Türklük kompleksi ve tükürük!

Amerika'nın önde gelen gazeteleri Türkiye'yi "20. yüzyılın soykırımcı ülkeleri" listesinin başına koyabilir...

Haberin Devamı

Amerika'nın önde gelen gazeteleri Türkiye'yi "20. yüzyılın soykırımcı ülkeleri" listesinin başına koyabilir... Kendi ülkelerindeki "gay" klüplerinde, erkek ve kadın striptiz klüplerinde ve hatta üniversitelerinde neler olduğunu, uyuşturucu ve seks ticaretini, aynı şekilde Avrupa ülkelerinde olanları önemsemez de Türkiye'de "Rus kadın pazarları" olduğunu önemle yazabilir.

Amerikan dizileri Türkler'i terörist olarak gösterebilir (ki bunların hepsini yapıyorlar)...
Bazı Avrupa ülkelerinde "kendi toplumunu, tarihini kötüleyen Türkler'e" ödül yağdırılmasında da anlaşılmaz bir şey yoktur.

Düşmanları ya da intikam almak isteyenleri yıllardır köşe bucak dolaşıp propagandalarını yaparken köşesinde oturan, kendini bir türlü anlatamayan ve şimdi de ehil olmayan ellerde "rüzgâra kapılmış yaprak gibi" savrulan bir ülkeye revadır bunlar aslında...

Hiçbiri beni şaşırtmıyor. Beni ve muhtemelen çoğunuzu şaşırtan, kanımızı donduran; ödül veya "sadece isim duyurmak, adam yerine konmak" uğruna kendi insanının ona ihaneti...

Onu aşağılaması... Ne zaman kendisine bir mikrofon uzatılsa ağzını doldurarak ve tükrükler saçarak kendi aşağılık kompleksinden gelme büyük bir keyifle, yaşadığı topraklan ve insanlarını yerden yere vurması... Bunu gerçekten öyle büyük bir keyifle yapıyorlar ki siz de hemen o an tükürme ihtiyacı hissediyorsunuz. Ancak, senelerce inceleme yapmış uzman tarihçilerin konuşabileceği, millî mesele haline gelmiş bir konuda romancı (yüzde yüz emin şekilde) konuştuğu zaman ne hatalar yapabileceğini gördük. Sonradan kendisi de "belki o kadar değildir de bu kadardır" şeklinde ilmî(!) düzeltmeler yapmak zorunda kaldı.

Bununla birlikte "şimdi Avrupa'dan ödül gelir" diyenler haklı çıktı, ödül Almanya'dan uçarak yetişti.

Eh tabiî bu ödül aşkı bulaşıcıdır bazıları için... Demek cahil cesareti gösterenlere ödül veriliyor o zaman ne yapalım; "madem ki bu konuda biz de cahiliz, aynı cesareti biz de gösterelim, ne zararı var" değil mi?

Sen göle mayayı çal da ya tutarsa... O nedenle Orhan Pamuk'tan sonra yeni edebiyatçılar çıktı sahneye, ha gayret!

Arkası geliyor arkadaşlar... Benzerlerini daha çook görebiliriz... Kulak asmayın "ödül bekleyen tarih cahilleridir" onlar...

"Türkiye'de kimse Pamuk'un edebi değerinden kuşkuya düşmez" miş...

Keşke bir anket yapsa bunu söyleyenler. Sonuçtan öyle eminim ki... Biz edebiyattan Almanya kadar anlamıyoruz ağam!

Mercedes'in olmaz!
Başbakanlığa Berlusconi'den alınan ful donanımlı, ABD başkanlarınınkine benzer uçaktan sonra şimdi de 6 yeni Mercedes araba alınması için emir verilmiş... Başbakan tarafından... 2004 yılında 4 yeni Mercedes alınmışken..

Daha önce defalarca yazdık biliyorsunuz, Avrupa ülkeleri arasında başbakanları bisikletle işe giden -bundan da gurur duyan- ülkeler var (Haydi biz "güvenlik nedeniyle" bunu istemiyoruz. Ama bir makulü yok mu?) İngiltere kraliçesinin saray perdelerini değiştirtmek yerine yama yaptırdığını, kraliyet ailesinin kıyafetlerini ters yüz edip model değiştirterek tekrar tekrar giydiklerini ise gazetelerden fotoğraflarla göstermişlerdi.

Tabii Türkiye daha zengin(!) olduğu, IMF yardımıyla ekonomisi çökmekten kurtulmuş bir ülke de olmadığı için bu tür ekonomik önlemlere ihtiyaç duymuyoruz.

Durum bu kadar parlak(!) olduğuna göre de dengimiz olsa olsa ABD başkanları olabilir...

Onların uçağından... Onların arabasından isteriz... Hem de yalnız başbakanımız değil bakanlar da ister... Ve hatta bürokratlar da... (Başbakanlık ve bakanlıklarda toplam 52 Mercedes var. Buralardaki diğer lüks arabaları, KiT'leri, kamu banka ve kuruluşlarındakini de saymıyoruz.)

İşte sorumluluk olmayınca lükse harcanan hazine paraları vergilerle fakir halkın omuzuna yüklenir...

Yönetenlerin kafası işsizlik, yoksulluk sorunlarını çözmek yerine kendi maaşları, uçakları, arabaları, seyahatleriyle meşgul olunca üniversite mezunları işsiz gezer. Vatandaş pazar yerlerinden artıkları toplar.

Sahi 10 Mercedes'i kimler kullanacak merak ermiyor musunuz? Yoksa her gün için ayrı bir tane mi istiyorlar?

DİĞER YENİ YAZILAR