Republic of Turkey"... Türkiye uluslararası faaliyetlerde böyle anılıyor. Son haftalarda gelen tepkiler ise özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bundan fazlasıyla rahatsız olduğunu gösteriyor.
Nedeni; Turkey kelimesinin İngilizce'de "hindi" anlamına gelmesi. Bu durumda "Republic of Turkey"in de "hindi cumhuriyeti" olması. Ülkelerinin adının bir kümes hayvanı olarak anılmasından rahatsızlık duyanlar artık bu konuda harekete geçilmesini sağlamak üzere bir kampanya başlatmışlar. Bize gönderilen yazılar aynı zamanda Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'e de gönderilmiş.
İşte bir bölüm; "Türkiye'nin adı uluslararası toplantılarda İngilizler'in söylediği gibi; Turkey olarak geçiyor. Varsın İngilizler Turkey demeye devam etsin. Ancak bize Turcia, Turkia gibi değişik isimler verenler de var. Onlar da devam etsinler. Ama uluslararası bir toplantıda ülkemizin adı bizim söylediğimiz gibi, Türkiye olarak geçmelidir. Diyorlar ki 'ü' harfi Avrupa dillerinde yokmuş. AB toplantısında Türkiye delegesinin önünde (Hindi) yazarken Yunanistan delegesinin önünde Yunan alfabesi ile ELLAS yazıyor, Yunanlılar'in hiçbir harfi batı alfabesinde yok. 'Republic of Turkey' ismini istemiyoruz, kullanılacak isim 'Republic of Türkiye' olmalı. Bu kampanya sonuç alıncaya kadar sürecektir." Kampanyaya ben de katılıyorum, desteklemek isteyenler için de duyuruyorum. Hindiyi anımsatan bir isme sonsuza kadar razı olmak zorunda değiliz.
Ayrıca; kendi adımızı koymaya İngilizler'den daha çok hakkımız olduğuna da kimsenin bir itirazı yoktur herhalde!
Ulus Pazarı'na ne oldu?
Biz kadınları asıl gülümseten alışveriş giyim kuşamdır itiraf edelim. Giyinip süslendiğinde bir arkadaşının beğendiği etek ya da gömlek için bıyık altından gülerek "Ulus Pazarı'ndan şekerim" demek, maddi durumu iyi kadınlara bile zevk verir. Ve ucuz pazarlarla ilgili bu övünme her ülkede mevcuttur.
Ulus Pazarı'na olan büyük ilgi, çevre semtlerden ve hatta çevre illerden akın akın gelenler ise bir anda kesildi. Beşiktaş Belediyesi başka türlü asla önleyemeyeceğini, durduramayacağını bildiği Pazar satışlarını, Pazar yerini kazarak ve belediye memurlarını Perşembe günü çevreye salarak yasaklayıverdi. Ulus Pazarı kaldırıldı. Kadınlara tarifi imkânsız bir şoktu bu, nasıl olur da koskoca Pazar bir anda kalkardı. Üstelik nedenini ve nereye taşınacağını da kimse bilmiyordu.
Doğru bilgiyi almak için önce Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ile sonra da Ulus, Kültür Mahallesi Muhtarı Dursun Gül ile konuştum. Mesele zannedildiği gibi sadece "yerin uygunsuz olması", insan ve araçların çevre sokaklan, caddeleri tıkayarak trafik anarşisine neden olması, okul ve ambulans gibi acil araçların geçişini önlemesi değilmiş.
Pazardan kıyafet alan kadınların bunları denemek için Akmerkez'i, yakında bulunan evlerin bahçelerini doldurmaları... Evlerin kapısını çalarak tuvaletlerini kullanmak istemeleri... Çevrede kalabalık nedeniyle hırsızlık ve kapkaç olaylarının artması... Pazar alanının tinerci çocukların mekânı haline gelmesi... Ulus sakinlerinin bütün bu nedenler yanında kalabalık, gürültü, çöp ve sineklerden duydukları rahatsızlığı sürekli olarak Belediye'ye bildirmesi...
Bu nedenlerin hepsini bir arada duyunca Beşiktaş Belediyesi'nin yerinde bir karar verdiğini anlıyor insan. Şimdi bir başka yer bulunacak mı, bulunmayacak mı bilmiyoruz. Ama sanıyorum en azından sebepsiz yere kaldırılmadığını bilmek pazarseverlerin çoğunu rahatlatacaktır.
Turkey mi, Türkiye mi?
"Republic of Turkey"... Türkiye uluslararası faaliyetlerde böyle anılıyor. Son haftalarda gelen tepkiler ise özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bundan fazlasıyla rahatsız olduğunu gösteriyor
Haberin Devamı

