Türk tiyatrosu direniyor!

Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları’nda olanların üstüne bir de AKM ile Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinin yıkılma kararında ısrar edilmesi, tiyatro kuruluşlarını isyan noktasına getirdi

Haberin Devamı

Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları’nda olanların üstüne bir de AKM ile Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinin yıkılma kararında ısrar edilmesi, tiyatro kuruluşlarını isyan noktasına getirdi.

TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği), TOBAV, Kültür Sanat-Sen, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, OYÇED (Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği), AITC (Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği), SODEV, ÇOGED ve daha birçok kurum ve kuruluş bugün saat 11.30’da İstanbul Atatürk Kültür Merkezi önünde bir etkinlik için toplanıyorlar.

Bütün sanatseverleri de bu etkinliğe destek vermeye çağırıyorlar.

Gönderdikleri açıklamada Kültür Bakanlığı’na çok haklı bazı sorular sormuşlar. Bir kısmını sizin de duymanızı istiyorum (ve diliyorum ki tüm medya kuruluşları duyurulması için yeterince katkı sağlasın.)

***

-İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’ni 1999 yılında “korunması gerekli kültür varlığı” kabul eden ve tescilini yapan Kültür Bakanlığı nasıl olur da 2007 yılında aynı binanın tescilini kaldırıp yıkmak ister? AKM işlevsel ve ekonomik değere sahiptir, yıkılamaz.

- Devlet Tiyatroları yönetimi neden değiştirildi?

- Kurumla mahkemelik olan ve yargılanması bitmemiş bir davanın sanığı, bu kuruma neden Genel Sanat Yönetmeni atandı?

- İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Şehir Tiyatroları ile ilgili kararlarda neden tepeden uygulamalara gitti ve tiyatro yönetimini yok saydı?

- Kültür Bakanlığı’nın özel tiyatrolara yıllardır yaptığı yardım birdenbire neden kesildi?

- Özel tiyatroların “haksız rekabet” olarak nitelemesine karşın Şehir Tiyatroları biletleri neden 1 liraya, 50 kuruşa indirildi?

Hepsi de önemli ve cevaplanması gereken sorular. Zira Bakanlığın kendisi de biliyor ki “devlete ait” olanıyla, “özel”iyle Türk Tiyatrosu artık sallanmaktadır.

Özel tiyatroları ayakta tutmak isteyen bir avuç idealist sanat aşığı insan da bunu gırtlağa kadar borca batarak yapmaktadır.

Eh o zaman artık hangi nedenle varolduğu ve “Bakan”ının ne işle meşgul olduğu bilinmeyen Kültür Bakanlığı’nın da herhalde düşünme vakti gelmiş demektir.

Aslına bakarsanız insan merak ediyor, acaba Türkiye’den başka sanatçısıyla ve sanat kurumlarıyla kavgalı Kültür Bakanı, kadın örgütleriyle kavgalı Kadın Bakanı, en önemli kurumlarıyla kavgalı Başbakan’ı olan ülke var mıdır?

Sanatseverler bugün, saat 11.30’da AKM’de bekleniyor. Unutmayın!

***

Kimi tercih edersiniz?
Deniz Baykal da “zor” sorularımı cevapladı. Doğrusu her “özel TV röportajı” benimki kadar zor değildir. Hele bazılarına bakıyorum da nasıl kolay, nasıl kolay; insanı güldürüyor.

Düşünün, siz siyasetçi olsanız; genel başkan, bakan veya başbakan olsanız, her cümlenizden sonra size yağ çeken birinin karşısına oturmak ister misiniz?

İstemezsiniz, gerçekten kendine güvenen ve toplumun karşısında şeffaf ve dürüst olmaktan çekinmeyen biriyseniz sizin gibi şeffaf birinin sorularını cevaplamak daha doğru gelir.

Lâfı eveleyip gevelemeden, dosdoğru soran ve dosdoğru konuşan birini tercih edersiniz. Aynı zamanda sorularına da uzun ve dolambaçlı değil, toplumu aydınlatmak, aynı zamanda sizin de daha iyi anlaşılmanızı sağlamak için net ve açık cevaplar bekleyen birini...

Şimdi bu tarz bir sohbet için Başbakan Erdoğan’ı davet ediyorum. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk “Ruhat Mengi’yle Her Açıdan” tartıştılar.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu ve Başkan Yardımcısı Prof. Mehmet Görmez de daha önce hiç tartışılmamış konuları her açıdan tartışmaktan, tüm soruları cevaplamaktan kaçınmadılar. Türkiye’nin her köşesinden sayısız izleyici bu aydınlatıcı sohbetlere teşekkür ediyor.

Geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan’la TV sohbeti için gerekli başvuruyu yaptık.

Bakalım soruların hem Ruhat Mengi’den gelmesini, hem de “her açıdan” olmasını kabul edecek mi? Ne dersiniz? “Olmaz, olmaz” demeyin, “olmaz” diye bir şey olmaz!

(Not: Diğer partilerin genel başkanları merak etmesinler onlara da sorularım var. Bende nefes almadan soracak soru çok!)

DİĞER YENİ YAZILAR