların her biri yıllardır sayısız maç (ve uluslar arası maç) yapmış olan millî takım için bunlar ne derece anlamlı sözlerdir, bir düşünün.

Laf aramızdayken açık konuşabiliriz; Sakin olmak, her türlü toplumsal beklentiyi hesaba katmak, "yenilme"yi aklına bile getirmemek (yenmeye programlanmak) onların görevinin ve eğitiminin bir parçası. (Benzer cümleleri Süreyya Ayhan ikinci geldiğinde de yazmıştım.)

Hele profesyonel çalışan, bu işin maddi karşılığını da hakkıyla alan insanlar için. Yok böyle mazeretler...

Kendilerini psikolojik olarak ve antrenmanlarla yeterince hazırladıklarında bal gibi sonuç alıyor bu takım.

Tartışılacaksa iki önemli nokta var tekrar düşünülmesi gereken... İngiliz takımının oyuncularının her şeyden önce vücutları bizimkilerden daha formda. Hepsi sırım gibiler. İnce, uzun, atletik. Eh "sağlam kafa, sağlam vücutta" olduğuna göre psikolojilerinin baştan, daha fazla artı ile yarışa başlayacağı tahmin edilebilir. Besbelli diyetlerine ve yaşamlarına çok dikkat ediyorlar. Bizim bazı millî oyuncular gibi "yaşam benim yaşamım, para benim param, kimse işime karışamaz" düşüncesinde olduklarını hiç sanmıyorum. Bir ülkeyi temsil eden görevdeki insanların bunu söylemeye hakkı olmadığını da biliyorlardır şüphesiz.

Böylesine disiplinli bir görüntü, böyle bir birlik ruhu başka türlü sağlanamaz.

TRT izletmeli
İkincisi; İngilizlerin maç arasında plânlı ve kararlı olarak, grup halinde saldırıya geçtiği görüntülerde mevcut. Bizimkiler karşılık bile vermemişler. Alpay'ın bir cümlesi de bu organize girişime neden gösterilemez. Küfrettiği yalanının, kavga sırasında kamerayı kapatmaya çalışan Beckham psikopatı tarafından uydurulmuş olmadığını kim iddia edebilir? Başka türlü attığı kafayı nasıl açıklayacaktı?
(Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR