Türkiye mollasız İslâmcılığa mı gidiyor?

Haberin Devamı

Batı’dan gelmekte olan tüm rapor ve mesajlar Türkiye’nin “yanlış yolda olduğuna” işaret ediyor ve uyarıyor. Alman Marshall Vakfı’nın Türkiye uzmanı “Türkiye’nin hızla Batı’dan uzaklaştığının Batı’da genel kanı olduğunu” söylerken “ekonomik krizden etkilenen AB’nin bu dönemde Türkiye’yi daha büyük bir yük olarak göreceğini ve Türkiye-AB ilişkilerinin yakın gelecekte iyice kopabileceğini” de eklemeyi unutmamış.

Son aylara kadar AKP hükümetine görülmemiş bir destek veren Avrupa basınında sık sık “Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşıp Ortadoğu ülkeleriyle yakınlaştığı” şeklinde haberler çıkıyor. ABD’den gelen tüm raporlar da Türkiye’de baskıcı rejime doğru bir gidişi ve ülkenin hızla yön değiştirdiğini vurguluyor.

ABD’nin her yıl yayınladığı ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton tarafından açıklanan “İnsan Hakları Raporu”nda Türkiye’de baskıcı rejime doğru gidiş hem “basın özgürlüğünün ortadan kalktığı, AKP hükümetinin kendileriyle ilgili yolsuzlukları yayınlayan basın kuruluşlarına baskı uyguladığı, hem de hükümetin yargı bağımsızlığına müdahale ettiği” anlatıldı.

Yine Amerika’nın önde gelen kuruluşlarından The Washington Institute tarafından hazırlanan raporda ise Türkiye’nin hızla Rusya-İran-Sudan hattına kaydığı, İslâmi bir modelin empoze edildiği görüşü yer alıyor ve burada da hükümetin basına paranoya duyduğu söyleniyor.

Bu raporda yer alan görüşler benim de geçen yıl bir toplantıda şahsen tanışıp aynı masada sohbet ettiğim Mark Parris’e ait... O sohbetteki konuşmaları da dahil olmak üzere koyu bir AKP destekçisi olan Parris acaba ne oldu da bu kadar olumsuz bir rapor yazdı?

Bu hafta “Her Açıdan”da “Türkiye Batı’dan nasıl kopuyor” sorusundan başlayarak (VATAN da bu Pazar “Türkiye nereye gidiyor” yazı dizisine başlıyor) yine son haftanın olaylarını; seçim, Meclis’te Kürtçe, yolsuzluklar, ekonomik kriz, Davos’un süren etkileri, medya baskısı gibi farklı konuları tartışacağız.

Yaşar Nuri Öztürk’ün yine bir Her Açıdan’da söylediği “Kur’an’da laiklik talebi vardır” sözünü de açıklayacağı programa Prof. Öztürk dışında Anavatan Partisi’nin (Başbakan Erdoğan’la aynı İmam Hatip Lisesi’nde okumuş olan çocukluk arkadaşı) ilahiyatçı ve siyaset bilimci Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Niyazi Kahveci, “Türkiye mollasız İslâmcılığa gidiyor” diyen dinler ve laiklik uzmanı-araştırmacı yazar Aytunç Altındal ve Galatasaray Üniv. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Kocasakal katılacaklar.

Her Açıdan 1 Mart Pazar, öğlen 12.30’da STAR’da... Gerçekleri ve bilinmeyenleri duymak istiyorsanız bekleriz.

*****


Pateni çarşafla yapsaydın...

TRT bir dizi çekiyormuş, manken mi, oyuncu mu, buz patenci mi, aile kavgalarıyla magazin yıldızı mıdır belli olmayan Zeynep Tokuş’un da orada rolü varmış.

İran’daki çekimler için Tebriz’de olan Tokuş hanım çarşafla nasılsa gündeme geleceğini bilerek fotoğrafçılara mutlu pozlar verirken “birkaç tane de inci ben yumurtlasam fena olmaz” diye düşünmüş olmalı ki zekasını (!) ortaya koyan laflar etmiş: “Çarşafı giymekten şikayet etmedim. Demek ki uygunsuz davranmaktansa böyle davranmak daha güzel. Çarşaf kadına ayrı bir duruş ekliyor mu, ekliyor muhakkak ki. Çünkü her günü böyle geçiyor o kadınların.”

Tabii bunu yaparken İran’da birçok kadının şu sıralarda hapis cezalarına rağmen inatla ruj sürerek, saçlarını ortada bırakan renkli eşarplar takarak çarşaf baskısına isyan ettiklerini, bu haberlerin medyada yer aldığını bilmiyor. Onlar kurtulmaya çalışırken kendisi aklınca çarşaflı reklam yapıyor. “Uygunsuz veya uygun davranmak” ile “çarşaf” arasında nasıl bir zeki ilişki kuruyorsa?

Bari bundan sonra kendine “ayrı bir duruş” eklesin de paten kayarken de çarşaf giysin.

Pek “uygun” olur!

DİĞER YENİ YAZILAR