Türkiyeli mi, Türk mü, önce insan mı!

Bugün 24 Kasım 2004'te 'Türkiye'nin en önemli gündemi nedir?' diye sorulduğunda vereceğimiz üç cevap var:

Haberin Devamı

Bugün 24 Kasım 2004'te 'Türkiye'nin en önemli gündemi nedir?' diye sorulduğunda vereceğimiz üç cevap var:

1- Avrupa Birliği ve onunla ilgili sorunlar.

2- Yolsuzluk ve onunla ilgili olarak önce milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılması ve ve ve...

3- Şiddetin önlenmesi. Demokratikleşmenin ilk adımı olan Seçim ve Partiler Yasası'nın artık zaman kaybedilmeden değiştirilmesini de dördüncü madde olarak sayabilirsiniz.

Ama her şeyden önce iki ve üçüncü maddeleri halletmediğimiz takdirde diğerleriyle ilgilenmeye sıra bile gelemeyecek.

Dün VATAN gazetesinde İnönü Stadı'nda bıçaklanarak öldürülen Cihat Aktaş'ı gören genç kızların vahşet tablosunu anlattıkları ifadeleri vardı. Okudukça insanlığından utanıyor İNSAN. Türkler'in bu vahşeti yapabildiğini gördükçe ne derseniz deyin, isterseniz hemen savunmaya geçin, öfkelenin ama Türklüğünden de... Ve bizi yöneten beyler bu konuları "Allah'a emanet etmiş" üç konuşmanın birinde "Türk" müyüz, "Türkiyeli" mi onu gündeme getiriyorlar. Valla ne olursak olalım milliyetten önce insan olmayı deneyelim, milletçe buna çalışalım diyorum ben!

16 yaşındaki Cihat'ı bıçaklayan cani (ona genç bile demek zor geliyor) ayakkabısının içinde bıçakla girmiş stada. Nasıl girebilmiş, sorumlular neden suçlunun kendisi gibi yakalanmıyorlar, girişe neden metal dedektörü konulmamıştır, o lamı cimi, kaçışı yok, İçişleri Bakanlığı'nın derhal açıklama yapması gereken ayn bir konu... Ama bizim asıl konumuz da bu toplumun daha önce benzer sabıkaları olan, içeri bıçağıyla "öldürmeye, yaralamaya niyetli" olarak girebilen, bıçakladığı adama arkasını dönüp maç izlemeye devam eden canavarları, uyuşturucu müptelası varlıkları nasıl ürettiğini araştırmak ve artık önlemeye çalışmak!

Barbarlık bu değilse nedir?
Yeterince can ve zaman kaybedilmedi mi? Bu kana susamışlığı, vahşeti durdurma vakti hâlâ gelmedi mi? "Barbar Türkler" diyenleri 21. yüzyılda haklı çıkarmaya devam etmeye hâlâ utanmıyor muyuz?

İnsanlarımız, gençlerimiz, gözlerimizin önünde namus, töre, maç, gece kulübü, kıskançlık, akla gelen her nedenle en vahşi şekilde, koyun gibi boğazlanarak öldürülüyor. Bir yandan "kurban bayramında kurbanlar sokakta kesilmesin" tartışması yaparak "sözüm ona medeniyet" gösterisinde bulunurken diğer yanda insanlarımızın aynı şekilde vahşice öldürülmesine sessiz kalıyoruz.

İki gün gazetelerde manşet oluyor, ateş düştüğü yeri yakıyor ve görevini yapamayan, güvenliği sağlayamayan, eğitemeyen, gösterişle, yapay gündemlerle göz boyamayı sürdüren bakanlıklar, hükümetler, valilikler sorumluluk bile hissetmeden yola devam ediyor.

Artık susmayalım. Gerçek medeniyete ulaşmış toplumlar gibi, 'ülke yönetimine talip olmuş ve gelmiş' kişileri göreve davet edelim.

Bugünden tezi yok, TV'lerde (en azından kendi ellerinde tuttukları çok sayıdaki kanalda) saçma sapan dizilerden, toplumu eğitmeye değil uyuşturmaya yönelik programlardan yer açarak insanları eğitecek, doğruyu gösterecek programlar yapsınlar.

Bunu istemek bizim, yapmak onların boynunun borcudur.

Son olarak 1000'inci kez soruyorum: RTÜK neyle meşgul?

DİĞER YENİ YAZILAR