Türkiye’yi nasıl koruyorsunuz?

Marmaris ve Antalya’da arka arkaya patlatılan ve (orman yangınlarından sonra bunu da) PKK’nın yan örgütü TAK’ın üstlendiği bombalar yabancı medyada çok geniş şekilde yer aldı

Haberin Devamı

Marmaris ve Antalya’da arka arkaya patlatılan ve (orman yangınlarından sonra bunu da) PKK’nın yan örgütü TAK’ın üstlendiği bombalar yabancı medyada çok geniş şekilde yer aldı.

Geniş ve yaralı turist sayısı çok daha fazla olarak... İngiliz arkadaşlarımdan telefonla arayanlar İngiltere’de TV’lerin Marmaris’teki yaralı sayısını “100 civarında” verdiğini söylediler. Her ne kadar İngiliz ve Rus yetkilileri ile basını teröre karşı Türkiye’ye destek veren, takdir edilecek açıklamalar yapıyorlarsa da turizmden beklediğimiz gelirin düşeceğini de belirtiyorlar. Bizim tarafa bakacak olursak...

Birkaç tane önemli turistik şehrimiz, sahil kasabamız var. Marmaris’teki olay duyulur duyulmaz diğerlerinde (ve özellikle daha önce aynı olayı, aynı yerde yaşamış olan) Antalya’da derhal geniş çaplı önlem alınmalıydı.

Orman yangınlarını her yıl yaşayıp, en turistik bölgelerimizde yıllar süren büyük emeklerle yetişmiş ormanlarımızın önemli bir bölümünü uzmanların etraflıca açıkladığı ihmallerle, her konuda sınırsız israflar yapılırken “uçak yok, eleman yok” gibi abuk mazeretlerle kaybettikleri bir yana, turistik beldelerde de teröre karşı önlem almıyorlar.

“Maganda” deyip durdukları katiller ülkenin dört bir yanında başıboş şekilde gençlerimizi, insanlarımızı katledip duruyor.

Ve ülkeyi yönetenler neyle meşgul; kafa kafaya vermiş günlerdir Ortadoğu’yu (!) kurtarma plânlarıyla.

Siz önce kendi vatandaşlarınızı, canını bu ülkenin güvenlik güçlerine emanet ederek gelen turistlerin canını kurtarın.

Yönetemiyorsanız, güvenliği sağlayamıyorsanız da kabul ederek çekilin. Bir numaralı göreviniz budur çünkü!

*****


İyi mi, akıllı mı?
Dün Mehmet Barlas’la konuşurken ona ‘Lübnan’a asker gönderilmesi konusunda bugün Güngör Mengi’yle tamamen zıt görüşler içeren yazılar yazmışız, gördün mü?’ diye sordum.

“Evet” anlamında başını salladı. Devam ettim:

‘Sen herhalde Güngör’le aynı fikirdesindir’...

Yine “Evet” dedi, biraz durdu ve ekledi:

“Sen çok iyi bir insansın, Güngör çok akıllı”...

Anında gözlerimi kısarak öfkeli bir bakış fırlattım ona:

‘Yenir yutulur bir hakaret değil bu, aynen iade ediyorum; sen çok iyi bir insansın, Canan çok akıllı!’

Aslında bana takıldığını biliyordum, yine de bir süre sonra kızgınlığım daha da arttı; ‘İşte’ dedim ‘Medyayı istila etmiş erkeklerin kadın meslektaşlarına genel bakış açısı bu... Ama değişeceksiniz, istemeseniz bile kadınların en az sizin kadar akıllı olduğunu kabul edeceksiniz yakında. Artık meydan eskisi kadar boş değil!’

Bununla birlikte, eğer Meclis’ten de “asker gönderilmesi” yönünde karar çıkarsa, bu kez erkeklerin haklı olmasını dilerim. Zira yanılmış olurlarsa benim dilimden çok çekecekler ama millet olarak da az çekmeyeceğiz!

*****


Lübnan da bir iyilik yapsın!
“Asker gönderelim” diye çırpındığımız Lübnan, Ermeni soykırımı iddiasını kabul eden ve Bülent Arınç’ın bu nedenle kınama mektubu gönderdiği ülkelerden biri (Polonya, İsviçre, Slovakya, Lübnan, Kanada, Arjantin, Almanya, İtalya, vb...)

Biz bu kadar “koruma”ya istekli ve gayretliysek onlardan da biraz “saygı” isteyelim hiç değilse...

Tarihe saygı...

Hiç kimsenin ispatlayamadığı, bütün belge ve verilerin, dünya çapında ve çok sayıda uzman tarihçinin “soykırım” olmadığını söylediği bir olayı araştırmadan, belgelerini ortaya koymadan kabullenecek, haksızlığa izin vermeyecek kadar saygı...

Haydi, biz de bunu isteyelim Lübnan’dan!

DİĞER YENİ YAZILAR