Televizyonda bir program izliyorum; nereden çıkıp hangi özelliğiyle sunucu yapıldığı anlaşılmayan bir erkek karşısına yerden mantar gibi bitiveren sanatçılardan(!) birini almış konuşuyor.
Hiçbir cümlenin hiçbir anlam ifade etmediği tam bir geyik muhabbeti... Saniyesi 300-500 dolarla ölçülerek reklam alınan ekranda dakikalar sığlık, budalalık sınırını aşarak akıp gidiyor.
Sonra yine hangi nedenle ekrana çıkarıldığını kestiremeyeceğiniz bir boyalı kadın geliyor programa. Giderek daha da saçmalaşan (bir öncekinin “en saçma” olacağına inandığım için bunun nasıl “daha da” olduğunu kendim bile anlayamıyorum ama başarıyorlar) diyaloglarla sürüyor. Sonra bir başkası, bir başkası daha...
Ben mi anlamıyorum yoksa gerçekten zırvalamanın sınırını aşmış mı bulunuyoruz? Kim bunlar, ben neredeyim?
Kendime gelmek için yanağıma iki şaplak konduruyorum uzandığım koltukta ve zaplıyorum.
Bu kez bir magazin programı... Kaya Çilingiroğlu’nun bilmem ne plajında bilmem kimle sarmaş dolaş görüntüleri... Erkeğin elinin kadının kalçasına doğru hareket ettiği (ki bu olay “kamerayı fark ettikten sonra” gerçekleşiyor) sahneyi tam 20 kez arka arkaya gösteriyorlar.
Kaya Hülya’ya ne demiş, Hülya Kaya’ya ne demiş, İbrahim Hülya’ya ne demiş, Kaya kimle öpüşmüş, Hülya kimle tatile gitmiş, Zehra yeni doğacak kardeşini nasıl duymuş?
Önce Kaya’yla, sonra bir başka evli erkekle öpüşen Sinem Erülgen “N’apiym yani; öpüşeceğim erkeği Google’dan mı araştırayım” demiş. O da yetmemiş “Üç gün önce tanıştım evli olduğunu nereden biliym” demiş. A kızım madem üç gün önce tanıştın o fotoğrafta ne işin var?
Bana bir şeyler oluyor, tansiyonum mu düştü ne? Hayır, insanı öldürebilir de zırvalığın bu kadarı, dayanamaz tık diye gidiverirsin Maazallah!
KORKU FİLMİ Mİ, KOMEDİ DİZİSİ Mİ?
Zaplayayım bari; Haberler...
Önce Lübnan-İsrail savaşında son durum. Ve hemen arkasından Isparta’nın Yaka köyünde havaya ateş açarak, şarkı söyleyen genç piyanistin ölümüne neden olan polis haberi... Seken kurşun 16 yaşındaki genci de yaralamış. Allah kahretsin, canını seven düğüne de gitmemeli artık; dile kolay “her düğün bir veya birkaç ölüm” demek...
Konya’da asker uğurlamasında açılan ateşle de biri yaralanmış. Kahretsin, buna da katılmamalı insanlar...
İzmir’de bir kuyumcuyu öldüren katilin eşi “Kocamla gurur duyuyorum” demiş. Hangi sebeple olursa olsun vahşetten gurur duyanlar da var, midem bulanmaya başladı.
Pınar Altuğ’un eşinden başlayıp Tony ve Can’la, sonunda da dizideki rol arkadaşıyla ilişkiler zincirine geldi sıra... Toplum için “birilerinin hamilelik günlerini sayma ya da üç haftalık bebek düşürme” haberleri kadar hayati(!) bir konu ya (yemin ediyorum İngiltere, Monaco, İsveç kraliyet ailelerinde bu telaş ve reklam görülmemiştir), anlamaya çalışıyorlar: “Pınar neden aldatıyor?”.. Nedense erkeklerin aldatması nadiren konu olur, üstü hemen örtülüverir ve kadınlar arkadan hiç konuşmazlar da kadın yapınca erkekler döktürüyor işte! Dersin ki asıl sorun ihanet değil de egolarına verilen zarar.
Her neyse şimdi de şarkı söyleyen köpek ve “adam gibi adama eşinden darbe” haberleri. Evliyken eşini aldatarak çocuk sahibi olan, bu yalana yıllarca onu inandırdığı yetmiyormuş gibi Türkiye’yi de (ihanet ve yalan gözyaşları dizisinden sonra kafasına dolayıverdiği) türbanıyla aldatmaya kalkan kadını boşamayan kocası “adam gibi adam” ilan edildi ama bu kahramanlık kadına yetmemiş, boşayacakmış. Pes ki ne pes!
IŞINLAYIN BENİ, DAYANAMIYORUM!
Haberler devam ediyor: Batman’da sıcak nedeniyle damda uyuyanlardan tam 1474 kişi aşağı düşmüş, 15 kişi ölmüş. Biz bu haberi daha önce (mesela her yaz) duymamış mıydık? Tanrım sen aklımı koru!
Son noktayı Fırtına Vadisi’ne hidroelektrik santralı yapılması için verilen izin koyuyor. “Doğal sit alanı” olarak belirlenmiş, dünyanın en güzel yerlerinden birinin daha bizim elimizle katledileceğini duymak limitimi dolduruyor.
Gözlerimi kapatıp bir başka dünyaya ışınlanabilsem keşke.. Ne medyatik isimlerin aldatma, hamilelik, boşanma haberlerinin Şırnak’ta, Tunceli’de verdiğimiz gencecik şehit haberlerinin tepesinde yer almasını, ne de diğerlerini, bu saçmalıkların hiçbirini gerçekten bünyem kaldırmıyor artık!
Ben kimim, burası neresi?
(Not: Medyada bir son moda da suçluların, eşini aldatanların, kadına şiddet uygulayanların mağdur, gerçek mağdurların ise suçlu gösterilmesi... Bu da yeryüzünde bir “ilk” olmalı. Kutlamak lazım!)
Ne demişler?
Herkes hata yapabilir, ama ahmaklar hatalarına bağlı kalırlar ve bunu ölünceye kadar sürdürürler.
Cicero
Türkiye’de Fransız kalmak!
Televizyonda bir program izliyorum; nereden çıkıp hangi özelliğiyle sunucu yapıldığı anlaşılmayan bir erkek karşısına yerden mantar gibi bitiveren sanatçılardan(!) birini almış konuşuyor
Haberin Devamı

